Altın 6298.02 %-2.34
BIST 14421.15 %-0.5
Dolar 46.309 %0.01
Euro 53.3389 %-0.88
Sterlin 61.3644 %-1.12
Semiha Arasbora

Semiha Arasbora

Okullarda ziller sustu

Milli Eğitim Bakanlığı’nın aldığı yeni karara göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılında bazı okullarda artık zil çalmayacak. “Zilsiz okul” uygulaması adı verilen bu sistem, şimdilik yalnızca uygun görülen okullarda hayata geçirilecek. Uygulamanın temel amacı; öğrencilerde zaman yönetimi ve sorumluluk bilincini geliştirmek. Ders ve teneffüs saatlerini kendi planlamaları beklenen öğrencilerin, bu sayede daha disiplinli ve bilinçli bireyler olarak yetişmeleri hedefleniyor.
Açıkçası bu uygulamanın ne kadar faydalı olacağını kestiremiyorum ama şahsi fikrim, ben bu değişikliği hiç beğenmedim. Çünkü bugüne kadar eğitim öğretimde pek çok farklı uygulama denendi, fakat hiçbiri istenilen sonucu veremedi. Bunun en büyük sebebi ise bence disiplin eksikliği.
Çocukların başıboş yetişmesinde en büyük pay velilere ait. Çocuklarının üzerinden baskıyı kaldırmak adına her şeye “evet” diyen veliler, bugün kendi çocuklarına söz geçiremez hale geldi. Ne yazık ki artık birçok çocuk hem ailesini hem öğretmenini yönlendiriyor, her şey onların istediği gibi şekilleniyor. Bu gidişatın sonunun nereye varacağını kestirmek gerçekten zor.
Üstelik öğretmenlerin elini kolunu bağlayan bir başka durum da, disiplin konusunda uygulanan yasaklar. Ceza vermek yasak, kızmak yasak, hatta bağırmak bile yasak… Peki bu çocuklara nasıl disiplinli davranılacak? Çaresi aslında çok açık: Eski düzende olduğu gibi, öğrencinin öğretmeninden biraz çekinmesi gerekir. Saygı ve ölçülü korku olmadan disiplin de, sağlıklı eğitim de mümkün değildir.
Okullarda zillerin çalmaması bana göre ciddi bir eksiklik. Çünkü sadece bir ses değil, aynı zamanda hafızamızda yer eden güzel anılarımızdır o ziller. Zilin sesiyle teneffüse koştuğumuz, derse yetişmek için telaşlandığımız o anlar, öğrencilik ruhunun bir parçasıdır.
Benim samimi kanaatim şudur ki; eğitimde yapılacak her değişiklikten önce, disiplinin yeniden sağlanması ve veli-öğretmen-öğrenci üçgeninde sağlıklı bir denge kurulması gerekir. Aksi halde, en iyi niyetle yapılan uygulamalar bile sonuçsuz kalacaktır.
Ya sizce?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Semiha Arasbora Arşivi

Haberdar mısın?

21/05/2026 02:10

Verin Mehteri

28/04/2026 01:20

Gıdasız Kalan Ruhlar

20/04/2026 02:00

Eyleme Beni

02/04/2026 02:00

Ne Dersin?

29/03/2026 01:50