Ahmet Sargın
Parasız Kaldım (Bağ Bozumu)
Dün, beş parasız Kayseri’den getirdiğim mobilyalardan ve yaşadıklarımdan bahsetmiştim.
Yeniden doğmuş gibiydim. Sıfırdan başladım,. Bana destek veren, güvenenlere tekrar tekrar teşekkür ediyorum.
Hayatta neyin, ne olacacını bilmek çok zor. Bir anda her şeyinizi kaybedebiliyorsunuz.
Elinizde, avucuzunda ne varsa, tükeniyor.
Yıllar sonra anlattım. Herkes bilsin istedim. Hayatımdan bu şekilde kesitler anlatıyorum. Şimdi hangi arkadaş, hangi kardeş, dara düşmüş, her şeyini kaybetmiş, parasız pulsuz kalmış birisine destek veriyor. Elinden tutup sahip çıkıyor. Şimdi abiler, arkadaşlar var mı? Şimdi yoktur. Ummuyorum. Bu abilere teşekkür etmeyeyikde kime edeyim.
Allah bana iş verdi. Bolluk verdi. Bende bu abilerin, kardeşlerin borcunu ödedim. Ve yıllarca çalıştım.
Şu anda işi bıraktım. Ama yeniden başlasam inanın ki, aynı başladığım gibi başlarım.
Çünkü hiç bir arkadaşımı incitmedim. Bu vesileyle hepsine candan sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden öperim.
Saygılarımla.
Eski günlerden bir gün. Ağustos-Eylül aylarıydı. Kardeşim Refik’i köye gönderdik. tam bağ bozumu zamanı.
Köye gitmek için Un pazarındaki Allah Verdinim Hanı’na gittik. Oradaki köylülerden eşek aldık. O zamanlar araba yok. Tenekeleri yükledik. Köyden pekmez getireceğiz.
Annem köye erken gitmişti. Kardeşlerim anneme yardım ediyorlar. Köye vardık. Bağı bozuyorlar. Biz de köyden kağnı hazırladık. Bağın başına vardık. Hep beraber üzümü topladık. Buna bağ kırma diyorlar. Köye getirdik. Oluğun içine boşalttık. Genç çocuklar, üzümün suyunu çıkardı. Ama, ateş yakacağız gelgelelim saçkı yok, odun yok.
Kardeşim Refik çok çalışkan ve gayretli. Gitti bağdan erikleri budadı ve köye getirdi.
Bizim ortakçımız vardı arazileri eken. Onlara vardık. Saçkı aldık. kardeşlerim çekti getirdi. Ateşi yakıp pekmezi kaynattık.
Pekmezin Yozgat’a gelmesi lazım. Annem tenekelere koydu. Çanaklara çalmayı koydu. Bir sabah erken saatlerde yükledik. Kardeşimi komşu köylülere emanet ettik. Pekmezi evimize getirdik.
Eşeklerin geri gitmesi lazım. Allah Verdinin Hanına götürdük. Bizim köylülere teslim ettik.
Köydeki bağ bozumu ve pekmez yapımı böylece bitti.
Sevgilerim ve saygılarımla..
Birgün çok daraldım paraya. Ne yapalım diye düşünürken Tomarzalı Erhan Turan Yılmaz geldi.
Hüseyin gardaş niçin düşünüyorsun deyince. Bir yerden param gelecekti, gelmedi. Bende ne yapayım düşünüyorum dedim. köye varınca babasına anlatmış. Babası rahmetlik değerli bir insan köyün ileri geleni.
Ağa derlerya iyi bir ağa. Değerli bir insan. köy odasında duyar duymaz arkadaşlar benim traktörüm satlık, almak isteyer var mı diye sormuş. Traktörü orada satmış. Erhan oğul bu parayı al Hüseyin Koç’a götür, darlığını gidersin. Arkadaşın eli bolarınca bizim paramızı getirir, istersek traktör alırız demiş.
Erhan geldi darım diyordun babam traktörü sattı, parayı sana gönderdi dedi.
Yozgat benim oldu. Çok büyük jest yapmış.
Unutulacak gibi değil. Sonra İsmail amcama modeli sattığından yüksek, lastikleri yeni traktör aldım. Köye götürdüm. Ellerinden öptüm. Traktörü teslim ettim.
Allah rahmet eylesin...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.