Teknoloji ile tanışmamız çok uzun yıllara dayanmıyor. Seksenlere yaklaşırken bir çok köyde elektrik bulunmuyordu, renkli televizyon bir kaç evde ancak vardı, ama teknoloji son yirmi yılda o kadar ilerledi ki evinde plazma televizyonu, cebinde akıllı telefonları olmayan ne ev, ne vatandaş kaldı. Peki bizler bu hızlı teknolojiye hazır mıydık, mesela sanal dünyaya.
Facebook dünyada ki bütün insanları bizlerle buluşturdu, ilk zamanlar heyecanla arkadaşlarımızı aradık, yapılan yorumlara hemen cevap verme ihtiyacı duyduk, orada yazılanlar bazen bizim en doğrumuz oldu, sonra biraz uyanmaya başlayınca instagramla tanıştık.
Sanal dünya bizim bir anda gerçek dünyamız oluverdi, artık hayatımızı orada paylaşıp, tüm fikirlerimiz orada sergileyip yoruma açıyor, aynı zamanda yapılan yorumlara bazen sert cevaplar verebiliyorduk.
Şahsım adına facebook'da artık yoruma açık hiç bir paylaşım yapmamaya çalışıyorum, çünkü artık aklı yeten yetmeyen her vatandaş yorumlama ihtiyacı duyuyor. Eski Mısır uygarlıkları hakkında yazdığım bir yazının altına, kışın kestanede iyi olur yada arabaşı diye bir yorum gelebiliyor.
Okumayan araştırmayan bir toplum nasıl bir yorum yazabilir ki? Herkesin bir fikri olması güzel ama her konuyu bildiğini sanmak en büyük cehalettir. Bize bu sanal hayatlar daha büyük zararlar verecek, konuşma yapılacak fikir tartışılacak yerler sanal dünyalar değil, artık ulaşım çok kolay ve biz birçok değeri bu nedenle yitiriyoruz, facefood yaşıyor biranda tüketiyoruz.
Sanal dünyadan artık dönüşümüz yok, bize düşense, insanların kırılmadığı, hayvan haklarının korunduğu, dünya barışının, güzelliklerin, yardımlaşmanın bol olduğu paylaşımlar dilemek olacak. Sevgiyle kalın, hoşçakalın ama sanatsız asla kalmayın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.