Altın 6370.11 %0.42
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4332 %0.04
Euro 53.4304 %-0.38
Sterlin 61.4568 %-0.03

Sarıkamış ve Âkif'in Leyla'sı

Bu hafta tarihimize damga vuran iki önemli değerimizi yad ettik. Sarıkamış Şehitlerini ve İstiklal Şairimiz Mehmet Akif ERSOY’u andık. “Seni tarihe yazsam sığmansın” dizelerinin sahibini tarihe öyle bir vefasızlık ile yazdık ki utanmamak elde değil. Sürgüne gitme yılları, dönüşü, ölümü yaşadığı zorlu yaşam alnımızda hep bir kara leke olarak kalacak. Arkasından ne kadar dua etsek minnet etsek azdır. Ki, zerrece hakkını teslim etmiş olamayız.
Akif sadece bir Şair değil
Akif’in Leyla’sı milletiydi.
‘Herkesin bir Leylası vardır.
Kavuşmak istediği, özlem duyduğu, uğruna mücadele ettiği bir Leyla.’ Mehmet Akif’in Leylası ise tasavvur ettiğimizden çok başka bir şeydi.
Onun Leylası ‘millet’iydi.
Akif’in biyografisini okuduğumuzda ‘millet’ kavramının güçlü işaretlerini görürüz: ‘Milletin aydınlarla ilişkisi, milletin İslami anlamı, milletin cihaz içinden geçişi, milletin yaşadığı acılar ve sefaletler, millet olmanın şuur ve imanı.’ Akif’in hayatına, şiirlerine, vaazlarına ve makalelerine öylesine sinmiştir ki Akif, milletin varlığını resmeden canlı bir tablodur adeta.
‘Amacım Mehmet Akif biyografisiyle milleti anlatmaktı’ diyerek yola çıkan Prof. Dr. Ergün Yıldırım, Akif’in Leylası adlı eserinde Usta şair Mehmet Akif Ersoy üzerinden bir millet okuması yapıyor. Etkileşim Yayınları arasından çıkan kitapta yazar, sosyolojik olarak millet kavramını irdeliyor ve Akif’in ‘millet’ kavramı üzerine odaklanıyor. Yıldırım, aslında Akif’in millet kavramından yola çıkarak bugünün sosyologların, düşünürlerin millet, toplum, ulus anlayışlarına göndermeler yapıyor: ‘Milletin tahrifata uğradığı zamanlardan geçiyoruz.
Belki Âkif gibi bir değerimizin kendisine sahip çıkamadık ama bundan sonra fikir ve bıraktıklarına sahip çıkalım İnşAllah.
Mekanın Cennet olsun güzel insan…
Yıl 1914…Yer Sarıkamış…
Sarıkamış‘ta 60 bini donarak olmak üzere 78 bin şehit vermiştik.
1914 yılının 15-22 Aralık tarihleri arasında, Sarıkamış yakınındaki Allahu Ekber dağlarında, Kars’ı Ruslardan geri almak için harekata katılan 60 bin asker donarak öldü.
Başkumandan vekili Enver Paşa büyük bir güçle, Rusları hiç beklemedikleri bir yerden, Allahu Ekber dağlarından aşarak vurmayı ve Kars‘ı yeniden vatan topraklarına katmayı hedeflemişti.
Allahu Ekber dağlarının yer, yer 2-3 bin rakımlı geçitlerinde ısı sıfırın altında 30 dereceye kadar düşüyordu. Türk askerlerinin büyük bölümü ise çölden gelmişti ve üzerlerinde yazlık üniformalar vardı.
Sarıkamış’ta dondurucu soğuk altında askerlerimizin durumunu Kurmay Subay Şerif Bey “Sarıkamış” adlı kitabında şöyle anlatıyor:
“Yol kenarında karların içinde çömelmiş bir asker, bir yığın karı kollarıyla kucaklamış, titreyerek, feryat ederek dişleriyle kemiriyordu. Kaldırıp yola sevk etmek istedim. Beni hiç görmedi. zavallı çıldırmıştı. Bu suretle şu lanetli buzullar içinde biz belki on bin kişiden fazla insanı bir günde karların altına bıraktık ve geçtik”.
Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkan Vekili Dük Aleksandroviç Pietroviç Sarıkamış’ta gördüklerine anılarında şöyle yer vermiş:
“İlk sırada diz çökmüş 9 kahraman. Mavzerleriyle nişan almışlar, tetiğe asılmak üzereler ama asılamamışlar… İkinci sırada cephane taşıyanlar var, sandıkları bir avuçlamışlar ki, kainattan hırslarını almak istiyor gibiler. Öylesine kaskatı kesilmişler… Ve sağ başta Binbaşı Nihat. Dimdik ayakta, başı açık, saçları beyaza boyanmış, gözleri karşıda…Allahu Ekber dağlarındaki son Türk müfrezesini teslim alamadım. Bizden çok evvel, Allah’larına teslim olmuşlardı.”
Allahu Ekber dağları, 37 bin şehit verilerek aşıldı ve Sarıkamış kuşatıldı. Sarıkamış kuşatma harekatı aşırı soğuk ve açlık yüzünden, hedef ele geçirilemeden, 5 Ocak 1915’de sona erdi.
Osmanlı Ordusu bu dağlarda, 60 bini donma sonucu tam 78 bin şehit verdi. Rus birlikleri de bu savaşlarda 32 bin askerini kaybetti.
Kader, alın yazısı kabulümüz ama Enver paşanın inadı yüzünden bu sonucun otaya çıktığı da aşikÂrdır.
Tüm Şehitlerimizin mekanı cennet olsun. Minnettarız.

NE OLURSA OLSUN
VATAN SAĞOLSUN.

Bir Şiir ile Cennet Mekan Şehitlerimizi analım…

SARIKAMIŞ

Bin dokuz yüz on dört, on beş Aralık

Etraf beyaz ama işgal karanlık

Vatan yoksul, garip, bunaltan darlık

Şehadete şahit Allah-u Ekber

Vekil Enver Paşa komutasında

Soğuk cıvılardı sıfır altında

Askerimin yazlık gömlek sırtında

Şehadete şahit Allah-u Ekber

Gayemizdi Kars’ı ruslardan almak

Savaş varken, yoktu uykuya dalmak

Bize de nasipmiş Allaha varmak

Şehadete şahit Allah-u Ekber

Tüfeğimiz ağzı doluydu mermi

Bekledik gâvura hücuma emri

Alnımızın buzdan saçaktır teri

Şehadete şahit Allah-u Ekber

Otuzbini geçkin gömdük çakalı

Yiğit genciz lakin yollar tıkalı

Beyaza bulanmış saçı sakalı

Şehadete şahit Allah-u Ekber

Bembeyaz cennette var atmış bin can

Şehidiz damardan akmadı hiç kan

Vatana, bizlere, ayrı ayrı yan

Şehadete şahit Allah-u Ekber

Türk’te teslimiyet nerde görülmüş

Bizim Rabbimize gönlümüz düşmüş

Biz yaşarız sakın demeyin ölmüş

Şehadete şahit Allah-u Ekber

Semiha ARASBORA’dan alıntı…

Bu yazıda alıntı kullanılmıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Akif Reçber Arşivi

Nâr ve Yâr

08/06/2026 01:50

Deyyusluk Üzerine

04/06/2026 02:00

Edeptir

13/05/2026 01:50