Özgün Orhun Çakır
Sınıhcı Godek Şavgı
Şeyh uçmaz, müridi uçurur diye bir laf var. “Sınıhcı Şavgı’nın eli dağyinci anadan doğma gibi oluyon” diyi bi laf çıhmış, bu dedikodunun ulaştığı Yozgat’tan, Çorum’dan, Samsun’dan, Ardahan’dan, Adana’dan, Mekke’den, Medine’den, Şam’dan, Halep’den güren guren bi gağnı adam geliyodu. Millet derdine derman ararken acizleşip, uçan guşdan medet umar ya.. işde öyle bişey.
Babam Rıfat ÇAKIR’dan bir sınıhcı hikayesi dinledim. Aynen aktarıyorum.
“Sorgun’da Yalama Feriz diyi bi adamın oğlu, gaysi ağcının depesindeki guş yuvasını bozacağam derken zırhadan düşmüş golu dirsağne yahın yerden gırılmış. O yannı, bun yannı çare araken gonşuları Cingan Üsüyün’nen, Gancıh Bilal dimişki; “Ula yavrım, Alcı’da Godek Şavgı diyi bi sınıhcı var, dinime imanıma anadan doğmuş gibi gırığ-cıhığ onarıp, gapıyo guveriyo” dimişler. Adamda, horantasıda perişan. Bi motur dutmuşlar. Biz Gıllı Paşa’nın küllükte oynuyoh, Gubüşün Saadetin bohluhdada guleşiyoduh. Bi gağnı avrat, erkek Sınıhcı Şavgı’nın gapıya geldiler. Moturun vagınatı öteberiynen, hedayelerinen kahılı. İnen Şavgı’nın havlıya gucah gucah öteberi çekiyo. Culuh, portekel, pahlavu, sini, mintan, pantul, gıslavet ayakgabı bi sürü, baharken gözün düşüyo..
Golu gırılan oğlan, burnunun hiniğ ağzına gelmiş, gozünü üfeleyi üfeleyi ağlıyo. Koyün uşağ tüm başlarına birikdik bahıyoh. Yürağmiz acıdı emme, noreceğan.. Elinden bibişey gelmiyo..
Şavgı topluyu açıp gelenlere bağırdı.. “Yavaş indirin, gıpraşdırmayın” didi. Oğlanı döşşağyinen evinin sufasına indirdiler. Allah var ipdi elinin tersiyinen bi ateşine bahdı. “Eyi” didi. “Şurdan bana acik mal bohu getirin, iki garışı geçmiyen 4-5 dene godekleme tahta yontun, bi bürük veya peşgır verin, bi tavıh kesdirin yada bi kozlemelik et getirin, 4-5 gaşşıh bal bulun, didiğim muazemeyi tedarik edip gelin” didi. Adamlar koye endiler. Gapı gapı dolaşıp çoh geçmeden alayıcığnıda bulup geldiler.
Şavgı oğlanı bağıddırı bağıddırı golundan duttu, ipdi bi göz gararı düzledi. O yannı bu yannı çığıtdırarah bukdü, iki taraflıca bi çekti ve hart diyi bi ses geldi. “Hah.. Yerine oturdu aminim” didi. Oğlan cin pıtırah oldu, horantası tüm apırcına döndü ki nası... Ciyah ciyah ciyahlıyo. Emmisi, bibisi, nenesi her yanından dutuyo oğlanı zapdedemiyolar. Godek Şavgı “Dilini ıssırmasın, ağzına bi çapıt depin aminim” didi. Oğlanın ağzına çapıt dolalı bi tahta kahdılar, tahdayı ıssırıyo, siniliyo amma sesi çıhmıyo.
Sınıhcı Şavgı gendi avratlarına döndü.. “Ordan bi yağ eridin lan a. G. fışgıları” didi. 2 dene avradı vardı onnara goz açdırmaz bek sert davranırdı. Avratları hemen yağ eritdiler. O gızgın yağdan yarım gaşşıh oğlana ala gaynarlı içirdiler. Barnağyınan damağnı galdırıp ikidene şaplah çekdi. Oğlanın gırılan yerine bal sürdü. Üsdüne kozlemelik eti sardı. Gicişdirsin, avısını alsın diyi gıyısına-gıranına mal bohu sürdü. Godekleme tahdaları golunun dört bi yanına uzatdı, bürüğnen üsdünü doladı, tahdalarınan golu sabitledi. Golunu omuzuna asdı “El benden şifa Allahdan” diyip gapıp guverdi. Horantasına döndü “Haydi geçmiş ossun. İbdi Allah soğna bibişeyi galmaz aminim” didi. Adamlar Sınıhcı Şavgı’ya yarım saat duva edip getdiler.
Aradan 15-16 sene geçdi. O golu gırılan oğlanı 2 dene cıbaynan 4 dene şişek satıyodu Kohne’de mal bazarında gördük. Adına Çolah Şekir diyolardı. Sınıhcı Godek Şavgı “Golu yerine hartadan oturdu” diyodu amma oturmamış, ağri bişekilde dutmuş. Güç-fer gelmemiş kısmi felç olmuş.
O zamanlar oyandan, bu yandan Sınıhcı Godek Şavgı’ya gelenin haddi hududu yoğdu. Damdan düşdü, çetenden, saldan, siyeçden düşdü, gatır depdi, goç kahdı, tosun vurdu, atı parlatdı, eşşek çitme attı vs. diyi gıçı, hotu gırılan, omuzu çıhan, vs. vs. guren güren, zırba zırba hışırdım gibi adamlar geliyodu. Alayıcığnada aynı taktik ve formülleri uygular, sivritdiği tahdalarınan sarar gapar guverirdi. Gırıh yer gicişmiye başladınnıydı eyi olunuyor dinilirdi. Çap dutmuş, çup dutmuş, morarmış, gızarmış bekde möhüm değalidi. Hafif el-ayak bilek burkulmaları gibi ortopedik problemlere çıkık teşhisi koyar, çekme, sıvazlama, hartadan yerine oturtma gibi teşhisleriyle yımırta, gatıran, bal emdirilmiş bezler sarıp çoh ciddi dolaşım bozuhluhlarına sebep olurdu.
Böyle sınıhcılar yüzünden o zamanlar bölgemizdeki çoğu insanın lağabı Çolah Şekir, Çalıh Bekir, Gotü Gırıh Satılmış, Hotu Çıhıh Nazim, Gotüağri Kazim, Yandan Çarhlı Guddusü, Omuzu Düşük İrbaham, Feşli Apdılla, Gotlek Döndü, Yekdiri Nazili, Paytah Osman, Gotüçıhıh Fadili, Tekeripatlah Kezili, Ağrigotlü Guşşen, Diynek Satı, Gambır Paşa, Semerli Fatiş, Anadut Dudu, Dirgen Gullüş, Tıvgalı Tennure, Daylah Nazente, Dotdiri Hasan falan filan.. Hep Godek Şavgı gibi sınıhcıların eseriydi.
Godek Şavgı elinin dağdiği on gişiden beşini sahat goyodu. Diyom ya, bizim nesil savaşmasa bile harpden çıhmış gibi gazi bi nesil. Sahat galmadan yaşamamız gerçek bir mucize ”
Evet güzel insanlar.. Halk hekimliği asırlardır süre gelen toplumsal bir gelenek ama, günümüz şartlarında da bilim, tıp, bilgisayarlı elektronik cihazlar, yetkin fertler ve donatılı sağlık kurumları heryerde çoğalmasına rağmen hâlâ ortalık adamlarına tedaviye giden bir sürü vaka duyuyoh. Helede şu bir yerine cin girdiğini sanıp, cinekolog hocalara gidip cinsel tacize uğrayanlara ne demeli.
Allah hepimizide gazadan, beladan gorusun, akıl, fikir, sağlık, sıhhat versin. Kimseyi naçar bırahmasın ve Devletimizede heç bi zaman zeval vermesin..
Gendinize mıhatolun…
Özgün Orhun ÇAKIR
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.