Altın 6418.68 %1.19
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4307 %0.04
Euro 53.4604 %-0.32
Sterlin 61.5309 %0.09

Soğuk duvarlar...

Ne soğuktur mahkemenin yüzü, duvarları.
Havası, kokusu ağırdır kanı dondurur buz keser.
Ne hikâyeler ne davalar görüyorsunuz koridorlarda çevrenizde.
Eskiden bir bütünken iki taraf diye ayrılanlar. Karı-koca olmuşken davalı davacı diye ayrılanlar
Ne kadar acı. Bir masada oturmuş yemek yerken şimdi birbirinin yüzünü görmeye tahammül edemeyen insanlar topluluğu.
Düğünde el ele halay çekerken selam vermeden geçen taraflar. Bir aile kurup daha da büyük bir aile kurmanın hayalini yaşamak isterken darmadağın olan insanlar.
Aynı yatağı, hayatı, evi paylaşıp birbirine yabancı olan çiftler.
Geçen yıllarda 14 Şubat’ı aşkla kutlarken bugün birbirine nefretle yabancıymış gibi bakan gözler, soğuk yüzler. Birbirine saygı, sevgiyle bakarken yol arkadaşıyken yollarını ayırıp arkasına bakmayan kırık yürekler.
Salona girmeyi bekleyen yüzler tedirgin her iki tarafta bitse de gitsek derdinde. Medenî şekilde ayrıldık deyip dillere yerleşen kalıp sözcükler.
Çoğu çift medenî ayrılmıyor ülkemizde çünkü ya aldatılıyor dolandırılıyor şiddete uğruyor.
Sonra birbirinden ne koparırsa kâr, ‘el mi yaman bey mi yaman’ deyip en yaman hallerini gösteriyorlar. Güven, sevgi, aşk kelimeleri kalplerde yitip gitmiş. Kimse kimseye güvenmiyor, inanmıyor. Hanım, beyefendi diye birbirine hitap eden yeni bir aileyle tanışıp iç içe olan mutluluk pozları veren ebeveynler şimdi birbirine düşman. Anne-babalar çocuklarının mutsuzluğuna, geçimsizliğine şahit olduğu için kırgın ve yorgun.
Hiç kimse böyle hayal etmez evladıyla sınanmak istemez dillerinde hep şükür ve aynı nakarat canları sağ olsun. Büyük hasarlar bırakan acılar.
Hiç mutlu olamayıp hep de mutsuz olacağına inanan mutluluktan ümidini kesmiş kırık kalpler.
Herkes birbirinin yara bandı. Hâkim “Yemin ediyor musun” diye sorduğunda şerefi namusu üzerine yalan yemin eden insanlarla dolu mahkeme.
Çünkü herkes intikam peşinde çünkü herkes tazminat derdinde çocuğunun babası anası olarak bakmıyor. Canım cicim sevgilim derken bedduaya kadar giden cümleler.
Bambaşka kişilik içinden çıkıveriyor çiftlerin.
Artık çift değil tek olmayı tercih ediyorlar. Herkes yaralı. Herkes yorgun bitkin. O soğuk duvarlarda görüyorsunuz insanların gerçek yüzünü aslında hiç gerçek olmadıklarını sahte olduklarını koynunuzda masanızda bir yılan beslediginizi.
Niye bu hale geliyorlar ne oluyor da herkes sırtından göğsünden vuruyor birbirini. Hiç acımadan hem de. Sonsuza dek verdikleri söz mahkeme salonlarında son buluyor. Geçimsizliğin en şiddetli hali olarak kayıtlara düşüyor. Bundan en çok zarar gören çocuklar oluyor.
Bu onlarda travma halini alıyor. Bir filmde izlemiştim boşanmaya karar veren çift küçük çocuklarına biz yaşamlarımızı ayırmaya karar verdik senin artık iki evin var düşünsene iki odan ve bir sürü oyuncakların olacak biz seni çok seviyoruz diyor. Çocuk ayağa kalkıp ben iki oda bir sürü oyuncak istemiyorum ben sizi istiyorum diye ağlamaya başlıyor. Çocuk sevgi istiyor. İkiye bölünmek parçalanmak istemiyor. Diyorlar ya anne babalar boşanmaz karı-kocalar boşanır. Karı koca olmayı beceremiyorlar çünkü yük sorumluluk ağır geliyor belki de taşıyamıyorlar.
Kimse sıcak bakmıyor evliliğe, korkuyor hâlbuki evlilik terapistleri psikologlar bunun için varlar.
Bir terapist çözebileceğiniz düğümleri kesmeyin demişti.
O düğümler yolun başında kesilmişti çoktan.
Çiftler birbirinin kalemini kırmıştı.
Herkes haklıydı kendince hep karşı taraftaydı suç.
Herkes ağır bir bedel ödüyordu...
Ne diyordu Sezen?
“Masum değiliz hiçbirimiz”.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi

Canım Yozgat

03/03/2022 02:19

İlaçlar

23/02/2022 02:52

Canım Ertuğrul

05/02/2022 02:01