Altın 6370.11 %0.42
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4332 %0.04
Euro 53.4304 %-0.38
Sterlin 61.4568 %-0.03

Türkiye'de boşanamama terörü var!

Geçen hafta içerisinde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Süleyman Arslan şöyle bir açıklama yaptı:” Boşanma oranları Türkiye’de yüzde 20’leri aştı. Bu 130 bin ailede huzursuzluk anlamına gelir. Bu eşlerin, çocukların, annelerin, babalarını, akrabaları da kattığımız zaman ciddi huzursuzluk içinde olduğumuzu gösterir. Bu aslında bir terördür, çocuk hakkı ihlalidir.” Sayın Arslan açıklamasında özetle Türkiye’de ortalama her yıl 130 bin civarında çiftin boşandığını ve bunu aile’ye ve çocuğa zarar veren bir tür terör olarak niteliyor. Sayın Arslan’ın verdiği rakamlar doğrudur Türkiye’de ortalama her yıl 600 bin çift evlenirken bununla birlikte her yıl ortalama 130 bin çift boşanmaktadır. Elbette evliliğe adım atan her çift boşanmak için evlenmemektedir fakat evlilikte sorunlar varsa ve ilişki yürümüyorsa ve sorunlar çözülememişse doğru olan boşanmaktır. Dolayısıyla boşanma bir neden değil bir sonuçtur. Türkiye’de bırakın boşanma terörünü her yıl bu ülkede eşinden boşanmak istediği için yüzlerce kadın erkek şiddetine maruz kalmakta ve öldürülmektedir. Türkiye’de bir boşanma terörü değil kadınlara dönük erkekler tarafından ortaya konulan bir boşanamama terörü vardır. Geçen günlerde Mersin’de boşanmak istediği için eşi Cemile E.’nin başını keserek öldüren Mustafa E. Nevşehir’de uzman çavuş kocasının silahla başına ateş etmesi sonucu öldürülen Esra Köşker, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde boşanmak istediği için 2 yıllık kocası Hakan Fırat tarafından 21 yaşında tüfekle vurularak öldürülen Kübra Fırat, 12 yıllık eşinin şiddetinden bıkan ve boşanmak isteyen fakat otogarda eşi Hakan Ayyıldız tarafından defalarca bıçaklanarak öldürülen Tekirdağlı Şeyda Ayyıldız gibi ismi basına yansıyan veya yansımayan yüzlerce kadın eşleri tarafından sırf boşanmak istedikleri için bu sene içinde öldürüldüler. 2018 yılında ülkemizde kadınların içinde bulunduğu durum hiç iç açıcı değil. 2018 yılının ilk 10 ayında erkekler tarafından 329 kadın öldürüldü. 2018 yılının ilk 8 ayında en az 870 kadın şiddete uğradı, 342 kadın tecavüze uğradı. Boşanan kadınların yüzde 36.4’ü şiddet nedeniyle boşanıyor. Türkiye’de kadınların yüzde 44’ünün hiçbir sosyal güvencesi yok. Türkiye’de kadınlarımızın içinde bulunduğu genel manzara bu şekilde iken sorgulamamız gereken kadınların neden boşanmak istediği değil onları boşanmaya iten sebeplerin ne olduğu olmalı. Bunların başında hiç şüphesiz erkeklerin kadınlara dönük uyguladığı fiziki, psikolojik, ekonomik ve sosyal şiddet geliyor. Bugün ülkemizde binlerce kadın her gün erkek şiddetinin bin bir türüne maruz kalıyor bu kadınların halen çok büyük bir çoğunluğu ekonomik gücünün olmaması, çocuklarını bırakmak istememesi veya toplumsal baskılar sebebiyle boşanmayı aklının ucundan dahi geçiremiyor. Kadınların büyük kısmı polis koruması altında ya da mahkeme kararıyla uzaklaştırma kararı verilmiş iken dahi eşleri tarafından öldürülüyor. Devlet bu konuda boşanma aşamasında olan ve eşi tarafından tehdit edilen kadınları tüm yasal yaptırımlara rağmen koruyamıyor. 6284 sayılı Kadının korunmasına dair yasa somut bir biçimde uygulanmıyor. Şiddete uğramış olan kadınların çocukları ile barınabilmesi adına ülkemizde yeterli düzeyde sığınma evi bulunmuyor. Aile elbette bir toplumun temelidir ve önemlidir fakat ailenin kurucu unsuru olan kadınların aile kavramı altında yaşadıklarının görmezden gelinmesi ve kadının aile içinde şiddete ve türlü istismara maruz bırakılması hem o kadına ve anneye hem de o ailede bulunan çocuklara büyük bir zulümdür. Bu açıdan şiddetin var olduğu bir aile ortamında büyüyen bir çocuk için boşanma değil tam tersine o çocuğun o aile ortamına mahkum edilmesi çok büyük bir çocuk hakkı ihlalidir. Babası tarafından annesinin her gün şiddete maruz kaldığına şahit olan bir çocuğun yaşadığı travma son derece derin ve sarsıcıdır. Türkiye’de bir boşanma terörü yok boşanmak istediği için eşleri tarafından öldürülen ve sayıları yüzlere varan kadınlara dönük bir boşanamama terörü var. Boşanamama terörünü ortadan kaldırmanın yolu da başımızı deve kuşu gibi kuma gömmekten vazgeçip kadınların bu ülkede maruz bırakıldığı şiddet ortamını ortadan kaldırmaya dönük devletçe ve toplumca çaba sarf etmekten geçiyor. Kadınları hapishanelerine dönüşen sözde ailelerine mahkum etmekten vazgeçip kadınları erkeklerle her alanda eşit kılacak toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak politikaları ortaya koymadıkça bu ülkede kadına dönük boşanamama terörünü bitirebilmemiz mümkün gözükmüyor

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Tansel Arşivi