Altın 6418.68 %1.19
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4307 %0.04
Euro 53.4604 %-0.32
Sterlin 61.5309 %0.09
Perihan İlbaş Tutucu

Perihan İlbaş Tutucu

VEFA

“Vefa” kelimesinin sözlük anlamı; sevgide süreklilik, sadakat gösterme ve bağlılık demektir. Ayrıca, görülen iyilikleri unutmama, iyilikte bulunanlara misliyle veya daha fazlasıyla karşılık verme anlamlarına gelmektedir.

Ne güzel bir kelime değil mi? İnsanın içini ısıtan, insanı insan yapan erdemlerin belki de en önemli kriterlerlerinden biri bu anlamlı vasıf. Daha küçük yaşlardan itibaren insanda olması gereken en güzel huy belki de. Arkadaşın sana ihtiyacın olan bir kalem mi verdi, sen ona daha fazlasıyla karşılık veriyorsun. Karnın açken ekmeğini seninle mi paylaştı, sen de ona daha fazlasını paylaşarak karşılık veriyorsun. Gönül dünyanda yaşadığın mutluluk ve duyduğun huzur da, belki de sana verilen ödüllerin en kıymetlisi.

İyiliğe iyilik hayatımızın her kademesinde elimizden geldiğince yaptığımız vefa örneğidir. Fakat benim asıl bahsetmek istediğim sevgide süreklilik, sadakat ve bağlılık kısmı. Nedense, vefa dendiğinde bana hep, yaş ilerleyip de hayatın meşgalesinin üzerimizden yavaş yavaş uzaklaştığı, kabuğumuza çekilip kendimizle başbaşa kaldığımız; yani hayatımızın sonbaharında anlamını ve ehemmiyetini daha çok gösteren bir olguymuş gibi gelir. Belki de bunun nedeni, gençlikte hayatımızı dolu dolu yaşamamızdan, gece gündüz çalışmaktan dolayı eşle dostla vakit geçirmeye fazla fırsatımız olmamasındandır. Vefa kelimesinin hayatımızda olup ya da olmaması o kadar da önemli değildir o yaşlarda belki de. Bu düşüncemi geçenlerde sohbetinde bulunduğum bir amcamız anlattıklarıyla doğrular gibiydi sanki. İnsanların vefasızlığından bahsederken gözleri dolu dolu olmuştu:

“ Kızım” dedi. “ Artık eskisi gibi çabuk atamıyorum adımlarımı. Daha yavaş, daha dikkatli. Önceden karşıya bakarak yürürdüm kararlı ve emin, şimdilerde adım atacağım yere bakıyorum ürkek, tedirgin. Sayısız kıymetlilerimi bir bir alıp yok olan zaman, artık gücümü, dermanımı da aldı götürdü benden.

Hatırlıyorum da “Yorulmak” diye bir şey yoktu, ne zihnimde ne de bedenimde. Koşturup dururdum şu yalan dünyanın yalan işlerinde. Sadece kendi işlerimde mi, dost bildiğim çoğu vefasızlarınkinde de. Ne çok dostum var derdim bir zamanlar. Sırtımı dayayacağım, zor ve mutsuz anlarımı sevince erdirecek, beni hatırlayacak, unutmayacak dediğim. Hani “ölümüne” dersin ya, işte öyle bildiğim.

Zaman geçip de yaş ilerleyince insan anlıyormuş kim vefalı, kim vefasız ve daha çok arıyormuş dostlarını.” Derin bir nefes alıp devam etti amcam kafasını hafif hafif sallayarak:

“Hayatımı, gönlümü, yuvamı paylaştığım öbür yarım da göçüp gidince bu dünyadan, şu küçücük yuvamın sıcaklığı ne kadar sarsa da tüm benliğimi, üşütüyor bazen insanın kendi kendisiyle sohbeti. Soran sen, cevaplayan sen. Hatta çoğu zaman cevabını bildiğin soruları sırf muhabbet olsun diye yine kendine soran sen. Başka bir ses, başka bir nefes, başka bir cevap bekliyor insan. Hani bir zamanlar dost bildiğin o vefasızlardan. Kimi zaman günlerce penceremin kirli camlarından bakıyorum uzaklara. Belki diyorum bugün gelir bir vefalı. Akşam oluyor, gün geceye dönüyor ve o gün de umutlar sönüyor. Sonra ertesi gün ve ertesi gün yeniden. Bir zamanlar sesini duyamayınca duramadığım, hani hep vefalı bildiğim dostları, şimdilerde belki’lerle anıyorum. Dost neydi, vefa neydi, ya ben yanlış biliyorum, ya da anlamları değişmiş zaman içinde.

Tüm vefasızlara inat, şu yorgun bedenimi zora koşarak zaman zaman gidiyorum ben onlara. Gidemediğim zamanlarda ise, işte şu telefonum yardımıma koşuyor.” dedi titreyen elleriyle vitrinde duran kırmızı renkli çevirmeli telefonu göstererek.

İkimizin de gözleri bir kez daha dolu dolu olmuştu. Sobanın üzerindeki çayı göstererek, “ Hadi, bi çay daha içelim mi?” dedi, az önceki hüznünün dağılmasını ister gibi. Dinledikçe, istemeye istemeye haklı olduğumu ve vefa’nın belki de asıl bu yönünün insanoğlunda olması gerektiğini düşündüm sohbetimizin sonunda…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Perihan İlbaş Tutucu Arşivi

Mini Mini Bir’ler

08/09/2022 08:19

İyi ki varsınız!

07/03/2022 02:34

Birazcık Nefeslenelim

18/01/2022 02:14

Umut Kırıntıları

04/01/2022 02:26

Ben Bir Öğretmenim

22/11/2021 09:51