Veren el, alan el...?
Geleceğe ışık tut projesinden etkilenerek başlattığım “Yozgatlı Çocuklar Üşümesin” adlı sosyal sorumluluk projem tüm hızıyla heyecanıyla devam ediyor.
Herkes bulunduğu bölgede ilde ilçede böyle bir proje başlatsa hiç bir çocuk üşümez düşüncesindeyim.
6’ncı okulumuzu bitirip 200 ün üzerinde çocuğu mutlu etmenin gururunu yaşıyoruz. Sizlerin desteğiyle.
Şehir dışından gelen yardımlar eş dost akraba eşin dostun akrabanın dostu derken büyüdük büyüdük.
Ne mutlu bana ki siz olmasanız yapamazdım yolumuz uzun daha çok okulumuz var...
Canım ağabeyim Tarık Yılmaz da haber yaptı. Manşetlere taşıdı. Ona da söyledim böyle olunca reklam yapıyormuş kendimi gösteriyormuşum gibi hissediyorum dedim.
Yardım yapan dostlarımızın adını teşekkür mahiyetinde tek tek sosyal medyada paylaştım bunu yapmak çok mutlu etti beni.
Şehir dışından bir dostumuz video istedi. Çalıştığı firmaya gösterecekti videoyu.
Kırmadık.
Çocukların yüzünü göstermeden kısa 1 dakikalık video çektik.
Video resim kesinlikle paylaşmıyorum. Kare kare fotoların içinde ön saflarda olmuyorum. Bot ve kabanları müdür yardımcılarına teslim edip çıkıyorum.
Benim projemde böyle kısa ve öz.
Binlerce çocuğu ısıtmak sevindirmek mutlu etmek paha biçilmez bunu neden yapıyorum bilmiyorum ama dünyanın en masum varlıkları onlar geleceğimiz istikbalimiz.
Kendimi gösterip bir yerlere geleyim madalyalar takılsın alkışlanayım gibi egolarım hiç olmadı. Benim projemden sonra güzel projeler görmek çok güzel.
Hedefimiz, amacımız ana fikrimiz çocuk olunca daha da mutlu oluyorum.
Bazen bu tür sosyal sorumluluk projeleri belki bilerek ya da bilmeyerek amacından çıkabiliyor.
Herkesin elbette ayrı fikirleri ayrı bir projesi ayrı bir düşüncesi ayrı bir bakış açısı var.
Saygı duyarım destek olurum elimden geldiğince. Ayakta alkışlarım. Tasvip etmediğim, saygı duymadığım tek şey şu, yardım edilen kişilerin sosyal medya aracılığıyla paylaşılması. Kaşıkla verip sapıyla çıkarmak gibi oluyor bu durum. Mutlu edeyim derken o çocukların gururları kırılıyor sanki.
Ben yaptım duygularınızı ön plana çıkarmak için mi?.
Dinimiz bir elin verdiğini diğer el görmesin demiyor muydu?
Keşke çocukları ön plana çıkmasa bu tür sosyal sorumluluk projelerinde!
Hayrın en güzeli gizli olanıdır, biz bunu böyle öğrendik böyle uyguladık.
Ben projemi burada övüp kendimi yere göğe sildirmiyorum gibi algılanmasın.
Ben bunu böyle yapıyorum sizde böyle yapın demek haddim değil. Bu işlerin böyle olmadığını biliyorum böyle olmaması gerektiğinin farkındayım ama iş farklı bir boyuta gidince çocuk olunca odak noktamız, hassaslaşıyorum, sinirlerim bozuluyor.
Reklam boyutunuz beni hiç ilgilendirmez. İlgilendiğim tek şey bu tür sosyal sorumluluk projelirinin reklam malzemesi ediliyor olması.
Burası benim köşem elimdeki de saz değil kalem. Elime almışsam kalemimi babamdan geliyorsa kalemimin gücü yazar çizerim derdimi sıkıntımı düşüncemi.
Yapılan hiçbir iş özellikle de hayır işi hırsların önüne geçmemeli.
Birilerini mutlu etmek istiyorsak bunu inanarak yapmalıyız.
Yürekle, gönülle yapılmalı.
Birilerini mutlu etmenin tarifsiz gururunu mutluluğunu derinden yaşamalı insan.
Çıktığınız yola yüreğinizi koyun.
İçimizdekileri Allah bilsin yetmez mi? O her şeye yeter...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.