Her şeyden önce başlamakla bitirmek arasındaki orantıyı ülke olarak çok başarmış değiliz.
Dersin hocasını bulmadan enstrümanını alan bir millet olarak işe ne kadar hızlı başladığımızı tahmin etmişsinizdir.
Bir enstrüman hayaliniz varsa İlk olarak Konservatuar yada benzeri okullardan mezun bir eğitimciden kulak testi ve ritim algınızın bu iş için yeterli olup olamayacağının kontrolünü yaptırmanız gereklidir.
Bu aşamayı başarı ile geçerseniz enstrüman seçiminizi hocanızın fikirleri doğrultusunda seçebilirsiniz.
Bir enstrümanı sevmeniz diğerini sevemeyeceğiniz anlamına gelmez şuan öyle bir düşünceye sahipseniz enstrüman çalmaya başlayınca zaman içinde bu fikrinizin değişeceğine emin olabilirsiniz.
Esas önemli olan ilk kapıyı açmaktır.
Yaşımızın ilerlemesi ile birlikte kaslarımızın gelişimi tamamlanıyor kas hafızamız ve reflekslerimiz zayıflıyor araç kullanamaz durumda bir refleks kaybımız yoksa, yada günlük hayatta işlerinizi yaparken içten içe üzülüp artık miadı doldurduk diye kelimeler sarf etmiyorsanız enstrüman öğrenmek için vaktimiz var demektir. Özellikle üniversite çağındaki gençlerimizin estruman ögrenip yeni iş hayatında CV’lerine hobileri arasında bir enstrüman yazmaları onlara çok ayrı değer katacaktır.
Avrupa’da artık iş başvurularında sordukları ilk sorular arasında bir enstrüman çaldınız mı yada çalıyormuşsunuz oluyor.
Ülkemizde de ilerleyen zamanda bunları duymak bizi bir sanatçı ve eğitimci olarak mutlu edecektir. Unutmayın içinizde hala bir umut var ise hiç bir şey için geç kalmış sayılmazsınız.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.