Tarık Yılmaz
Yozgat siyaseti yeniden mi dizayn oluyor?
Son yapılan seçim Yozgat’ta 16 yıldır süre gelen siyasi alışkanlığı bir anda alt üst etti.
Sadece muhalefet partileri abadına değil siyasi iktidar adına da çok önemli bir değişim tezahür etti.
Aslında 24 Haziran’ın gelişi 1 yıl öncesinden belliydi.
Hatta AK Parti’nin Yozgat’ta il başkanı belirleme sürecinde dahi 24 Haziran bağıra çağıra ‘ben buradayım’ diyordu.
İl başkanı belirlenirken ortaya konulan kriterler, çok fazla aday olmasına rağmen bir türlü isimlerin üzerine oturmadı. Hal böyle olunca sancılı bir süreç yaşandı gelişi güzel insanlar ‘gel il başkanı ol’ denildi seceresine bakılmadan.
Siyasetin siyasetçi yetiştirmesi gerekirken siyasetçi öğüttüğünü işte o vakit gördük ama görmemezlikten geldik.
Siyaset ne vakit alışılagelmiş kişilerin elinden çıkar, kendini vazgeçilmez sanan zatı-ı muhteremlerin gölgesinden kurtulur o vakit üretmeye başlar.
Siyaset ne üretir diye bir soru soralım…
Siyaset önce siyasetçi gibi siyasetçi üretir.
Böylelikle siyasetin tekelleşmesi önlenir!
Siyasetçi gibi siyasetçiler de zamanla hizmet üretmeye başlar.
Siyasetin hizmet üretmesi; etkin siyaset mekanizması, bürokrasinin engelli dünyasını aşmış üretken bürokratlar, halkla gerçek manada iç içe olan bir devlet yapısını doğurur.
Ve siyaset kısmen de olsa kendi iç kısır döngüsünden kurtulmuş olur.
Yozgat’ta maalesef siyaset mekanizması ciddi manada kısırlaştı.
Kısırlaşan siyaset kendi içinde yaşadığı darboğazı ister istemez vatandaşa yani seçmene de hissettirince yaşanan güven bunalımı siyasetçi de körlüğe neden oldu.
Ve sonuç 26 Haziran!
26 Haziran’da ortaya çıkan sonucun elbette ki bir muhasebesi olacak.
Özellikle iktidar partisi olarak AK Parti’nin en üst kademesinden en altına kadar bir hesap sorma mekanizması işleyecek.
Fakat kamuoyunda yansıyanlar iç muhasebenin fırsatçılar muhasebesine dönüştüğünü görüyoruz.
Bir algı operasyonu yaşanıyor şu sıra AK Parti’de.
Bu algı operasyonu giderek gerçeklerden uzaklaşmak yerine ‘adam yeme’ hareketine dönüşüyor.
24 Haziran’da ortaya çıkan başarısızlık üzerinden hesabını görmek istediği isimler üzerinden algı oluşturmaya bunu da parti genel merkezinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifiymiş gibi göstermeye çalışanlar var.
AK Parti’de kısa bir süre önce il başkanlığı koltuğuna oturan Celal Köse ismi üzerinden oluşturulan yıpratma politikalarını hayretle izliyor, takip ediyorum.
Elbette ki sorumluluk noktasında payı vardır fakat siyasi hesap sorma noktasında tek başına Celal Köse ismi üzerinden de bir algı oluşturuluyor.
Aynı şekilde ilçelerde…
İlçe belediye başkanlarında da aynı durum söz konusu.
Başarısız belediye başkanları başarılı gibi gösterilmeye, bunu yaparken de siyasetin sessiz ama müspet isimleri itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.
Birileri sanki kendi siyasi düzenini kurma telaşında.
Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan adına görünüp kendi hesabına planlar yapılmakta.
İnce hesaplar derin algılar…
Siyasete bir haller oluyor demedi demeyin.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.