Mübarek Süleyman efendi soylu
Beş kardeşin beşi nurdu maşallah
Şeyh Abdullah Arif Hafize oğlu
Hem muallim hem de mürşit maşallah
Öksüz kaldi sanki koptu kıyamet
Amca dayı elde büyür şeyh Ahmet
Hak ilim yolunda buldu selamet
Hem muallim hem de mürşit maşallah
İlk resmi görevi köyde öğretmen
Hem Dergah hem okul daim gözetmen
Bozok’tan selâmlar yüce eğitmen
Hem muallim hem de mürşit maşallah
Aşk gönülden gelip olunca molla
Azıksız koyuldu mübârek yola
İçi yangın yaya göz dola dola
Hem muallim hem de mürşit maşallah
Horasan çerkeşli hocaya yandı
Abdülmecit dosttu, duayla andı
Muammer devirdi yüz yıla bandı
Hem muallim hem de mürşit maşallah
Tasavvuf ehliydi, ummandı bilgi
Devlet adamları duyardı ilgi
Gönül ufkunda O farklı bir çizgi
Hem muallim hem de mürşit maşallah
Günlük beyaz giydi, beyazı sevdi
Gösterişten uzak terakki devdi
Zikirle şişen dil, Rahmân’ı övdü
Hem muallim hem de mürşit maşallah
Telaş sevmez sakin yapısı vardı
Hoş görülü insan, müşküle yardı
Büyük, küçük, kötü demeyip sardı
Hem muallim hem de mürşit maşallah
Aldığı nefes hak yolda savuştu
Üç kez hacı oldu, Hâkka kavuştu
Çileler tacizler irşat için savaştı
Hem muallim hem de mürşit maşallah
Şeyh Ahmet efendi Yozgat’ta yatar
Manevi şahsiyet kalp başka atar
Aras kız yolundan gitmesse batar
Hem muallim hem de mürşit maşallah
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.