Yozgatlı Çocuklar Üşümesin
Gecen yıl Yozgat’ı Çocuklar üşümesin sloganıyla cıktık yola. 500 den fazla çocuğu giydirmenin mutluluğunu gururunu yaşadık. Baharın gelmesiyle projemize ara verdik. Bu yıl kaldığımız yerden devam ediyoruz. Alacalıoğlu İlköğretim Okulundan başlıyoruz. Gidemediğimiz okulları Allah nasip ederse bu yıl tamamlayacağız. Sosyal medya da gördüğüm geleceğe ışık tut projesinden esinlendim. Bütün köy okullarında ki ihtiyaç sahibi çocukları giydiriyorlardı. Bizde Yozgat’ta yapalım dedik ve başladık. Herkes kapısının önünü süpürse nasıl yaşanılası bir dünya olur. Herkes memleketi için bir şey yapsa. Taşın altına koysa elini. Hedefimiz hep çocuklar olsa canlılar olsa. Çocuklar hep mutlu olsa hiç üşümese. Hani diyoruz ya kışı sevmiyoruz çünkü ayakkabısı delik çocuk görünce canımız acıyor diye.
Bizde görmemek için cıktık yola. Okul Müdürlerinden ihtiyaç sahibi çocukların listesini istedik kaç kişi yazalım Suriyeli de olur mu gibi sorular aldık. Okulunuzda ne kadar ihtiyaç sahibi çocuk varsa hepsini yazın dedik. Sayı sınırlaması yapıp, diğer çocuklara da kusura bakma sana alamadık diyecek ne gücümüz ne cesaretimiz ne de vicdanimiz var. Ya da Suriyeliyse yazmayın demedik hepsinin çocuk masum savunmasız olduğunun bilincindeyiz. İnsan ırk mezhep din ayrımı yapmadık. Hele ki konu çocuklarsa. Ayakkabı numaralarını ve bedenlerini yazıp gönderdi okul müdürleri bot ve monttu gayemiz. Bizde sosyal medya da paylaştık arkadaş eş dostta kendi sayfasında paylaştı. Giderek büyüdük kocaman olduk. Arkadaşlarımın arkadaşları, dostlarımın dostu hiç tanımadığım insanlardan bir sürü yardım geldi. Ankara, İstanbul, İzmir, Gaziantep, Çanakkale, Bursa derken ülkenin dört bir yanından yardımlar yağdı.
Bir gün evime Antep’ten bir kargo geldi. Tanımadığım bir isimden gelmişti. İçini açtım çocuk botu ve üstünde şöyle yazıyordu. Değişim fişi içinde güle güle kullansın. O kadar duygulandım ki Gaziantep’ten hiç tanımadığım bir diş hekimi göndermiş. Tüylerim diken diken, gözlerim dolu dolu oldu. Çok yakın dostumun arkadaşı okulun birinin bot ve mont ihtiyaçlarını karşıladı. Resim ve video istedi. Haklıydı tabi yardımının yerine ulaşıp ulaşmamasından şüphe duyuyordu belki de. Hele bu devirde. Bende çocukların yüzünü çekmeden sadece bedenlerinin fotosunu çektim. Video ve fotoğraflar yerine ulaşınca kaldırdım. Hiçbir şekilde çocukların resmini görüntülerini koymuyorum utandırmıyorum onları. Gururlarını kırmıyorum. Okul müdürlerine bırakıp çıkıyorum beni görsünler istemiyorum boy boy fotoğraflarımı koymuyorum onlarla. Ben yaptım ben bunu giydirdim gibi benlik duygum hiç olmadı. Ben hiçbir şey yapmıyorum. Ben aracıyım. Sadece sizler yaptınız, sizler giydirdiniz, siz olmasanız bu kadarını yapamazdım ne kadar teşekkür etsem az size. Bu yılda yine aynı şekilde başlayacağız yardımlarınız nereye gittiğine dair şüphe duyarsanız bizimle gelip okul müdürlerine bırakabilirsiniz. Bu yıl daha büyüyeceğimize ihtiyaç sahibi çocuk bırakmayacağımıza gönülden inanıyorum. Bu gönül işi biz gönlümüzü koyduk. Sizde elinizi koyabilirsiniz. Geleceğimiz onlar. Bizim mutlu çocuk, mutlu aile, mutlu dünya, mutlu birey demek. Bunu yaparken takdir alkış beklemiyorum. Allah rızası için yapıyoruz. Birilerinin gözüne girmek değil bir yerlere gelmek de değil. Zaten bunu çocukların üzerinden asla yapmayız, yaptırmayız. Birlikten kuvvet doğacağına inanıyorum. Keşke hiçbir çocuk üşümese aç kalmasa. Biz kendi kapımızı süpürelim. Yozgatlı Çocukları üşütmeyelim. Önce gönüllerini sonra bedenlerini ısıtalım..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.