Ocak hatıralarım konusuna devam ediyoruz.
6 Mart 1992 “Yozgat Gazetesi”ne Ocak Başkanı olarak verdiğim beyanat. Bu beyanat ertesi günü Yozgat’ta bulunan mahalli gazetelerde yayınlanmıştır.
Beyanat
Konu: Ocak faaliyetleri
Hazırlayan: Kenan Eroğlu
Yer: Yozgat’ta bulunan mahalli Gazeteler
Tarih: 6 Mart 1992
“Basınımızın Değerli Temsilcilerine…”
“Malumlarınız olduğu üzere;
3 Haziran 1989 tarihinde açılış yapan Yozgat Türk ocağı kurulduğu günden bu yana yoğun bir kültürel faaliyetlere sahne olmuştur.
Ülkemizin içinde bulunduğu bütün olumsuz şartlara rağmen Türk Ocağı, şehrimizde büyük bit boşluğu doldurmuş ve ilimiz aydın çevrelerinde yankılar uyandıran sohbet toplantıları ve konferanslar yapmıştır.
Kayda değer hiçbir kültürel faaliyetin yapılmadığı ilimizde, Türk Ocağı milli ve manevi değerlere bağlı olarak Türk Milliyetçiliği doğrultusunda hizmet etmiş, ülkemizin artık kangren haline gelmiş pek çok meselesine parmak basmıştır.
Konferans ve sohbetlerine, Türkiye’nin ilim ve fikir dünyasının önde gelen isimlerini davet etmiştir.
Birkaç örnek vermek gerekirse;
Sayın, Ali Haydar Diriöz, Prof. Dr. Meserret Diriöz, Prof. Dr. Orhan Aslan, Yard. Doç. Fahri Taş, Sadi Somuncuoğlu, Prof. Dr. Orhan Kavuncu, Prof. Dr. İskender Öksüz, Yılmaz Saka, Prof. Dr. Ercüment Kuran, Yılma Durak, Ayvaz Gökdemir, Doç. Dr. Kemal Göde, Hamdi Mert, Prof. Dr. Celal Tarakçı, Ergun Göze, Dr. Agah Oktay Güner, Tamer Yiğit, Prof. Dr. Reşat Genç, Prof. Dr. Şaban Karataş, Ahmet Taşdiken, Doç. Dr. Taip Duman, Yavuz Bülent Bakiler, Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, Nuri Gürgür, Prof. Dr. Faruk Andaç, Cemil Çiçek, Şevket Bülent Yahnici, Ahmet Okutan, Metin Gürdere, Prof. Dr. Tuncer Gülensoy, Ali Akbaş, Prof. Dr. Ahmet Uğur toplantılarımıza konuşmacı olarak katılmışlardır.
Milli bir kültür müessesesi ve bir okul olma özelliği taşıyan Türk Ocağı, faaliyetlerini; Türk Milletine feragat ve fedakârlıkla hizmet etmeyi şeref kabul eden bir anlayış ve vekarla yürütmektedir
Türk Ocağı; İstanbul’da 1912 yılında kurulduğu yıllardaki menfi şartların aşağı yukarı aynen devam ettiğine inanmaktadır.
Türk Ocağı; Memleketimizde, hiçbir açık-gizli hesaba bağlı olmaksızın, temel milli meselelerimizi takip eden, ve bu konularda fikirler geliştiren, milli hassasiyetleri canlı tutmağa uğraşan ve hiçbir karşılık beklemeden, milletimiz için iyi ve güzel neticeler elde etmeyi gaye edinen, gönüllü kişi ve kuruluşlara ihtiyaç olduğuna inanmaktadır.
Çağımızın ve günümüzün getirdiği problemlerle, idealist hususiyetini her gün biraz daha kaybeden toplumumuza ve onun geleceği olan gençlerimize hiçbir şahsi menfaat endişesi olmaksızın yüce Türk Milletine hizmet etmenin manevi hazzını tattıracak örnek şahsiyetler bulunmalıdır.
Bunu temin etmezsek toplumumuzun bu çöküşünün önüne geçemeyiz.
Ocağımız;
Faaliyetlerini, milli birlik ve beraberliğimizin devamına ve pekiştirilmesine, Milli kültürümüzün bütün unsurları ile tanıtılıp benimsetilmesinin önemine inanmış olarak düzenlemektedir.
Ocağımız;
Temel değerimiz olan Türk Milliyetçiliğinden asla taviz vermeden, Türklüğü ve İslamiyet, bir bütün olarak değerlendirmektedir.
Bütün bu görüş ve düşünceler ışığında;
Yozgat’ımızın kültüründe ve folklorunda önemli bir yeri olan Yozgat Sürmelisi’ni esas alarak “Sürmeli Gecesi” adı altında bir gece düzenlemiş bulunmaktadır.
Yozgat’ımız yapısı itibariyle milli ve manevi değerlerine sahip çıkan muhafazakâr bir ilimizdir.
Kültür zenginliklerimizin ve unutulmaya yüz tutmuş folklor kaynaklarımızın gün ışığına çıkarılması, yaşatılması ve gelecek kuşaklarımıza aktarılması milli bir görevdir.
Cumhuriyetten önce Yozgat’ta kurulan panayırlar, at yarışları, cirit oyunları ve Hıdrellez (Erice) şenlikleriyle geleneklerini yaşatmada büyük kararlılık göstermiştir.
Tarihi bir gerçektir ki Kırım savaşına Çapanoğlu katılmadığı için Kırım kaybedilmiştir.
2. Mahmut zamanında Nizam-ı Cedit askeri teşkilatı kurulduğunda ilk olarak 5.000 adet asker Bozok Sancağı’ndan gönderilmiş ve Padişah otağı önünde tarih kitaplarına geçen geçit resmi yapmışlardır.
Yine Çanakkale’de Yozgat’tan giden erlerin kahramanlıkları, Atatürk’ün Meydan Yerindeki anıtında yazılı olan veciz ifadeleri ile makes bulmuştur.
Yozgat Sürmelisi’de Yozgat folklorunda önemli bir yer işgal etmektedir. Yozgat’lı olup ta Yozgat Sürmelisi’ni dinlerken duygulanmayan Yozgat’lı var mıdır?
Milli ve Mahalliyi bir araya getirerek uzun bir aradan sonra 29 Şubat 1992 Cumartesi günü 2 matine halinde yapmayı düşündüğümüz “Sürmeli Gecesi”ni daha sonraki yıllarda daha kapsamlı bir şekilde gelenekleştirerek Hıdrellez (Erice) günlerini de içine alacak şekilde 3 Mayıs’ta yapmayı, “Sürmeli Haftası” şeklinde kutlamayı düşünmekteyiz.
Geleneklerimizi yaşatmak ve onları bizden sonraki nesillere aktarmak milli bir görevdir. Türk Ocağı olarak bu idrak içinde Yozgat Folklorunda önemli bir yer tutan milli ve manevi değerlerimizi yaşatabilir ve bizden sonraki nesillere aktarabilirsek görevimizi yapmış sayacağız.
Bu duygu ve düşüncelerle basınımızın değerli temsilcilerinin ilgi ve alakalarını bekliyor, yardım ve desteklerinizi bizden esirgememenizi rica ediyor saygılar sunuyorum.”
Kenan Eroğlu Yozgat Türk Ocağı Başkanı