181. yılını kutlayacağız Türk Polis Teşkilatı’nın... Gecesini gündüzüne katan polislerimiz... Gecesi gündüzü, izni olmayan polislerimiz... Biz Yozgat olarak emniyet müdürlerimiz konusunda çok şanslıyız. Bir önceki dönem İl Emniyet Müdürümüz Sayın Recep Tecimer mükemmel bir müdürdü. Gittiğinde çok üzülmüştüm, yeri hep ayrı olacak... “Necmettin Müdür’ü de çok seversin” demişti bana.
İl Emniyet Müdürümüz Sayın Necmettin Koç’la henüz tanışmadım ama hem teşkilat hem halk çok seviyor. O kadar belli ki iyi bir insan olduğu, görevini layıkıyla yaptığı... Bazı insanları tanımadan seversin, hissedersin, o enerjiyi alırsın ya; İl Emniyet Müdürümüz Sayın Necmettin Koç da öyle... Teşkilat seviyorsa doğru insandır, halk seviyorsa doğru insandır. Önemli olan teşkilatın sevmesi... Eşiyle ilgili de çok güzel şeyler duyuyorum. Çok naif, çok içten olduğunu söylüyorlar.
Geçen günlerde trafikte “dur” ihtarına uymayan bir şahıs hem trafiği tehlikeye soktu hem polislere zor anlar yaşattı ve bir polisi yaraladı. Kim polisi zorluyorsa, görevine engel oluyorsa, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” gibi sözlerle aşağılıyorsa, yakasına yapışıyorsa, el kaldırıyorsa karşısındayız.
Bayramda, seyranda ailesine hasret, memleketine hasret polisler... Maçlarda, eylemlerde, devlet büyükleri geldiğinde yorduğumuz, saatlerce ayakta bekleyen, soğukta, yağmurda, kışta demeden görev yapan polisler... Asla maddi olarak haklarını tam anlamıyla alamayan polislerimiz...
Eskiden polislerin daha katı, daha öfkeli olduğunu söyler büyüklerimiz. “Polisten korkardık” derler. O dönemleri bilmem ama şimdi çok değişti her şey. Görevlerini layıkıyla yerine getiriyorlar. Kibarlar, saygılılar... Bizim için en güvenli, en korunaklı yer... Onları görünce rahatlıyor, kendimizi güvende hissediyoruz.
Mutlaka içlerinde kötüsü de var. Hangi kurumda yok ki? İyi polis, kötü polis diyoruz ya; iyisi de, kötüsü de, çürüğü de, mobbing uygulayanı da var. Ben bir grup polise zeybek dansı dersi vermiştim; o kadar kibarlar, pırıl pırıldılar ki... Geçenlerde Çocuk Şube’den arayıp apartman kameramıza bakmak istediler. Mahallede bir çocuğun bisikleti çalınmış, tespit etmek için geldiler. “Çocuk çok ağlıyor, üzülüyor” dediler. Akşam vakti geldiler... Kim uğraşır bu kadar, kim ilgilenir bu kadar... Sağ olsunlar, var olsunlar...
Teşkilat tazelendikçe, yenilendikçe; bilgili, donanımlı, görevini layıkıyla yapan genç polisler geldikçe emniyet daha da güzel oluyor. Görevini aşkla yapan, adaletli, hakkaniyetli, vatanını milletini seven, şiddeti değil uzlaşmayı seçen, “polisim” diye her hakkı kendinde görmeyen, empati yapan bütün polislerimizin günü kutlu olsun. Var olsunlar...
Taciz olayını yaşadığımda çok ilgilendiler, yanımda oldular. Bunu her yerde söylediğimde kimisi, “Sen gazetecisin ya, ondan ilgilendiler”, “Sen köşe yazarısın, ondan ilgilendiler” dediler. Hiç alakası yok. Diyelim ki öyle... Peki, bisikleti çalınan çocukla neden bu kadar ilgilendiler? Niye akşam gelip kameralara baktılar? Bunun torpille, adam kayırmakla alakası yok... İşini sevmekle, insan olmakla alakası var. Çocuk ağlıyor diye ellerinden geleni yaptılar...
Hepimize iyileri denk gelsin... Ebediyete intikal eden polislerimize rahmet, gazilerimize şifa diliyorum. Ebedî olsun, sonsuz olsun gücü, kudreti hep olsun Polis Teşkilatımızın...