Bir milletin hafızası, sadece kitap sayfalarında değil, ruhuna işleyen ritimlerde saklıdır. Uzun bir fetret devri gibi, bu aziz millet yıllarca ninnilerle uyutulmuş; “kişiye özel” yazılan ısmarlama marşlarla adeta uyuşturulmuş gibi. Ancak ruhun asıl gıdası, klasik notalarda değil, atalarımızın at koşturduğu bozkırların yankısındadır. Ne zaman ki o devasa köslerin sesi duyuldu, bize cenk meydanlarını hatırlattı; işte o an Türk milleti tekrar özünü buldu. Çünkü Mehter, sadece bir askeri bando değildir; o, bir milletin var oluş çığlığıdır.
​kişiye özgü marşların aksine Mehter, belirli zümreleri veya kişileri yüceltmek için değil, doğrudan doğruya “Türk Milleti” diyerek bu büyük camiaya hitap ederek başlar. Bu hitap, bir ayrıştırma değil, devasa bir kucaklaşmadır. Mehterle beraber, Türk milleti kendi tarihinin tozlu raflarından sıyrılıp, “Ben kimim?” sorusuna en gür cevabı vermiştir. Bizler, o kös vuruşlarıyla Çanakkale’yi, Viyana kapılarını ve Malazgirt’i yeniden hatırlarız. Bizi uyuşturan klasik marşların aksine Mehter; hücum marşlarıyla bizi ayağa kaldıran, damarlarımızdaki asil kanı harekete geçiren yegane unsurdur. Bugün mehterin sesini duyduğumuzda yüreğimizin farklı çarpması bir tesadüf değildir. Bu, mayamızdaki o sağlam harcın, sahte ezgileri reddedip kendi aslına rücu etmesidir.

VERİN MEHTERİ
​Koca asır ninniler ruhu sarıp uyuttu,
Sahte alkış, boş marşlar aslı bize unuttu.

​Kişiye özel sözler birer iğreti bağdı,
Ruhumuzun üstüne ölü toprağı yağdı.

​Ne zaman ki kös vurdu titredi arz ve sema,
Ceddinden bir ses geldi derman oldu o gama.

​“Türk Milleti” diyerek başladı o gür hitap,
Bu hitapla kapandı zillet denilen kitap.

​Hücum marşı çalınca kan şahlanır damarda,
Korku tutunamaz hiç o mübarek diyarda.

​Dosta bir güven verir düşmana bin bir korku,
Mehterle hayat bulur Türk’ün kadim mefkûru.

​Viyana’dan fırlayan birer nâra gibiydik,
Malazgirt’te parlayan keskin, çelik gibiydik.

​Alparslan’dan Fatih’e yankılanır bu nida,
Kılıçlar kınından aç her vuruş bir elveda.

​Sıyrıldı tenimizden o ödünç, iğreti kürk,
Kösün her darbesiyle silkelendi yüce Türk.

​Aras, kopsun fırtına yırtılsın yeis defteri,
Uyansın asil ruhlar haydi, verin mehteri!