Türk kültürünün en sarsılmaz yeminlerinden biri olan "Gök girsin, kızıl çıksın" sözü bir savaşçının namusunu, vatan sevgisini ve sadakatini kendi kılıcının keskinliğiyle mühürlemesidir. Eski Türkçede "gök" kelimesi, su verilmiş çeliğin mavi parıltısını temsil ederek ve doğrudan kılıç anlamında kullanılırmış. Bu yemin, "Eğer sözümden dönersem, kılıcım vücuduma girsin ve kanıma bulanarak kızıl çıksın" manasına gelirmiş. Kişinin, ihaneti durumunda bizzat kendi silahı tarafından cezalandırılmayı pekişinen kabul etmesiymiş.

​Bu kadim ifade, tarih boyunca en kritik anlarda, hakanların tahta çıkış törenlerinde, orduların sefere gidişinde ve boylar arası yapılan kutsal ittifaklarda kullanılmış. Türk alp disiplininde kılıç, sadece bir saldırı aracı değil; göğün adaleti ve törenin koruyucusudur. Dolayısıyla bu yeminle kişi, hem topluma hem de Tanrı’ya karşı sarsılmaz bir bağlılığını beyan ediyor. Şamanistik köklerden gelse de İslami dönemde de "gazaza" ve "şehadet" bilinciyle birleşerek varlığını sürdürmüş.

​Günümüzde "Gök girsin, kızıl çıksın" demek; dürüstlüğün ölümden daha kıymetli olduğunu, verilen sözün bir insanın hayatından daha ağır bastığını haykırmaktır. Nevruz gibi diriliş günlerinde bu yemini anmak, köklerimize olan bağlılığımızı ve hürriyet uğruna neleri göze alabildiğimizi simgeleyen bir iradenin beyanıdır.

TURAN'DAN TÜRKİYE'YE 🇹🇷

​Tarihin bağrında varız tertemiz

Büyük Hun mülkünde bıraktık bir iz

Batı Hun elinde parlayan feriz

Ötüken yolundan sesleniriz biz

​Avrupa Hun ile aştık dağları

Ak Hunlar bekledi uçsuz bağları

Göktürk’le bağladık kopmaz ağları

Bozkır bağrında uslanırız biz

​Avarlar kuşatıp surları deldi

Hazar’ın barışı bir bayram yeldi

Uygur’da medeniyet öne geldi

Cihanın mülkünde hisleniriz biz

​Karahan nizamı İslam’la doldu

Gazne’nin kılıcı , zaferler buldu

Selçuklu mührüyle bize yurt oldu

Şan şerefle özden besleniriz biz

​Harzemşah bekledi sınır ucunu

Altınordu tuttu Türk'ün gücünü

Timur’un heybeti aldı öcünü

Kında kalmaz kılıç paslanırız biz

Babür’den yadigâr en büyük mimar

Osmanlı dünyayı eyledi imar

Üç kıta hükmünde o asil damar

Al ile beyazla süsleniriz biz

​Türkiye’m parlıyor ay ile yıldız

Bu vatan bizimdir bahar ile güz

Şair Aras der ki hakikattir söz

Sadece Mevla’ya yaslanırız biz