Türk kültürünün en sarsılmaz yeminlerinden biri olan "Gök girsin, kızıl çıksın" sözü bir savaşçının namusunu, vatan sevgisini ve sadakatini kendi kılıcının keskinliğiyle mühürlemesidir. Eski Türkçede "gök" kelimesi, su verilmiş çeliğin mavi parıltısını temsil ederek ve doğrudan kılıç anlamında kullanılırmış. Bu yemin, "Eğer sözümden dönersem, kılıcım vücuduma girsin ve kanıma bulanarak kızıl çıksın" manasına gelirmiş. Kişinin, ihaneti durumunda bizzat kendi silahı tarafından cezalandırılmayı pekişinen kabul etmesiymiş.
Bu kadim ifade, tarih boyunca en kritik anlarda, hakanların tahta çıkış törenlerinde, orduların sefere gidişinde ve boylar arası yapılan kutsal ittifaklarda kullanılmış. Türk alp disiplininde kılıç, sadece bir saldırı aracı değil; göğün adaleti ve törenin koruyucusudur. Dolayısıyla bu yeminle kişi, hem topluma hem de Tanrı’ya karşı sarsılmaz bir bağlılığını beyan ediyor. Şamanistik köklerden gelse de İslami dönemde de "gazaza" ve "şehadet" bilinciyle birleşerek varlığını sürdürmüş.
Günümüzde "Gök girsin, kızıl çıksın" demek; dürüstlüğün ölümden daha kıymetli olduğunu, verilen sözün bir insanın hayatından daha ağır bastığını haykırmaktır. Nevruz gibi diriliş günlerinde bu yemini anmak, köklerimize olan bağlılığımızı ve hürriyet uğruna neleri göze alabildiğimizi simgeleyen bir iradenin beyanıdır.
TURAN'DAN TÜRKİYE'YE 
Tarihin bağrında varız tertemiz
Büyük Hun mülkünde bıraktık bir iz
Batı Hun elinde parlayan feriz
Ötüken yolundan sesleniriz biz
Avrupa Hun ile aştık dağları
Ak Hunlar bekledi uçsuz bağları
Göktürk’le bağladık kopmaz ağları
Bozkır bağrında uslanırız biz
Avarlar kuşatıp surları deldi
Hazar’ın barışı bir bayram yeldi
Uygur’da medeniyet öne geldi
Cihanın mülkünde hisleniriz biz
Karahan nizamı İslam’la doldu
Gazne’nin kılıcı , zaferler buldu
Selçuklu mührüyle bize yurt oldu
Şan şerefle özden besleniriz biz
Harzemşah bekledi sınır ucunu
Altınordu tuttu Türk'ün gücünü
Timur’un heybeti aldı öcünü
Kında kalmaz kılıç paslanırız biz
Babür’den yadigâr en büyük mimar
Osmanlı dünyayı eyledi imar
Üç kıta hükmünde o asil damar
Al ile beyazla süsleniriz biz
Türkiye’m parlıyor ay ile yıldız
Bu vatan bizimdir bahar ile güz
Şair Aras der ki hakikattir söz
Sadece Mevla’ya yaslanırız biz