Artık gerçeklerle yüzleşme zamanı:
Bilgiye ulaşmak artık bir güç değil.
Herkesin cebinde.
Ama bilgi üretmek hâlâ güç.
Çünkü üretmek;
Düşünmeyi, yalnız kalmayı, hata yapmayı ve vazgeçmemeyi gerektirir.
---
Eğer bir toplum sadece öğreniyorsa…
Ama üretmiyorsa…
O toplum tüketicidir.
Ve tüketen toplumlar, her zaman bağımlı kalır.
---
Bu yüzden bilim insanını yeniden tanımlamak zorundayız:
Bilim insanı;
Unvan taşıyan değil,
Soru sorandır.
Ezber yapan değil,
Şüphe edendir.
Bilgi toplayan değil,
Yeni bilgi üretendir.
---
Çünkü insanlığı ileri taşıyanlar;
Uslu olanlar değil,
Rahatsız olanlardır.
Taklit edenler değil,
Bozanlardır.
Uyum sağlayanlar değil,
Yön değiştirenlerdir.
---
Gerçek bilim insanı;
Henüz sorulmamış soruları soran,
Henüz görülmemiş ihtimalleri fark eden,
Ve en önemlisi…
Henüz açılmamış kapıları zorlayandır.
O kapıyı açan kişi bazen bir profesör olur.
Bazen bir mühendis.
Bazen bir öğretmen.
Bazen bir girişimci.
Ama bazen de sadece şunu yapar:
Düşünmekten vazgeçmez.
Ve unutmayın:
Dünyayı değiştirenler…
Ezberleyenler değil.
İtiraz edenlerdir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.