Köyde yaşamakta olan öğretmen Mustafa Topaloğlu’nun haberi :“Oğulcuk köyümüzün Pırçalıktepesi'nde bulunan koruluğu kıyıma uğradı. Koruluğun içinden geçen elektrik enerji hattına güvenlik koridoru açmak için hat boyunca 10 metre genişliğindeki alanda bulunan 33 çam fidanı ve ağacı kesildi. ÇEDAŞ'ın kimseye haber vermeden böyle bir çalışmayı başlatması üzerine Muhtar Kemal Yalçın izin belgesi olmadan ağaç kesimi yapanları durdurdu. İlçe Jandarmadan gelen ekip tutanak tuttu. Muhtarımız Kemal Yalçın "Kimseden izin almadan, bize haber vermeden böyle bir işe girişmişler. Bir tek fidanı kestirmeyiz. Enerji hattını koruluğun dışına taşısınlar. Biz koruluğumuza dokundurmayız. Bu fidanları bu duruma getirmek kolay değil." dedi.

Çayıralan Orman İşletmesinden gelen yetkililer olay yerinde incelemelerde bulundu.

Köylülerimiz ağaç katliamına büyük tepki gösterdiler.”

Yahya Aksoy’ a ,BYEGM Anadolu Basını makale-yorum dalında 2007 yılı özendirme ödülü (Sorgun Postası-Bozkırda Ağaç Bayramı) ve yerel medya 2014 Özendirme Ödülü( Göçmen Kuşlar)", verildi.

Elimiz, gönlümüz ve gücümüz yettiğince doğduğumuz toprağa görevimizi yapmak arzusu ile önemli, kalıcı ve anlamlı hizmetler vermenin mutluğu içinde yaşamakta iken bir anda ödül alan çam ormanındaki çamların katledilmesi bizlere,bütün köyümüz halkı ile birlikte büyük acılar yaşattı. Yapılan kanunsuzluk affedilemez.

30 yıl önce Ankara’da görev yapmakta iken ilk defa dile getirdiğim “Oğulcuk koruluğuna çam dikilerek ormanlaştırılması ve bozkıra hayat verilmesi” düşüncemi zamanın Orman Bakanlığı Ağaçlandırma Genel Müdür yardımcısı hemşerimiz Necati Uyar’a iletmem üzerine , zamanın muhtarı Ferhat ‘la yapılan görüşme sonucunda, ilgili ekipler yerinde incelemelerde bulundular.İlk adım atıldı ve kısa sürede yüzlerce çam fidanı için ilgililer ve köy halkı koruluğa fidan dikme yerleri açtılar ve fidanlar toprakla buluştular.Büyüdüler, büyüdüler ve büyüdüler olgunlaştılar.

Bir de yukarıdaki mesajla duyduk ki çok sayıda yetişmiş güzelim çam ağacı, Orman içinden geçen elektrik direkleri yoluna rastgelen çamlar, ÇEDAŞ-Çevre Elktrik Dağıtım Şirketi elemanları tarafından kimseye bilgi vermeden, ansız elektrikli kesicilerle tabandan kesilerek katledilmişler.

Tam bir duyarsızlık, yürekler sızlatan, insanları ağlatan, isyan ettiren ve olmaz böyle şey dedirten bir dururm. Çok sayıda makama ve yetkiliye bilgi verildi. Sorumsuz görevliler hak ettiği cezaları almalı, C.Savcığı gereğini yapmalı ve tetkililer enerji hattını hemen ormanlık alandan dışarıya almalılar. Bu kadar kolay bir yol varken bozkıra hayat veren, can ve kan veren, insanlara unut ve güven aşılayan, toprağa anlam ve önem kazandıran çamların kesilmesi kabul edilemez.

Fatih sultan Mehmet’in ağaç kesenler için fermanı akla geliyor. Yasalardan görev bekliyoruz.

Oğulcuk köyü bilgesi Hacı Yusuf amca, yıllar önce gençlere şöyle seslenirdi: " Dizinizin dermanı, gözünüzün feri topraktan gelir, bağınıza, bahçenize, tarlanıza gözünüz gibi bakın, ağaç dikin toprağa bereket gelsin, gölgesinde oturun.Toprak insanlığın ve her şeyin döşeğidir."

Ey hemşeri! insana ve her şeye hayat kaynağı olan,bozokta ve bozkırda en büyük bayram,ağaç ve hasat bayramıdır.Güzel yurdumuzun toprağını, taşını ağaçlar ve ormanlarla donat, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin, yurdumuz şenlensin ve erezyonu önle, seni seven toprağın sesini dinle. Gelecek nesillere, en büyük değer olarak korunmuş, işlenmiş, bereketlenmiş bir toprak armağan et. Uygur Türkleri “ Yer doymayınca er doymaz” demekte.