Kenan Eroğlu
'% 11' Büyüsek mi? Büyümesek mi?!?!?-3
Problem şu ki bahse konu olan büyüme, halka yansımıyor. TUIK nam kurumun bu rakamlarını çok uçuk buluyorum. Tamamen siyasallaşmış bir kurumun algı operasyonu olarak görüyorum. Bir tespitte daha bulunmak istiyorum. Olaylara hükümet gözlüğü ile bakanlar bu rakamları hiç sorgulamadan kabul ediyor. Azıcık sorgulayanlar, ama fakat lakin diyerek söze başlayanlar sanki büyümeyi istemeyen hainler olarak görülüyor Yorumlardan bu intibaı edindim. Herkese safi hayırlı olsun.Odgurmuş: Bu büyüme reel olarak kimsenin cebine yansımaz.
Monşer-Usta: Milli gelirde ki artış nüfusun artmasından %11,1 olmuşsa bir büyümeden söz edebiliriz. Ama ÖTV ve KDV deki oranları düşürüp tüketimi teşvik ederek büyüme sağlanmıştır. Biz ülkemizi de milletimizi de seviyoruz. Ama bizim aklımızla dalga geçenleri sevmiyoruz
Odgurmuş: kardeşim, hiç kimse kimsenin aklıyla alay ettiği filan yok. Bizim ülkemiz 11.1 büyüme sağlamış. Rakamlar bu. Bu rakamlarda şişirme ve abartma olmaz. Öyle olursa dünya bizi tefe koyar. Bizimle alay eder. Ortada bir gerçek var ve biz bu gerçeği siyasi mülahazalardan dolayı görmezden geliyoruz.
Türkiye’nin tabii olarak gelişen bu seyrinde büyümesi bu gün itibariyle 11.1 e gelmiş. Buna sevinmek lazım. Ülkemiz dünya devletleri arasında Çin’in bile önüne geçmiş. Bunun ne kötülüğü var ki olay başka taraflara çekiliyor. Büyüme deyince bir yerde altın bulundu da yarın herkese dağıtılacak diye bir şey elbette yok. Bir insanın bir iş yeri olabilir ve bu iş yerinde elde edilen kazançla bir takım yatırımlarla üretimi artırabilir, yeni makineler alabilir, yeni elemanlar istihdam edebilirsiniz. Ekonomistler bu duruma büyüme diyor. Burada cebine giren nakit bir para yok ki. Varsa bile yeni yatırımlara gider.
Ülkem olan Türkiye cumhuriyeti ekonomisi 11.1 büyümüş. Veriler bu. Tevil etmenin bir manası Yok bence.
Tekrar ediyorum. Büyüme insanların cebine yansımaz. Büyüme ile elde edilen gelir hem devletin de eline geçmez. Hem de yatırımlara ve harcamalara gider. Bu yatırımlarda sadece devlet yatırımları olmaz. Özel sektörün yaptığı yatırımlar burada önemli bir yer tutar.
Bu büyüme hizmet ve yatırıma dayalı bir büyüme. Dış yatırımlarda bu büyüme kaleminin içerisinde. Durun hemen kapitülasyon demeyin. Yenidünyanın ekonomik modelinde artık dünyada mal ve ürün değil, sermaye ve marka dolaşımı inovasyon var.
Monşer-Usta: ürettiğiniz mal miktarı artmış mı? Diğer yandan bu yıl ürettiğiniz ürünlerin satış fiyatı da artmış mı? Bu nedenle reel durumu bilmemiz ve ona göre övünmemiz ya da düşünmemiz gerekiyor...
At gözlüğünü çıkardım bakıyorum ülkeme herkes mutlu ve refah içinde yaşıyor.
Odgurmuş: Yanlış yerden bakıyoruz. Büyüme bekleyen hiçbir sorunu çözmez. Büyüme ülke itibarını yükseltir. Turizmi teşvik eder. Derecelendirme kuruluşlarını revize yapmaya zorlar. Vs. Vs. Hiç kimsenin de cebine kuruş girmez.
Monşer-Usta: İşsizliği düşürmeyen, Enflasyonu azaltmayan, Cari açığı düşürülmeyen, Faizi aşağı çekmeyen bir büyümeden kimin ne faydası olur ki.
Şunu da dikkate alırsanız daha sağlıklı bir değerlendirme yapmış olursunuz bu %11 sadece 3. çeyrek bunu yıllık olarak değerlendirirseniz ortalama 6-7civarında çıkar ki oda %12 enflasyonun olduğu bir ülkede fazla etkileyici olmaz.
Odgurmuş: Yani özetleyecek olursak, büyümeyi sıhhatli bir büyüme olarak kabul etmiyorsunuz. Büyümenin içine, hiçbir ekonomik kriterlerde olmaması gereken unsurları da katarak, “şu niye olmadı bu neden gelmedi, benim cebime ne girdi” gibi sözlerle durumu özetliyorsunuz.
Prof. Dr. Erdoğan Alkin büyümenin anlamı ve konusunu nasıl açıklıyor: “” Her ülkede nüfus, işgücü, kaynaklar, sermaye teçhizatı vs. yıldan yıla değişik oranlarda büyümektedir. Üretimi artırmak için yatırım harcamaları yapıldıkça, istihdam seviyesi yükselmekte, sermaye stoku genişlemekte,……….. sonuç olarak milli hasıla çoğalmaktadır……… Büyüme hızı ise, mille gelirdeki artış oranından ibarettir. Örneğin bir ülkenin milli geliri 1969 yılında 100 milyar lira iken, 1970 yılında 107 milyar liraya çıkmışsa büyüme hızı %7 dir. Aynı ülkede yıllık nüfus artış hızı %3 ise, 1969-70 arasında fert başına bili gelir %4 artmış demektir.(1)””
Bu açıklamadan sonra yukarıda söylenen sözlerin pek çoğu boşa çıkmış oldu.
Anlaşılan o ki aslında mesele ülkenin büyümesi meselesi değildir ki. Mesele karşıtlık meselesidir. Büyüme eksi çıksaydı o zamanda “biz demedik mi, işler zaten berbat, yiye yiye bitiremediler vs.” denilirdi.
* * *
(Prof. Dr. Erdoğan Alkin. “İktisat”
Filiz Kitabevi. İstanbul. S:387-388
* * *
(1)- “Monşer-Usta”: “Batı özentisi içinde olan”, “cehaletinden rahatsız olmayan”, biraz sağcı, biraz solcu, biraz ülkücü, biraz liberal, biraz Kemalist, biraz laik ve her halükarda halkını geri-sürü gören hayali bir şahsiyet
(2)- “Odgurmuş”: Kadim kitabımız Kutatgu Bilig’de “Kanaat-Akıbet” manasına gelen şahsiyet.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.