Altın 6376.41 %0.52
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4369 %0.04
Euro 53.4261 %-0.39
Sterlin 61.4615 %-0.02

Af çare değil

Suçlunun cezalandırılması ve ıslahı meselesi insanlığın doğuşundan beri var olan bir mesele. Suçluların tarih boyunca farklı kültür ve toplumlarda çok farklı bir biçimde cezalandırıldıklarına şahit oluyoruz. İnsanlık 19. Yüzyıla geldiğinde ise bu sefer suçluların cezalarını çekmeleri ve ıslah olmaları adına modern hapishanelerin doğuşuna şahit oluyoruz. Ülkemizde de ilk modern hapishanelerin 19.yüzyılın sonu ve 20.yüzyılın başlarında kurulduğunu ifade etmeliyiz. Bugün ülkemizde mevcut bulunan hapishanelerimizde hükümlü ve tutuklu olmak üzere 200 binin üzerinde kişi bulunuyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yapılan tutuklama ve mahkumiyetler sonrasında hapishanelerimizde bulunan kişi sayısının hızla artması hali hazırda barınma kapasitesinin çok üstünde bulunan hapishanelerimizin bir çoğunda barınma problemini ortaya çıkardı. Mahkum ve tutuklu sayısının son 10 yılda bu denli artması sonucunda Adalet Bakanlığı yeni ve modern hapishanelerin yapımını gündeme aldı ve bugün ülkemizin dört bir tarafında onlarca yeni hapishane inşası sürmekte. Af meselesini gündeme getirenler hapishanelerin bugünkü durumu üzerinden hareket ederek bir çok hapishanenin kapasitesinin çok üstünde mahkum ve tutuklu barındırdığını bunun gelecekte hapishaneler açısından büyük sorunlar doğurabileceğini dile getiriyorlar. Bugün hapishanelerimizde kapasitesinin çok üstünde mahkum ve tutuklu bulunduğu gerçeği herkesin malumu fakat geniş kapsamlı bir hapishane reformu düşünmeksizin yeni bir Af çağrısında bulunmak sorunu çözmek yerine çok daha büyük toplumsal , siyasal ve ekonomik sorunlara sebep olacaktır. Genel veya kısmi af ilan etmek sorunları hiçbir zaman çözemediği gibi maliyeti son derece yüksek toplumsal bedellere sebep olmuştur. En son kamuoyunda Rahşan Affı olarak bilinen 22 Aralık 2000’de yürürlüğe giren 4616 sayılı “Şartla Salıverme ve Erteleme Yasası” ile birlikte 23 binin üzerinde tutuklu ve hükümlü tahliye oldu. Daha sonra Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karar cezaevinden tahliye olanların sayısı 45 bini buldu. Şartla Salıverme Yasası’nın çıktığı dönemde eski Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürü Mustafa Törenyücel’in yaptığı araştırmaya göre, afla çıkan her 5 kişiden biri 2 yıl içinde suç işleyerek cezaevine tekrar girdi. Bu suçların büyük çoğunluğu ise hırsızlık, ırza geçme,gasp, taciz ve uyuşturucu suçları oluşturuyordu.Geçmişinde bir çok defa af çıkarmış bir ülke olarak afların hiçbir şeyi çözmediğini aksine çok daha ağır toplumsal travmaların yaşanmasına sebep olduğunu görmemiz gerekiyor. MHP tarafından gündeme getirilen yeni af yasası eğer kabul edilir ise 173 çeşit suç Af kapsamına girebilecek. Bu suçlar şunlar: Taksirle ölüme sebebiyet verme, zimmet, irtikap, trafik suçları, çevreyi kirletme, vatandaşa zehirli, içinde at, domuz eti v.s bulunan gıdaları satma, kumar, müstehcenlik, intihara yönlendirme, adam kaçırma, düşünce ve kanaat özgürlüğünün kullanılmasını engelleme, iftira, suç uydurma, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, kasten yaralama, insan üzerinde deney, organ veya doku ticareti, ayrımcılık, kişilerin huzur ve sukünunu bozma, hırsızlık, gasp, mala zarar verme, ibadethane ve mezarlara zarar verme, hakkı olmayan yere tecavüz, dolandırıcılık, radyasyon yayma.” Bunların dışında çıkacak olan bu afla birlikte 50 binden fazla uyuşturucu suçundan tutuklu ve hükümlü kişinin dışarı çıkacağını söylemeliyiz. Bu konuda uyuşturucu ile mücadele eden derneklerin başında gelen Temiz Toplum Derneği Genel Başkanı Bilal Ay şunları söylüyor:” 50 bin torbacının salıverilmesi demek nerdeyse sokaklarda çocuklarımızın yürüyememesi demek. 80 milyonun çocukları için tehlikenin kat be kat büyümesi demek.” Geçen günlerde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yaptığı açıklamada 2018 yılı içerisinde 13 binden fazla uyuşturucu satıcısının tutuklandığını belirtti. Yaşadığımız il Yozgat’da ise bu yıl içerisinde Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ın açıklamasına göre sadece uyuşturucu suçundan 114 kişi yakalandı. Bunların 35 tanesi ise tutuklandı. Gördüğünüz üzere eğer yeni bir af çıkarsa son yıllarda hapishanelere gönderilen on binlerce uyuşturucu satıcısı dışarı çıkmış olacak. Ve bir çoğu bıraktıkları yerden aynı işi yapmaya devam edecek. Önümüzdeki dönemde yeni bir af yasası bu koşullarda çıkar ise toplumun çok büyük bir kesiminin tepkisini çekecek ve toplum vicdanını derinden yaralayacaktır. Vatandaşların toplumsal adalet duygusun son derece yıprandığı ülkemizde yeni bir af yasasının çıkması vatandaşların bir çoğu açısından devlete ve kanunlara olan güveni sıfıra indirecektir. Suçu yapanın yanına kar kaldığı bir ülkede adalet mülkün(devlet) temeli olamaz. Türkiye hapishane meselesini ve suçluların rehabilitasyonu meselesini iki de bir çıkardığı aflarla sağlayamaz. Devamlı suretle af çıkaran bir devlet bırakın hukuk devleti olmayı kanun devleti dahi olamaz. Unutmayalım ki bir devleti güçlü kılan o devletin vatandaşlarının o devletin kanunlarına duyduğu güvendir. Vatandaşını koruyamayan suçluyu cezalandırmayan ve affeden bir devleti ve hükümeti toplum vicdanı asla affetmez.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Tansel Arşivi