Murat Anar
Alanıma dokunma Psikolojik Danışmanlık Ve Rehberlik
Ülkemiz de eğitim her zaman tartışılan bir yer olmuş ve her dönem yenilikler yapılmış. Hep çağdaş eğitim sistemleri örnek alınmış! Bu yazımda uzmanlık gerektiren meslek olan Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında MEB tarafından çıkarılan yönetmeliğe değinmek istiyorum.
Ülkemizde bu alanın önemi 1950 yıllarda farkına varılıyor ve yaygınlaşmaya bu alanda uzman yetiştirmeye önem verilmeye başlanıyor. 1950 yıllarda önemi anlaşılan ve zamanla okullarımızda yaygınlaştırılmaya çalışılan bu güne kadar diğer kurumlarca hep değeri korunurken MEB de anlam verilemeyen bir zamanda danışmanlık ve rehberlik hizmeti bir yönetmelikle lisans adı Rehberlik ve Psikolojik Danışma olan alan rehberlik ünvanı adı altında kısıtlanmaya çalışılıyor uluslar arası etik kurulu tarafınca belirlenen etik kurallarından uzaklaşan bir alan olma yönünde giden bir durum ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Daha geçen ay meslek yasası yayınlanmış ve okullarda çalışan Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlara Okul Psikolojik Danışman ünvanı verilmişken çıkan yönetmelik bu alana ve geleceğimizi emanet ettiğimiz TÜRK gençliğine karşı büyük bir haksızlığı ortaya çıkarmaktadır.
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık hizmetleri normal hayatta da okullarda da o kadar tartışıldı ki… Yıllarca alan dışı atamalar ile alanında eğitim almamış kişilere teslim edildi. Düşünün ki veterinerlik fakültesi mezununun doktorluk yaptığını, düşünün ki ziraat fakültesi mezununun inşaat mühendisliği yaptığını, düşünün ki sınıf öğretmenliği bitirmiş birinin İngilizce öğretmeni olduğunu… Binlerce aile binlerce bu alandan mezun uzman kişiler mağdur edildi.. ve şua an bu alanda binlerce atama bekleyen lisans eğitimi almış fakat işsiz Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölüm mezunları var…
İletişim kapısı, sevgi kapısı, kimseye anlatamadığın içine dert olan şeyleri döktüğün oda, empatinin anlam bulduğu yer…Neden öğrencilerimize bu çok görülüyor.
Gelişmiş ülkelere bakıldığında bu hizmetin bir standardı var ülkemizde de yavaş yavaş meslek yasaları ile korunmaya çalışılırken… Pat bir yönetmelik çıkıyor Psikolojik Danışma ilkelerine uymayan NÖBET geliyor , lisans eğitiminde Psikoloji derslerinin hem teorik hem de uygulama derslerini almış uzman kişiye sen danışman değilsin deniyor ELEMAN sın deniyor. Öğrenciyi yargılayan, öğrenciye uyarılarda bulunan bir mekanizmaya oturtulması okullarda öğrencinin kimseye anlatamadığı derdini anlatan kapıya kilit vurmak gibi bir şey…
Okul-öğretmen-veli-öğrenci döngüsünün merkezinde bulunan Rehberlik ve Psikolojik Danışma servisleri işlevsiz hale getirmek öğrenciyi anlayamayan bir kitle ortaya çıkarmaktır.
Ülkemizde meslek yasasının çıktığı, bu alana yön vermiş sivil toplum kuruluşlarının beraber hareket ettiği ve siyaseten destek bulduğu ruh sağlığı yasasının hazırlandığı bir dönemde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık etik kurallarına uymayan maddeler içeren bir yönetmeliğe anlam verilememiştir.
Gelişmiş ülkeler Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerine bu kadar önem verirken meslek yasası ile devletimizin okul psikolojik danışman unvanını yayınlamışken MEB tarafından çıkarılan bu yönetmeliğe uzmanalar tarafından bir anlam verilememiştir.
Ben birde bir anımı paylaşmak istiyorum; askerliğimi sağlık asteğmeni olarak yaptım. O zamanın alay komutanının emri;
Hocam sivil gezeceksin üniforma yok!....
Hocam nöbet tutamazsın! Asker sana gelip derdini anlatamaz!...
Hocam sen bizim askerle aramızda köprüsün! Aileleri ile ilgili bilgileri anlık öğrenmelisin sıkıntılı durumlarda bildirmelisin!...
Hocam odanın kapısı her zaman açık olmalı!
Ve ALO MEHMETÇİK hattı…Askerliğini yapanlar bilir dert hattıdır diğer adı…
Mesleğimizin önemi belki de bu cümlelerde…
ALANIMA DOKUNMA!...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.