Ahmet Sargın
Çanakkale Türk Milletin Şahlanış Destanıdır!
Çanakkale Savaşı denizde ve karada iki ayrı etapta devam etmiştir. Britanya İmparatorluğu öncülüğündeki itilaf devletleri donanması, deniz yoluyla Çanakkale Boğazı'nı kolaylıkla ele geçirebileceğini hesap etmişlerdir. Bu yolla Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'a ulaşabilmeyi düşündüler.
İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü elde tutarak, müttefikleri Rusya'ya güvenli erzak tedariki ve asker takviyesi yapabilmeyi umuyorlardı.
“Çanakkale Savaşları, askeri tarih açısından baktığınızda, Britanya İmparatorluğu Donanma Bakanı Winston Churchill'in fikriydi. Churchill Çanakkale'yi zorlamak, İstanbul'u işgal etmek, Osmanlı İmparatorluğu'nu çökertmek istiyordu.
"Çanakkale'nin savunulması çok mühimdi. Çünkü burası İstanbul'a geçiş demekti. Çanakkale Boğazı'nı geçtiğinizde, o günün şartlarında, altı saat içerisinde İstanbul'a varmış olacaklardı.”
Osmanlı İmparatorluğu 18 Mart 1915'te itilaf devletlerinin donanmasını püskürttü.
Bundan bir ay sonra, 25 Nisan 1915'te ise Gelibolu Yarımadası kıyısına İngiliz, Avustralya, Yeni Zelanda ve Fransız güçleri çıkarma yaptı. Çarpışmalar çok şiddetli ve acımasızca devam etti, yıl sonuna kadar sürdü. Taraflar çok ağır kayıplar verdiler.Biz Çanakkale de etten duvar ördük!
Osmanlı İmparatorluğu'nun son büyük zaferiydi Çanakkale Savaşı.
Bunu sadece bir diğer askeri başarı izlemişti: Nisan 1916'da Britanya askerlerinin esir alınmasıyla sonuçlanan Kut’ül Ammare Kuşatması. Ancak Çanakkale, Osmanlı ordusunun bir zaferi olmasının yanında Türkiye Cumhuriyetinin temelinin atıldığı gündü.
25 Nisan'da kara savaşları başladığında, 57'inci Piyade Alayı'nı cepheye Mustafa Kemal sürmüştü.
"Ağustos muharebelerinde de yine dehasını kanıtlamıştı. Kendisinin varlığı nedeniyle Çanakkale Savaşları, Kurtuluş Savaşı'nın hazırlık safhası olarak düşünülür."
Çanakkale Savaşları, cephede çarpışan tüm devletler için büyük önem taşımış, itilaf devletleri tarihine "askeri bir beceriksizlik" olarak geçmiştir. Türkler içinse Çanakkale şanlı bir destandır, “Çanakkale Geçilmez!” Mesajı verilmiştir! Çanakkale etten bir duvar olmuş, aşılmaz surdur!...
"Çanakkale savaşları çok acıydı. Mayıs ayında, ceset kokuları yüzünden birkaç saat boyunca geçici ateşkes ilan edilmişti. Çünkü siperler arasında 80 metre vardı. Arada da cesetler. Kokudan dolayı çarpışmaya devam etmek mümkün değildi. Gökten yağmur yerine mermiler yağıyordu, öyle ki mermilerin havada çarpıştığı görülmüştü!..
Kahraman Türk ordusunun Çanakkale Cephesi'nde verdiği mücadele yalnızca Türk tarihinin değil bütün dünya tarihinin akışını etkileyecek derecedeydi. Bu cephede alınan galibiyet dünya ülkelerinin güç dengelerini değiştirmiş ve yüce Türk milletinin belirleyici ve yönlendirici gücünü bir kere daha gözler önüne sermiştir.
Çanakkale Cephesi'nin Anadolu halkına verdiği azim, umut ve kararlılık Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini de yakmıştır.
Çanakkale, Türk milletinin bağımsızlık ve hürriyeti söz konusu olduğunda ne denli kararlı ve kahramanca savaşacağını sonsuza dek hatırlatacak bir destandır. Çünkü Türk ordusu üstün muharebe taktiklerini, silah gücü bakımından çok üstün bir güce karşı akıllı ve ustalıkla kullanmıştır. Bununla beraber dünya harp tarihi, Çanakkale'de Türk askerinin insanlığını savaş alanlarında dahi yitirmediğine, düşmanına dahi merhamet gösterebildiğine şahit olmuştur.
Her siperde ayrı bir destan yazan askerlerimiz, düşmana karşı verdiği mukaddes mücadeleyi zaferle sonuçlandırdığında, dünya tarihinin zirve sayfalarına da "Çanakkale Geçilemez!" ilkesini bir daha silinmemek üzere yazdırmıştır.
Çanakkale Zaferi ile birlikte, Şehitler Günü olarak da kutladığımız bu anlamlı zafer gününde, kutsal vatan topraklarını canları pahasına müdafaa ederek şehitlik mertebesine ve onuruna erişen aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla yad ediyoruz, Ruhları şad mekanları cennet olsun! Ruhlarına binlerce Fatihalar...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.