Bunca aymazlığa, kural tanımazlığa, inatlaşmaya, dalgaya almaya bırakın hastaneleri, şehirleri, devletlerin gücü yetmez devletlerin.
Adam pozitif çıkmış, buna rağmen gitmiş iş yerini açmış (meslek dalı söylemiyorum ama yaşanmış olay-üstelik Yozgat’ta) ve müşterileri onca hemşire, doktora virüs bulaştırmış.
Adam pozitif çıkmış, almış ailesini yanına tatile gidiyor.
Adam, maskeyi koluna takmış,
Adam, maskeyi burnunun altına takmış,
Adam, maskeyi cebinde gezdiriyor,
Adam, maske tak diyen bekçiye, polise artistlik yapıyor… Neden, maske takarsa fiyakası bozulacak. Öbür tarafa fiyakalı gitmek var iken olur mu, olmaz…
Hülasa bir milletin bu denli aymazlaştığı, kural tanımadığı ve tüm bu yanlışlara rağmen el bebek, gül bebek uygulamalarla karşılaştığı bir düzende kusura bakmayın ama devletlerin de gücü yetmez olur.
Gidin Yozgat Şehir Hastanesi’ne, ne demek istediğimi anlarsınız.
Saat 10.30…
Pandemi bölümünden alınan sıra numarası 111.
Saat 11.00 olmuş alınan sıra numarası 138.
Saat 11.30 alınan sıra numarası 175.
Elinizdeki fişte tahmini bekleme süresi 6 saat 10 Dk. Yazıyor.
Bu durum sadece doktoru yetersi kalan devletin, ekip ve ekipmanı yetersiz kalan hastanenin suçu mu?
Aymazların, kural tanımazların, devleti ve kuralları ile, insanların sağlığı ile inatlaşan, tehlikeye atanların, maskeyi ağzına değil de koluna takan şuur yoksunlarının hiç mi suçu yok?
Kıymetli Yozgatlılar,
Bu öylesine ve durdurulmaz bir sürece girdi ki, ne barajlar, ne bentler, ne önlemler alırsanız alın kişinin kendi alacağı önlem kadar tesir etmez.
Şu an geldiğimiz durum bu…
Yozgat Şehir Hastanesi’ndeki durumu yadırgamayın.
Ya da ambulansların yetersiz kalmasını.
Şuan 112 Ambulansları sonucu pozitif çıkanlara yetişmekten helak olmuş durumda.
Bir gazeteci olarak salgın aldı yürüdü, önlenemiyor çığırtkanlığı yapmıyorum, yapanları da kınıyorum.
Evet salgın çığ gibi büyüyor, bunun tek sorumlusu biz, yani insanlar.
Böylesine bir düzen de ölen ölecek kalan sağlar bize kalacak.
Gidişat onu gösteriyor, biz de bu kural tanımazlık olduğu müddetçe en büyük kötülüğü aynı evi, yuvayı, aileyi paylaştığımız insanlara yapacağız.
İşte onun vicdani sorumluluğu inşallah ‘keşke ölseydim’ dedirtecek kadar acı verici olmaz.
Şimdilik durum bu haberiniz olsun istedim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.