Ahmet Sargın
Düğün Hazırlığı!
Sanayide Marangoz Recep vardı. Yakın arkadaşımdı. Sağolsun, sanayide masa ve raf yaptı.
Birden tüccar ve terzi oldum. Allah arkadaşlarımdan razı olsun. Kimi kamburu yaptı, kimi yastık yaptı.
Terzi Hüseyin Demirel usta bir kömür ütüsü verdi. Sandalyeleri Yaşar Özayan verdi. Allah öyle iş verdi ki, gece bir iki de eve gidiyorum.
Ama saban sekizde geliyorum.Çok çalışıyorum.
Buradada düğünümü yapmak için para biriktiriyorum. Bir gün, bir Almancı abiye elbise diktim. Çocuklarına takım diktim ama parayı Almanya’dan gönderecek.
Ben davetiyelerimi dağıttım ama param kalmadı. Kimseden isteyemiyorum. O günlerde salona balo denirdi. Balonun yarı parasını verdim. Ama bana daha para lazım.
Pazar günü balom var. Allah’ım bana yardım et zordayım diye yalvardım. Sağa sola koşturuyorum. Kara kara düşünüyorum.
Bu arada, birde ne göreyim, elbisesini diktiğim Almancı para göndermiş. Bir haftadır evdeymiş. Ama müşterinin hanımı evde bulamamış. Her gün evde iş gördüğünde kulağına birileri terzinin parasını götür dermiş. Kadın korkmuş.
Kadın evde duramamış parayı getirdi. Kardeşim neyin nesi bu, gaipten sesler duymaya başladım, parayı götür diye.Bu işte bir hayır vardır diyerek, paranı getirdim dedi.
Ben Allah’a dua ettim, yalvardım. Bacım hayır işim var, yarın akşam seni de beklerim dedim. DEVAM EDECEK
Terzi dükkanının bulunduğu Gürün Han’ın sahibi Rüştü Gürün abinin elbisesini diktim. Ondan sonra işyerine devamlı gittim. Çok sonra askere gittim, geldim. Askerlikten sonra Yozgat’ta kaldım. Dükkan açtım. Unpazarında. İkinci katta terziliğe başladım. Bir müddet sonra İstanbul’dan telefon geldi. Komşum Aşır Turan amca vardı. İstanbul’a gitmiş. Rüştü Gürün’ün yanına varmış. Beni sormuşlar, Yozgat’ta bizim oğlumuz vardı, askerdeydi geldi mi demişler. Aşur Turan amca, dükkan açtığımı, kendi dükkanının karşısında olduğunu söylemiş. Beni çağırdılar telefon var diye. Çok heyecanlandım. Beni kim arar diye merak ettim. Ben Rüştü Gürün evladım nasılsın, iyi misin dedi. Konuştuktan sonra ihtiyacın var mı evlat dedei. Ben teşekkür ederim efendi amca dedim. Fakat evlat sana kumaş gönderiyorum, eline para ne zaman geçerse bana gönder dedi. Efendi amca gönderme dükkanı zaten borçla açtım aman gönderme dedim. Ama gönderdiler. Balyalarla kumaş geldi. Ben hemen levhamı değiştirdim. Tüccar Terzi, Koçlar Terzisi diye..
Aşır amca İstanbul’dan geldi. Hemen yanına vardım. Amca beni nasıl anlattın ki bu kadar kumaş gönderdiler dedim. Aşır amca, oğlum İstanbul’da Gürün Han ve Diri Handa ne kadar kumaşçı ve malzemeci varsa hepsinin selamı var. İtitbar sahibi olmuşsun. Sana teşekkür ederim bir Yozgatlı olarak.
Ben, arkadaşların yanında gururlandım. Senin sayende onları tanıdım. Bende alışveriş yaptım. Allah itibardan düşürmesin. Evlat maşallah dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.