Yürü yalan dünya senden usandım,
Bilmem ne olacak halı garibin,
Çalıştım, çırpındım malım var sandım,
Bir top kefen imiş malı garibin.
Nerede geçirmiş gençlik çağını,
Kader yollarına sermiş ağını,
Eser bir sam yeli bozar bağını,
Solar bahçesinde gülü garibin.
Kimse bakmaz gariplerin yüzüne,
Kıymet veren olmaz onun sözüne,
Yorgunluktan perde iner gözüne,
Her zaman karanlık yolu garibin.
Çileler garibe arkadaş olmuş,
Yolun yarısında yorulup kalmış,
Bunca gam yükünü sırtına almış,
Bükülmüş, doğrulmaz beli garibin.
Ah çekince ciğerleri görünür,
Her gün biraz daha derde bürünür,
Çırpına çırpına yerde sürünür,
Kırılmış kanadı, kolu garibin.
Perişanlık garipleri sarıyor,
Kimler arayıp da kimler soruyor,
Gıdasını çöplüklerde arıyor,
Para pul görmüyor eli garibin.
Garip yuvasına girdiği zaman,
Mürşidi kâmile erdiği zaman,
Hakk’ın divanına durduğu zaman,
Mevla’yı zikreder dili garibin.
ZAMANÎ’yim saymayınan biter mi,
Aklı yeter amma gücü yeter mi,
Gariplerin sazı ayar tutar mı,
Bozulmuş düzeni teli garibin.
ŞAİR ZAMANÎ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.