Evet kesinlikle kahveden bahsediyorum. Eminim hepimiz bir fincan kahvenin 40 yıl hatırının olduğunu biliyoruz.
Biliyoruz bilmesine de galiba uygulamada problem yaşıyoruz.
Dünyada en fazla içilen sıvı tahmin edebileceğiniz üzere SU. Aslına bakarsanız su öylesine müthiş bir mucize ki diğer bütün içecekler de su var.Su tüketiminden sonra en fazla içilen sıvı olan kahveden bahsetmek istiyorum.
Dün biliyorsunuz 1 Ekim’di
1 Ekim Dünya kahve gününüz kutlu olsun.
Umarım 1 Ekim’de güzel bir Türk Kahvesi içmişsinizdir.
Kahvenin tarihi, nasıl yapıldığı, nereden geldiği, sade, şekerli, az şekerli veya Avrupalı olmasının bir önemi yok.
Bence en önemlisi kimin yaptığı ve kiminle içtiğin..
Küçüktüm Yozgat’ta sevdiğim bir kırtasiye vardı. Şimdilerde maalesef kapandı. Evet Ülkü kırtasiyeden bahsediyorum. Altan ve Kaplan abilerden.
Türk insanının parlak zekasını ve misafirperverliğini kasanın arkasın da bulunan bir duvar yazısında görmüştüm.
“Bizde 40 yıl önce içilen kahvenin hatırı dolmak üzere.”
Küçüktüm bu yazının anlamını pek anlayamamıştım ama şimdi düşündüğümde bu yazıda; Hatırın ve misafirperverliğin olduğunu anlayabiliyorum.
Ülkü Aker’de yazdığı şarkı sözünde; “Bir fincan kahve olsam kırk yıl hatırım vardı” diyerek bu olayı pekiştirmiş.
40 yıl hatır saymak mümkünmü bilemiyorum ama biz her şeye rağmen sayabildiğimiz kadar hatır sayalım.
Bunu da minicik fincanda içtiğimiz müthiş köpüklü Türk Kahvesine bağlayalım.
Sağlık açısından bize fayda sağlayacağı gibi ticari açıdan da bu işi yapan arkadaşlara mutlak surette fayda saylayacaktır.
Tüm kahve çeşitlerinden farklı olan bir kahve daha var ki bunu özellikle son zamanlarda gençler daha çok içiyor. Nedir bu kahve derseniz tabiki de tuzlu kahve…
Ve son olarak söylemek isterim ki gönül ne kahve ister, ne kahvehane
Gönül bir dost ister kahve bahane…………………….
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.