Üretmeyen Yozgat ne yapar, bina yapar.
Üretmeyen Yozgat’ta ne üretilir, hiç...
Ben hiç deyim, siz adına fitne, fesat, dedi kodu, çekememezlik deyin.
Bu olumsuzluklar Yozgat’a özgü değil.
İşin olmadığı, üretimin, hareketin bulunmadığı toplumlarda ‘bereket’ de olmuyor haliyle.
Üreten Yozgat diyoruz.
Misal; Et Balık Kurumu’nun Süt Bölümü...
Hikayeden mi kamuoyu talepte bulunuyor zannediyorsunuz.
Sırf iş olsun, siyaset yerinde durmasın diye mi?
Süt Bölümü kurulur ise Yozgat’ta süt üretimi noktasında bir hareketlenme olur.
Üreticinini sütü ucuza gitmez, en azından evindeki üreticiye hazır bir şekilde satar.
Sadece besicilikle sınırlı kalmaz hayvansal üretim.
TKDK, pek çok önemli projenin altında imzası olan kurum.
Bakın Et Balık Kurumu ile doğrudan bağlantılı.
Keza, ORAN Kalkınma Ajansı.
Dolu dolu bir kurum.
Etkinliğini Kayseri’nin gölgesinden biraz daha kurtarabildiğimiz takdirde Yozgat’a yapacaklarına sınır görmüyorum.
Kaz, bildiğimiz bodu...
Basit gibi görünüyor ancak öyle değil işte.
Yozgat’ta Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi öncülüğünde Kaz Yetiştiriciği noktasında önemli adımlar atıldı.
Geçtiğimiz hafta Sarıkaya İlçesi’nin Küçükçalağal Köyü’nde bir üretici ile tanıştım.
Yüzlerce kaza sahip bir üretici.
Öyle şeyler anlattı, öyle şeyler dinledim ki sanırsızınız Ziraat Fakültesi’nde hoca.
Abartmıyorum, besici bilinçli.
Sebep, Ziraat Fakültesi’nin bu işe öncü olması.
Kaz Üretim Tesisleri Yerköy’de geçtiğimiz yıl hizmete girdi.
Burası Türkiye’nin parmakla gösterilen bir tesisi.
22 Şubat’ta da Kaz Çalıştayı ve Kaz Günü etkinliği düzenlenecek.
Aslında etkinlik bahane, çalıştayda.
Tüm mesele farkındalık oluşturmada.
Bölge üreticisi görecek bizim boduyu üniversite üretiyorsa ben neden üretmeyim diyecek.
Hatta gidecek oradan doğrusunu öğrenecek.
Yalan mıyım, çok mu abarttım.
Ben de orada olacağım siz de gelin 22 Şubat’ta birlikte görelim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.