Siyasetin tek limanı ahlaktır…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Sanırım her siyasetçinin altına imza atacağı bir söz.
Söz; içerik ve mana bakımından oldukça önemli olmasına karşın uygulama safhasında maalesef Türk siyasetinde çok fazla göremiyoruz.
Yaklaşan mahalli idareler yerel seçimleri öncesinde ortaya çıkan ‘Kazan kazan siyaseti’, siyasetin ahlak limanından çoktan ayrıldığını, demir aldığını gösteriyor.
Bakın etrafınıza.
Çok uzağa değil; Çandır’daki Çandır’a, Yenifakılı’daki Yenifakılı’ya, Yerköy’deki Yerköy’e, Yozgat’ta ki Yozgat’a…baksın.
Her nerede yaşıyorsanız.
Maalesef kazan kazan siyaseti bir hastalık, bir veba misali aldı yürüdü.
Siyasetin bedeni değil ruhu da bu hastalığın tesiri altında.
Ben kazanırsam partim de kazansın,
Ben yoksam partim de yok olsun…
Maalesef kazan kazan siyasetinin ana mantalitesi tam da bu minvalde şekilleniyor.
Yerel seçimler öncesinde siyasetin dere beyleri ile yaptığım görüşmeler sürecin iyiden iyiye dibe doğru yol aldığını gösteriyor.
Kazan kazan politikası tutarsa ne ala, ya tutmaz ise…
O yüzden bu seçimi Türk siyasi tarihinin en enteresan, ilginç, en entrikalı ve siyasi ayak oyunlarının yaşandığı seçim olarak görüyorum.
Süreci bu hale getiren biraz da siyasete yön verme yetisi bulunan büyükler oldu.
Benden olsun çamurdan olsun mantığı, siyaseti çamurlaştırdı.
Çamurdan siyasetin yarınları çok da aydınlık olmuyor maalesef.
Yozgat’ta kazan kazan siyaseti aynı siyasi partiye mensup ancak fikren ve zikren farklı siyasi parti ve oluşumlara gebe siyasetçileri doğurdu. Onun adı da ‘Ben siyaseti’ oldu.
Liyakat eksinin kayması, siyasi büyüklerin liyakat, ehliyet, temayül, kanaat gibi kavramları hiçe sayması doğal olarak (maalesef doğal diyorum, aslında olmamalı) böyle bir sonuç doğuruyor.
Liyakat ekseni kaydı kazan kazan siyaseti başladı.
İnsanlar kazan kazan mantığını daha makbul gördü.
İnsanlara hatalarında, eksiklerinde, kusurlarında dahi ‘Bendensen iyisin’, ‘Benden de ahlaklısın’, ‘Bendensen her şeye layıksın’ öylesine alıştırıldı ki, kazan kazan siyaseti helal görüldü.
Helalin içi boşalınca da siyasetin tek limanı olan ahlak, çok uzaklarda ufukta kaldı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.