Ömer Tansel
Medeniyetler Çatışması Tezine Su Taşımak: Ayasofya
1991’de Soğuk savaş’ın sona ermesi ile birlikte 45 yıl boyunca “özgür” batıyı tehdit eden komünizm tehlikesi ortadan kalkarken ünlü Sosyal bilimci Samuel P. Huntington “Medeniyetler Çatışması” tezi üzerinden dünya tarihini ve mevcut dünya düzeni farklı medeniyet alanlarının birbirleri ile çatışması üzerinden okuyordu. Huntington’a göre 1990 sonrasındaki temel çatışma batı medeniyeti ile siyasal İslam üzerinden sembolize ettiği İslam medeniyeti arasında cereyan edecekti. Batı’nın siyasal İslam üzerinden İslam dünyasına dönük bir yaklaşım sergilemesi ile birlikte 11 Eylül 2001 ‘de ki terör saldırıları sonrasında önce Afganistan sonrasında 2003’te Irak’ın ABD tarafından işgal edilmesi ile birlikte milyonlarca insan hayatını kaybetti . ABD batı medeniyetinin koruyucusu olarak yeni düşman olan siyasal islamı yok etmek adına yeni bir savaşa girmiş fakat ne yeni düşman olarak tanımlanan siyasal İslam yenildi ne de işgal edilen İslam ülkelerine bir daha barış ve huzur uğramadı. Bütün bu acıların altında elbette emperyalist devletlerin ekonomik çıkarları çok önemli bir rol oynadı. Medeniyetler çatışması tezi ise emperyalist batılı devletlere İslam ülkelerine saldırmak ve onları işgal etmek adına önemli bir kılıf oluşturup bir anlamda emperyalist yayılmacılığın meşruiyet zeminini oluşturdu. Nihayetinde demokrat ve özgür batı kendisini siyasal İslam tehdidine karşı korumalıydı ve bu tehdit doğduğu yerde yok edilmeliydi. Afganistan ve Irak işgalleri sonrasında bugün gelinen durumda batı ülkelerinin bir çoğunda İslam karşıtı ve yabancı düşmanı bir çok siyasal partinin bulundukları ülkelerde ya iktidar ortağı ya da muhalefette bulunduğunu ve güçlerini bazı ülkelerde giderek arttırdığını görüyoruz. Örneğin Almanya, Avusturya, Fransa,Hollanda gibi ülkelerde yaşayan milyonlarca Müslüman vatandaş İslam karşıtı tutumlar ile yaşadıkları ülkelerde her gün karşılaşmaktalar. Bu noktada ülkemize dönersek batılı ülkelerin büyük çoğunluğunda hakim olan İslam karşıtı anlayışa Ayasofya tartışmaları ve nihayetinde 11 Temmuz’da Ayasofya’nın statüsünü müzeden camiye çevrilmesini resmileştirerek yukarıda işaret ettiğimiz İslam karşıtı akıma su taşıdığımızı söylemeliyiz. 1934 yılından beri müze statüsünde bulunmasına rağmen 1991 yılından bu yana bir bölümünde namaz kılınabilen ve Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilen bu 1500 yıllık mimari şaheserin camii olarak statüsünün değiştirilmesi kararına şimdiden Dünya’nın dört bir tarafından tepki yağmaya başladı. Yunanistan , Rusya, ABD, Rus Ortodoks Kilisesi başta olmak üzere Dünya Kiliseler Konseyi yaptığı açıklamada:” Karar, başka yerlerde mevcut statükoları tersine çevirebilir.” diyerek tepkisini son derece açık bir biçimde ortaya koydu. İlerleyen günlerde ve aylarda batı’dan gelen tepkilerin artarak devam edeceğini ve bununla birlikte alınan bu kararın Türkiye ile batı dünyası arasında bir kırılmaya sebep olacağını net bir biçimde söyleyebiliriz. Her yıl dünyanın dört bir tarafından gelen 3.5 milyon insanın ziyaret ettiği bir Dünya Kültür mirası üzerinden gerçekleşen bu semboller savaşının bir kazananı yok. Alınan bu karar ister iç siyaset ve seçimler sebebiyle alınsın ister ekonomik durumu örtmek için alınsın her halükarda orta ve uzun vade de doğuracağı sonuçlar itibariyle bir çok olumsuz sonuçların doğmasına sebep olacaktır. Türkiye dışa açık, batı ile entegre olmuş ülke imajından içe kapanan ve farklılıklara tahammülsüz bir ülke olarak anılmaya başlanacaktır. Bununla birlikte önümüzdeki yıllarda 60 milyon turisti ülkesine çekmeyi hedefleyen bir ülke için Ayasofya kararı söylem ile eylem’in birbirine tutmadığının tüm dünyaya ilanı mahiyetindedir. Oysa ki ülke olarak bize yakışan Müslim -gayri Müslim tüm kimliklerin üzerinde Ayasofya’yı insanlığın bütününe ait bir miras olarak korumak ve savunmak olmalı idi. İslam’ın batı karşıtı çağ dışı bir din ve anlayış olarak gösterilmek istendiği bir dünyada Ayasofya bizim dünyaya kimlikler üzerinden değil insanlık medeniyeti çerçevesinde baktığımızın en açık delili olarak sunulabilirdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.