Un, pekmez, tahin ve Antep fıstığı bir araya gelince enfes bir tatlı meydana geliyor.
Tabi ki tatlı tarifi yapmayacağım.
Sadece Necmiye Hanımın her evde bulunun malzemeler ile ismini ölümsüzleştirdiğini yazmaya çalışacağım.
Necmiye hanım ile yüz yüze tanışma şansım olmadı. Ama tanışmayı çok isterdim.
Kimdir Necmiye Hanım?
Yıllar önce bir TV kanalında başarısını izlediğim, Kayseri’de bulunan Kaşık-la adlı restoran zincirlerinin kurucusu ve sahibi.
Necmiye Hanımın iş hayatına başladığı yıllarda Kayseri’de kadının çalışması ayıp, günah olarak nitelendiriliyormuş.
Özellikle varlıklı aile hanımları ve kızları çalıştırılmazmış.
Necmiye Hanımda varlıklı bir ailenin kızı ve varlıklı bir ailenin gelini imiş.
Tüm karşı çıkmalara rağmen eşinin otomobil bayisinde müşterilere görünmeden “otomobil alana 1 tabak mantı” ikramı ve sıfır sermaye ile başladığı iş hayatında hep ilklere imza attı.
Hanımefendiyi tanıttıktan sonra gelelim tatlının hikâyesine.
Yöresel yemekleri sunduğu için severek gittiğim Kaşık-la restorana son gittiğimde tatlı olarak ne alırsınız sorusuna
-Siz ne önerirsiniz dediğimde
-Tescilli, Necmiye Hanım tatlısını öneririm.
Cevabı beni çok şaşırtmıştı. Tabi ki hemen kabul ettim ve istedim.
Tatlı geldiğinde ilk sorduğum, tescili oldu.
Garson bana tatlının Necmiye Hanım tarafından bulunduğunu, ismi ile de tescil edildiğini anlatınca sevinç ve şaşkınlığı bir arada yaşadım.
Farklı bir tatlının büyük uğraşlar sonucu bulunması ve bu buluşun tescil ettirilmesi çok önemli bir olaydı.
Hayatımızda çok başarılı olabiliriz, çok da para kazanabiliriz, hatta çokta ünlü olabiliriz ama bunların hepsi zamanla unutulabilir veya yok olabilir.
Oysa yapacağımız bir buluş bizi unutulmaz yapabilir.
Yeni bir buluş yapmak için fazlaca bir alet, edevat ve malzemeye ihtiyacımız yok.
İhtiyacımız olan tek şey girişimci ruhumuzu harekete geçirmek.
Çünkü biz girişimci bir milletiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.