Ömer Tansel
Siber zorba olma farkına var! - 2
Bu yasaların çıkmasının altında ise 2006 yılında 13 yaşında intihar eden Megan Meier adlı küçük bir genç kızın trajik hikayesi yatıyor.
Megan henüz 13 yaşında iken internet üzerinden kendisini Josh Evans olarak tanıtan bir gençle yazışmaya başlar. Kendisine Josh adını veren bu kişi gerçekte ise Megan’ın eski okulundan arkadaşı Sarah ve onun annesidir. Sarah , geçmişten beri Megan’ı sevmemektedir ve ondan öç almak istemektedir. Sarah ve annesi Josh adlı sahte hesap üzerinden önce Megan’ı kendilerine inandırıp sonrasında ise türlü hakaretler ve şantajlarda bulunurlar.
Megan bütün bu yapılanlara dayanamaz ve 2006 yılında intihar eder. Bu olay sonrasında ABD’de siber zorbalık konusunda harekete geçilmesi gerektiği kanaati tüm toplumda oluşur ve bunun sonucunda internet üzerinden yapılan siber zorbalıkları önlemek adına çok sayıda yeni yasa çıkarılır.
Türkiye’de de buna benzer vakaların yaşandığını çok sık medya üzerinden izleyip takip edebiliyoruz. Bugün internet kullanan her 4 gençten biri siber zorbalığın kurbanı durumunda. Gençlerin ve çocukların bir çoğu da maruz kaldıkları zorbalık durumlarını ailelerine bildirmiyorlar. Bu durumda ortaya son derece trajik olaylar çıkabiliyor.
Aileler mutlaka çocuklarının internet üzerinden kimlerle görüştüğünü takip etmeli. Çocuklara dönük tehdit veya taciz durumlarını aileler mutlaka dikkate almalı. Siber zorbalık konusunda toplumun bilinçlenmesine dönük çalışmalarda son dönemde hızla artıyor.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı tarafından bir sürüden beri kamu spotu biçiminde yayınlanan “ Siber Zorba Olma” “ Farkına Var” adlı kampanya toplumsal bilinçlenme açısından son derece önemli. Yakın zamanda okullarda da siber zorbalık üzerine bilinçlendirme maksatlı eğitimler verileceği geçen günlerde BTK tarafından açıklandı. Elbette bunlar güzel gelişmeler olmakla birlikte bu konuda hala yapılması gereken çok önemli işler var. Öncelikle siber zorbalık konusunda daha etkili yasal tedbirlere ihtiyacımız var. İnternet’te işlenen bilişim suçları kapsamında bu konunun da çok daha sert ve caydırıcı yasal cezalarla belirlenmesi gerekli. Siber zorbalara karşı ağır cezai yaptırımlar getirilmeli bu sayede klavyesi olan herkes ağzına gelen her şeyi söyleme hakkını kendisinde bulmamış olur.
Ailelerin, öğretmenlerin siber zorbalık konusunda eğitilmesi son derece önemli zira çocuklar ve gençler siber zorbalığa maruz kaldıklarında ailelerinin ve öğretmenlerinin açık desteğini bu sayede elde edebilirler. Bizler yetişkinler olarak siber zorbalıkla karşı karşıya geldiğimiz durumlarda asla susmamalı ve mutlaka sesimizi çıkarmalıyız. İnternet üzerinden kişiliğimize dönük hakaretleri , tacizleri ve şantajları ne derece olağan kabul edersek bu oranda siber zorbalara prim vermiş oluruz. Bizlere veya çocuklarımıza dönük siber zorbalık durumlarını bilişim suçları kapsamında savcılığa şikayet etmek durumundayız.
Bizler siber zorbalık karşısında sustukça siber zorbalık bir virüs gibi yayılmaya devam edecektir. Çocukları, gençleri ve kendimizi korumak adına siber zorbalığa geçit vermeyelim ; siber zorbalığın son derece ağır bir suç olduğunun bilincinde olarak hareket edip siber zorbalığa karşı ses verelim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.