Öyle diyar öyle mekan öyle bir zamandayız ki
Haset fesat garaz dolmuş yürekler hasta yarabbi
Sağım tuzak solum küfür öyle bir dümendeyim ki
Düşman değil dostmuş vuran bu gönlüm yasta yarabbi
Ne kadar gardaşım desem maksatlı bakıyor gözler
Dosta çamur atar iken utanmıyor arsız yüzler
Yenilir yutulur değil can incinir vicdan/sızlar
Dil kemiksiz ayar bozuk akort yok seste yarabbi
Din sevgi hoşgörü deyip bu sırra aklım ermiyor
Senin rızan için sevip dost bağından gül demiyor
Kibrinin peşine düşmüş hasmını insan görmüyor
Kapanmış gönül gözleri bocalar siste yarabbi
Nasıl zan’a düşer insan kuranda görüp yerine
Bir sırra vakıf olan da hayır eylemez şerrini
Ben onlara diyemedim bu bana dediklerini
Zan’ı kanla bir bilenler eder mi dosta yarabbi
Allah için el uzatıp görse kaldırmaz düşkünü
Demez hakkın nazar gahi incitir gönül köşkünü
Cenneti de tapulamış cahilin nursuz pişkini
Hem zülfü yare dokunur hem suçlar üste yarabbi
Hazani haddini aşan sanma ettiğini bulmaz
Tenin toprak olmadıkça iman imtihansız kalmaz
Naz ettim şikayet sayma gören göze tarif olmaz
Bir kula dost olamadım sen bari iste yarabbi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.