Altın 6442.88 %1.57
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4324 %0.02
Euro 53.5058 %-0.24
Sterlin 61.5632 %0.14

Yozgat Şeker Fabrikası satılmamalı!

Özelleştirme kavramı ile ilk kez rahmetli Özal döneminde tanışan Türkiye o günden bugüne çok sayıda kamu kurumunu özelleştirdi. Son 30 yılda özelleştirilen çok sayıda kamu kurumunun büyük bir kısmı özel sektöre devredildikten sonra yaşamadı ve ekonomik ömrünü noktaladı.
Bununla birlikte az da olsa iyi sonuçlar veren özelleştirme örnekleri ile de karşılaştık dolayısıyla özelleştirme tamamen yanlıştır ve kötüdür anlayışına sahip değilim.
Fakat yukarıda da vurguladığım üzere bugüne dek yapılan özelleştirmelerin çoğunun sonucunda devredilen işletmelerin ortadan kalktığı gerçeğini de görmezden gelemeyiz. Ülkemizde var olan özelleştirme mantığı temelde hazinenin nakit kaynak ihtiyacını gidermek maksadıyla kamusal ekonomik kaynakların satılması amacına dayanıyor. Kısa vade de hazine özelleştirme sonrası nakit paraya kavuşuyor fakat sonrasında özelleştirilen bir çok fabrika çok da uzun yaşayamadan ekonomik faaliyetine son vermek durumunda kalıyor. Şeker fabrikalarının satışı meselesini de bu açıdan bakmak gerektiği kanaatindeyim.
Eskiden şeker ihraç eden bir ülke konumunda iken 2015 yılında 170 bin ton şeker ithal eden bir ülkeye dönüştük. Ayrıca 8 Nisan 2016 yılında şeker ithalatının önünü açabilmek adına şeker ithalatında sıfır gümrük politikası uygulamaya başladık. İthal ettiğimiz şekerler ise genetiği değiştirilmiş mısır nişastasından yapılmış şekerler.
Bugün büyük küresel gıda şirketlerinin ulusal pazarları kendi tekelleri altına almak istedikleri çok açık bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Kendi ulusal şeker sanayimizi özelleştirerek ulusal pazarımızı küresel şirketlere tamamen açmış olacağız.
Şeker fabrikalarını satın alan yerel veya küresel şirketlerin bu fabrikaları uzun vadede çalıştıracağına dair elimizde hiçbir delil yok. Aynen Tekel Bira Fabrikası örneğinde olduğu üzere fabrika önce yerel bir şirkete satılır sonra o yerel şirketten daha büyük bir küresel şirket satın alır ve sonrasında o fabrikayı satın alan şirket fabrikanın kar etmediğini öne sürerek o fabrikayı istediği zaman kapatabilir.
Tekel Bira fabrikasının hikayesi tam da böyle oldu. Dolayısıyla Yozgat’ın kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan geçtiğini ve bunun için tarımsal sanayinin Yozgat’ın kurtarıcısı olduğuna inanan bizler elimizdeki en büyük tarımsal sanayi tesisinin satılmasına rıza gösteremeyiz.
20 yıldır Yozgatlı işçiye,esnafa,çiftçiye katma değer sağlayan Yozgat Şeker Fabrikasının özelleştirilme sonrasında bir müddet sonra kapanması Yozgat ekonomisine vurulmuş son derece ağır bir darbe olacaktır.
Bu açıdan Yozgat Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesi süreci oldu bittiye getirilmeden halkın talepleri göz önüne alınarak tekrar düşünülmelidir. Yozgat Şeker Fabrikası büyüklüğünde bir tesisin Yozgat’ta var olması Yozgat için tarımsal alanda yapılması düşünülen ekonomik yatırımlarında önünü açacaktır.
Yozgat şeker Fabrikası’nın satılması meselesi bu ilde yaşayan her Yozgatlının meselesidir. Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi meselesini düşünürken ve konuşurken şu partili veya bu partili kimliği ile değil Yozgatlı kimliği ile konuşmalıyız.
Milli ve yerli bir servet olan bu fabrikanın özelleştirilmesi sonrasında kapanması milli ve yerli ekonominin de ağır bir darbe yemesi anlamına gelecektir. Yozgatlıların çok büyük bir çoğunluğunun bu özelleştirmeye karşı olmasının sebebi elbette Yozgatlıların geçmişte yaşadığı acı tecrübelere dayanmaktadır.
Yozgatlılar yeni acı tecrübeler yaşamak istememektedir. Yozgatlılar kısaca şeker fabrikalarının satılmasına karşılar ve bu şehri yöneten siyasilerden ve bürokratlardan bu sürecin durdurulmasını bekliyorlar. Umarım Yozgatlıların bu sesine bu şehri yönetenler aracı olur ve hükümetin bu politikasını tekrar gözden geçirmesine vesile olurlar. Halka rağmen gerçekleştirilmeye çalışan her politika halkın vicdanında ilelebet mahkum edilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Tansel Arşivi