Tarık Yılmaz
Yozgat’a dışardan bakmak…
İçerden ve dışardan bakabilmek. Üstelik Yozgat’a…
Arada bir fark olur mu?
Aslına bakarsanız olmalı!
Olmalı ama nasıl?
Mesleğe başladığım ilk günden itibaren özellikle Yozgat’tan çıkıp, ülkemin farklı diyarlarında ve dahi sınırlar ötesinde memleket ve insanlık adına faydalı işler yapan hemşerilerimizi, ortaya koydukları örnek duruşu ile özellikle memleketlerine duyurmaya çalıştım.
Hem kişisel hem de sivil toplum kuruluşu nezdinde temsil bulan Yozgatlılar’ın Yozgat’a hasretle ve özlem dolu baktıkları gibi görmediklerimizi gören, duymadıklarımızı duyan, idrak edemediklerimizi daha derinden ve objektif bir gözle idrak eden bir bakış açısına sahip olduklarınıa düşündüm.
Düşündüm, çünkü Yozgat dışından Yozgat’ın olumlu veya olumsuz yönlerinin hem daha net hem de detayları ile görüleceğine inandım.
Peki şuan?
Aslına bakarsanız Yozgat adına bu inanç ve bakış açım hala değişmedi/değişmeyecekte.
Ortaya çıkan tablo, gurbetten sılaya net ve objektif bir bakış açısı çıkarmasa da Yozgatlılar’ın memleketlerine olan sevdasının kısır çekişmelerin ötesine geçeceğine hala inanıyorum.
İnanmak zorunda olduğum için değil bilakis Yozgat gönüllere olan sevgim umudumu diri tutuyor.
Bir süredir şehir dışındayım…
Daha çok Yozgatlı ile bir araya geliyor, kendi alanında bir yerlere gelmiş başarıya gark olmuş hemşerilerimle hasbihal ediyorum.
Ana fikri Yozgat olan sohbetlerde kasabın derisi misali yerden yere vurduğumuz anlar da oluyor memleketi.
Ama kasabın derisi misali.
Peki yerden yere vurduğumuz Yozgat’ın neresine konduruyoruz kendimizi ve Yozgatlılığımızı?
Hemen verelim yanıtını: Hiçbir yerine!
Toz kondurmuyoruz adımıza ve Yozgatlılığı’mıza.
Halbuki ne kıyısında ne kenarındayız, yerden yere vurduğumuz Yozgat’ın hem ta kendisi hem de ortasındayız.
Ama mevzu Yozgatlılık üzerinden dem vurmaya gelince beğenmediklerimiz arasında olduğumuzu kabullenmiyor, kabullenemiyoruz.
Değerli hemşerilerim, Bozok Yaylası’nın yüreği yiğit insanları.
Biz bizi hor,
Biz bizi garip,
Biz bizi öteki,
Biz bizi yabancı,
Biz bizi işe yaramaz,
Biz bizi ‘bizden bir şey olmaz’,
Biz bizi problemli,
Biz bizi dermansız dert,
Biz bizi yadırgı,
Biz bizi bizim dışımızda gördüğümüz müddetçe ancak kasabın derisi misali yerden yere vurmaktan öteye gidemiyoruz.
Mevzu küçük bir aynada.
Onu da kırdık mı, arkamızı döndük inanın bilemiyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.