Altın 6371.39 %0.43
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.4374 %0.03
Euro 53.4294 %-0.37
Sterlin 61.4568 %-0.03

Anılarla mazideki Yozgat 55 (Hastane anılarım)

Bugünkü anılarımda yine hastanede geçen bir anımı anlatacağım.

1985’li yıllarda küçük kız kardeşim Gülcan gece sancılanmış, eşi Ahmet hocada alıp devlet hastanesine götürüp yatırmış burada birkaç gün yattıktan sonra ameliyata alacaklar bizden şu gruba ait 3-4 ünite acilen kan bulacaksınız dediler. Daha önce haber verseydiniz de bizde ona göre tedbirimizi alsak Rahmetlik annem de çok üzüldü. Kanı bulamazsak kızım ölür diye O zaman arabam yoktu. Sağa sola yürüyerek gidip kan aramaya başladık. Getirdiğimiz kişilerde tansiyon, şeker, sarılık gibi hastalık geçirdiği için onların kanı olmuyordu. Annemde bir yandan ağlıyordu. Kızım elden gidiyor diye, bize çabuk bulun durmayın diyordu. Bizi de iyice telaşlandırıyordu. Kan grubu da zor bulunan bir kan grubu imiş. Oraya gittik olmadı. Buraya gittik olmadı. Bir türlü kan grubunu bulamıyoruz. Annem bir yandan ağlıyor sonunda eşim bizim 50 senelik komşumuz olan Veysel efendiye telefon etti. Veysel abi Gülcan çok ağır hasta tansiyonu iyice düştü. Kan grubunu bulamıyoruz. Bize yardımcı ol dedi. Allah razı olsun Veysel efendi gençlik sporun müdürü idi. Akraba gibiydik. Gitti sporcu arkadaşları ile görüştü. İstenilen kanı buldu. Sporcu arkadaşlarını aldı geldi hastaneye bunlar kan verdi. Kardeşim nerdeyse ölmek üzere idi. Kan veren bu arkadaşlardan Allah razı olsun. Allah onlara sağlıklı uzun ömürler versin. Kardeşim ameliyata alındı. Ameliyatı çok zor geçti. Ameliyatı bitenleri sedye ile dışarı çıkarıyorlar, bu kimin hastası ise alıp götürsün diyorlardı. İçerden bir hasta çıkardılar bu kimin hastası dediler. Bizim enişte de bizim hastamız dedi. Al o zaman odasına götür hemşire gelir yatağına yatırır dedi. Biz hastayı aldık yatağına götürüyoruz. Ben Ahmet hoca ya bu bizim hastamız değil. Gülcan küçüktü bu kadın büyük dedim. Enişte de yok İsmail abi bu Gülcan dedi. Yüzü pek belli olmuyordu. Ben tekrar Enişte bu bizim hastamız değil dedim. Hastanın sahibi de arkamızdan geliyormuş, bize seslendi. Tabi sizin hastanız değil, O benim eşim aldınız bilip bilmeden götürüyorsunuz dedi. O an öyle mahcup olduk ki anlatamam. Kardeşim özür dilerim hastane telaşı kusura bakma dedik. Adam iyice sinirlendi, ama bir şey demedi. Hastasını alıp götürdü. Bende Enişte ye takıldım. Hadi birde taksiye atıp elin kadınını köye götürseydik. Orda ayıkınca bizle kavga etseydi dedim. O da güldü.

Tekrar ameliyathanenin önüne geldik. Beklemeye başladık. Bizim hasta iki saate yakın bir zamanda ameliyathaneden çıktı. Aldık yattığı koğuşa getirdik. Burada on gün kadar yattıktan sonra aldık eve getirdik.

Bayağı zor günlerimiz geçti. Komşumuz Veysel efendi bize her türlü zor anlarımızda yardım ederdi. Ben böbreklerimden taş düşürürken sancılanırdım. Veysel Efendinin hanımı gece 1 olsun 2 olsun emeğini aramaz gelir iğnemi vurur beni bu acılardan kurtarırdı. Kendisi sağlıkçı idi. Çok iyiliklerini gördüm. Annem vefat ettiğinde bizim her işimize koştular. Cenazemizde, düğünümüzde her türlü zor anlarımızda yanımızda bulundular. Sağ olsunlar. Ne zaman bir müşkülatımız olsa hemen gelir canla başla o işimizi yapardı. Annesi rahmetli Sabire ablada bize çok yardımcı olurdu. Bir gün babam evi tamir ediyor. Sıddık ağa bak kardeşim senin yaptığın yanlış onu şu şekilde yaparsan sana fazladan bir oda daha çıkar dedi. Rahmetlik babam da düşündü Sabire Bacım doğru söylüyor dedi. Onun dediği şekilde yaptı. Allah Sabire ablama da rahmet eylesin mekanı cennet olsun. Sabire ablamın kocası da Satılmış ağa isminde çok temiz çok iyi bir insandı. Ne zaman karşılaşsam hep aynı sözleri söylerdi. Sefer bey zamanında motorhaneye girdim. Beni 1950 li yıllarda Sefer bey işe aldı derdi. Allah ondan razı olsun derdi. Etmedim ki buluyum derdi. Askerde Atatürk ü gördüm. Çok heyecanlandım. Sevincimden ağladım derdi. Bu sözleri ne zaman karşılaşsak aynını tekrar ederdi. Birde o zamanlar mahallemizde su sıkıntısı olurdu. Şekerpınar’dan su çekerdik. O da oldukça zor olurdu. Rahmetlik Satılmış amca su çekmeden canı çok yanmıştı. Beni ne zaman görse “İsmail yavrum bir hortum olasıda şeker pınara sokası evdeki kuyuyu doldurası” diye devamlı söylerdi. Allah rahmet eylesin mekânı cennet olsun. Çok iyi komşularımızdı.

Bugünkü anlatacaklarım bundan ibaret olup, haftaya başka bir dizide buluşmak üzere yazımı Yozgat sürmelisinin bir dizisi ile bitiriyorum. Hepinize selamlar, saygılar, sevgiler.

Hastaneye girdim dineldim kaldım.

Ağlayan gözlerim kör oldu sandım.

Annem ben bu derdi sevdadan aldım

Kader böyle imiş kime ne deyim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsmail Cenan Arşivi