Altın 6447.07 %1.63
BIST 14421.15 %0
Dolar 46.463 %0.05
Euro 53.5057 %-0.24
Sterlin 61.5541 %0.13

Yurt dışında yaşayan bilim insanlarımız Türkiye'ye dönerler mi?

20-23 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivalinde konuşan Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“Dünyanın her yerindeki bilim insanlarımızı, ülkemizde başlattığımız bilim ve teknoloji atılımımıza katılmaya davet ediyorum.” sözleriyle yurt dışında yaşayan Türk bilim insanlarına açık bir çağrı yaptı.
Bu çağrının temelinde Türkiye’nin son 10 yılda askeri teknoloji alanında gerçekleştirmiş olduğu yeni teknolojilerin ve atılımların oluşturmuş olduğu özgüvenin yattığı çok açık. Türkiye bugün itibariyle askeri teknoloji alanında yüzde 65’lik bir yerlilik seviyesine ulaşmış durumda gözüküyor.
Askeri teknoloji alanında ulaşılan bu başarı elbette asla yadsınamaz ve küçümsenemez fakat bütün bu gelişmeler yurt dışında yaşayan Türk bilim insanlarının Türkiye’ye dönmelerini sağlar mı? Bu konuda maalesef çok da iyimser olabileceğimizi düşünmüyorum zira Türk bilim insanlarının yurda dönebilmelerinin koşulları bugün için Türkiye’de mevcut değil.
Bunun sebepleri ise şunlar:
1) Türkiye’de bilimsel ve teknik bilgi üretilebilmesi için yeterli düzeyde olması gereken bilimsel ve teknik özgürlük alanının olmaması.
2) Türkiye’de hali hazırda mevcut olan üniversitelerimizin son derece içe kapalı, merkeziyetçi ve katı bürokratik yapıları.
3) Türkiye’ de şu an çok yaygın olan ve nerdeyse her kamusal kuruma sirayet etmiş olan nepotizmin(akraba kayırmacılığı ) üniversitelerimizde şu anda çok yaygın olması. Rektörlerin bir çoğunun üniversiteleri kendi çiftliklerini yönetir gibi yönetmeleri.
4) Üniversitelerin akademik, idari ve mali özerkliğinin olmaması.
5)Akademik alanda liyakatin ve ehliyetin bulunmaması.
6) Siyasetin üniversiteleri tamamen etkisi altına alması siyaseten güçlü olan kişilerin ve aktif siyasi hayatını tamamlamış kimi kişilerin rektör olarak atanıyor olması.
6) Türkiye’de araştırma ve geliştirme alanında halen gereken bütçelerin sağlanmıyor oluşu aynı zamanda Türkiye’nin bağımsız ulusal bilim kurullarından yoksun olması.
7) Türkiye’de üniversite ve sanayi arasında var olması gereken işbirliğinin bir türlü kurulamamış olması.
8) Türkiye’de bilimsel ve teknik bilgi üretimi sağlayacak olan bir bilimsel ve teknik eko-sistemin olmaması.
9) Türkiye’nin son 5 yılda giderek batıdan kopan ve kendi içine kapanan, demokratik değerlerden uzaklaşan bir ülke imajı çizmesi.
10) Türkiye’nin son yıllarda hukuk devleti alanında ve toplumun adalete güveni noktasında bariz bir biçimde gerilemesi.
11) Eğitim sistemimizin çağın gerekliliklerine uygun bir biçimde dönüştürememiş olmamız son 10 yılda Fen ve matematik alanlarında öğrencilerimizin gözle görülebilir düzeyde başarısız olması.
12) Önümüzdeki iki yıl boyunca ekonomi alanında yaşanacak olan ekonomik daralma ve bunun bilimsel ve teknik araştırmaların desteklenmesi konusundaki olumsuz yansımaları.
Yukarıda saydığım bu 12 madde üzerinden düşündüğümüzde Yurt dışında yaşayan ve her türlü maddi ve manevi imkana sahip olan bir bilim insanının yerine kendinizi koyduğunuzda siz Türkiye’ye dönmeyi tercih eder misiniz? Bu soruya vereceğiniz cevap ister evet ister hayır olsun her iki cevabın da saygıdeğer olduğunu belirtmeliyim. Ülke olarak bilimsel ve teknik gelişmelerin asla tesadüf olamayacağını bunun gerçekleşmesi için kurumsallaşmış ve aynı zamanda gelişmiş dünya ile entegre olmuş bir bilim hayatına sahip olmamız gerektiğini bilmek durumundayız.
Özeleştiri yapmadan batının 400 yıllık bilimsel ve teknik gelişiminin altında yatan bilimsel ve felsefi düşünce sistemini kavramadan bilimsel ve teknik gelişmeler sürdürülebilir olamaz.
Bugün bir çok iyi yetişmiş vatandaşımızın yurt dışına gittiği bir dönemde tersine bir beyin göçü oluşturmak istiyorsak bunun yolu bu ülkede bilimsel ve teknik gelişimin önünü açacak özgürlükçü bir bilim hayatı inşa etmekten geçer. Bunun da yolu başta demokrasi,hukuk devleti, güçler ayrılığı gibi alanlarda son yıllarda yaşamış olduğumuz gerilemeyi ortadan kaldırıp geleceği dönük hikayesi olan bilimsel ve teknik düşünceyi her alanda hakim kılmaktan geçer.
Türkiye bu koşulları sağlamadığı müddetçe bir binanın kapısına üniversite tabelası asmak nasıl o binayı üniversite kılmazsa yurt dışındaki bilim insanlarınızın ülkenize geleceğini düşünmekte nafile bir umuttan öte olmayacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Tansel Arşivi