Müzellefoğlu Hacı Ahmed Efendi, kolbaşısı Dedikhasanlı Mehmed Şâkir Efendi olan memleketin irfan hayatında müstesna bir mevkie sahip iz bırakmış zevat-ı kiramdandır. Hatta Köhne-i Kebir’in mânen mamureliğinin kaynağı odur dense sezadır. Asra yaklaşan bereketli ömrünün son demlerinde yani Millî Mücadele sırasında yaptıkları ise ayrı bir destandır. O zamanlarda, saye-i maneviyyeleri ile Sorgun, büyük cihadın şuuru içinde hem birlikten yana olur ve hem de eşkıya baskınına bile uğramaz. Daha ne olsun!Hacı Ahmed Efendi, 1840’da Köhne-i Kebir-Sorgun’da dünyaya gelir. Babası ulemadan Müderris Mehmed Feyzullah Efendi, annesi Fatma Hanım’dır.Aile aslen Türkmen’dir. Horasan ellerinden Tokat’a, oradan da Yozgat’ın Kuşçu Köyü’ne gelip yerleşmişlerdir.Müderris Mehmed Feyzullah Efendi, Kuşçu Köyü’nde ders okuturken, Ramazan münasebetiyle imamlık yapması ve beraberinde vaaz vermesi için Sorgun’a davet edilir.Sorgunlu çok memnun kalır ondan. Ramazan’dan sonra köyüne gönderilmeyip Sorgun’da yerleşip kalması için razı edilir. Sorgun’a yerleşir. Burada evlenir. Salih Paşa Camii’nin hemen kuzey istikametinde bir medrese açılır. Feyzullah Efendi, burada ders okutmaya başlar. Bu sayede dışarıdan ilim için gelenler olur. Şöhreti kısa zamanda yayılır.Hacı Ahmed Efendi, babasının etrafında genişleyen ilim muhitinde henüz yeni yetişirken babası vefat eder. Babası, ruhunu teslim etmeden bir az evvel, hanımına, oğlu Ahmed’in Köseyusuflu’daki medreseye gönderilmesini, arkadaşı Büyük Hocaefendi diye meşhur Müderris Mehmed Efendi’ye emanet edilmesini, böylelikle ilmini ikmâl etmesinin temin edilmesini vasiyet eder ve ruhunu teslim eder.Ailesi vasiyeti yerine getirir ve Ahmed Efendi Köseyusuflu’ya gönderilir.Ahmed Efendi, Köseyusuflu’da, babasından başladığı tahsilini ciddiyetle sürdürür ve on beş sene ders okur. Hocasından hususî ihtimam görür. İkmâl-i nüsah eyleyerek icazetini alır. Hocası: “Oğlum Ahmed. Köhne-i Kebir’e git. Babanın medresesini tekrar aç. Babandan sonra orada sönen ilim ışığını yak. İlmi yay. Babanın postu senindir.” deyip talebesini Sorgun’a müderris olarak gönderir.Sorgun’a gelen Hacı Ahmed Efendi, babasının medresesini esaslı bir şekilde tamir ettirir ve talebe okutmaya başlar. Kısa zamanda etrafında geniş bir talebe halkası oluşur. Pek çok talebe yetiştirir. Çok geçmeden medrese, ahalî arasında Hacı Ahmed Efendi Medresesi olarak anılmaya başlar.Hacı Ahmed Efendi, kâmil bir azattır aynı zamanda. Yozgat’ta bulunan Halvetî Tekkesi Pîri Büyük Şeyh Efendi (d. 1773 v. 1895) diye meşhur Hacı Ahmed-i Velî’ye müntesiptir ve Büyük Şeyh Efendi’nin halifelerindendir. Sorgunlu Hacı Ahmed Efendi, şeyhinin Hakk’a yürümesinin ardından Nakşbendiyye’den de hilâfet almıştır. Büyük Şeyh Efendi, son anında emanetini teslim etmeye yakın, son hizmetlerinin Sorgunlu Hacı Ahmed Efendi tarafından görüleceğini, onun tarafından yıkanacağını bildirir: “Beni yıkayacak olan da gelip hizmetini görür.” dedikten sonra âlem-i cemâle intikâl eder. Yozgat’tan Sorgun’a haber vermek üzere bir atlı çıkarılır.O günün gecesinde Hacı Ahmed Efendi, manevî bir zuhurat üzerine arabayı hazırlatarak Yozgat’a doğru yola çıkar. Sabaha kadar vakit kaybetmeksizin yol gelirler. Muslubelen’i çıkarlarken, sabaha karşı Yozgat’tan gelen atlı ile karşılaşırlar. Yozgat’ta ne var ne yok diye sorduklarında, Büyük Şeyh Efendi’nin Hakk’a yürüdüğünü haber alırlar. Doğruca dergâha varan Hacı Ahmed Efendi, şeyhinin bittamam hizmetini görür, aynen işaret edildiği gibi…Hacı Ahmed Efendi’nin menakıbından bir diğeri…Çerkez Edhem Bey, Millî Mücadele başında Yozgat’ta meydana gelen müessif hadiseler dolayısıyla usatı te’dib için Yozgat’a gelir. Tafsilât malûm! Yozgat’ta kurulan darağaçlarının, sûikastların, idam ve infazların bir benzerini de Sorgun’da yapmak niyetindedir. Bu niyetle Sorgun üzerine yürür.Ahalî fevkalâde telâşlanır. Kimin başına ne gelecek belirsizdir çünkü. Edhem Bey henüz gelmeden kalabalık bir heyet Hacı Ahmed Efendi’ye gider. Vâki bir zulme karşı dua ve himmet isterler. Hocaefendi gelenleri teskin eder ve: “Sizi de beni de koruyan Cenab-ı Hak’tır. Hepimizi koruyup gözeten Rabbimizin Yâ Hâfız ism-i şerifine sığınalım. Hepinizin emaneti Allah (c.c.) olsun.” diye duada bulunur.Bunun üzerine Sorgunlular ortalıkta dolaşmadan evlerine çekilirler.Edhem Bey Sorgun’a girer, vaziyete derhal hâkim olur. Kimler usattan, soruşturtur. Maksat belli, darağaçları adam bekliyor. Evler aranır. Bulunan silahlar ve atlar toplanır. Gün, ertesine devreder.Sabah olan olur! Edhem Bey telâş içindedir. Bir gün evvelki hiddetinden eser yoktur üzerinde. Nahiye Müdürü’nü çağırtır. Ona şu itirafta bulunur: “Dün fevkalâde hiddetli idim. Niyetim, tıpkı Yozgat’taki gibi kim suçlu, kim usattan, divan-ı harp kurup epeyce adam sallandırmaktı. Rüyamda uzun boylu, ak sakallı bir pîr gördüm. Elindeki asayı az kalsın vuracaktı. Beni sert bir şekilde ihtar etti. Öyle korkuttu ki! Telâş içinde uyandım ve hiddetimden eser kalmamış. Sorgun’da böylesi bir pîr var mıdır?” diye sorar.Nahiye Müdürü, Sorgun’da tarifteki gibi Hacı Ahmed Efendi adında bir zat-ı muhteremin olduğunu haber verir.Aldığı cevaptan sonra Edhem Bey: “Derhal Efendi Hazretlerinin devlethanelerine adam salın. Müsaade isteyin. Ziyaretlerine geleceğim.” emrini verir.Hocaefendiye haberci gider.Edhem Bey, yanına birkaç kişi daha alarak Hacı Ahmed Efendi’nin devlethanelerine gider ve huzura çıkar. Efendiyi görür görmez, adeta dizlerinin bağı çözülür. Karşısında durduğu zat, rüyasında gördüğü mübarektir. Hürmetle Hacı Ahmed Efendi’nin elini öper. Yanına oturur. Biraz sohbet ederler. Dua ricasında bulunur ve oradan ayrılır.Hacı Ahmed Efendi’nin manevî himayeleri sayesinde kimsenin malına ve canına bir zarar vermez. Silahlar hariç, toplanan atlar iade edilir.Böylelikle Sorgun, büyük bir felâketin eşiğinden dönmüş olur.Kerameti zahir bir Hak dostu olan Sorgunlu Hacı Ahmed Efendi’nin mürettep bir de divanı vardır. Kendisine münkir olanlara karşı söylediği şu beyit yaygındır:Taş atar mı meyvesiz eşcâra hiç halk-ı cihânSöyleyenler söylesin sen Hâlık’ınla ol hemânHacı Ahmed Efendi ilim, irfan ve irşadla geçen bereketli bir ömrün ardından 1921’de âlem-i cemâle uğurlanır ve Sorgun’da sırlanır.