Çağımızda her türlü ahlaksızlığın ve sapkınlığın açıkça, hatta kimi çevreler tarafından takdir edilerek yaşandığına şahit oluyoruz. Şüphesiz ki bunun temelinde dinsizlik, inançsızlık, ateistlik ve İslam düşmanlığı vardır.
Ahlaksızlık ve edepsizliğin en önemli sloganları olan “modernlik”, “çağdaşlık”, “cesurluk” ve “özgürlük” adı altında her türlü ahlaksızlık mübah görülmektedir. Bu tür ahlaksızlıklar, birçok ülkede adeta meşru hale gelmiştir.
Kuşkusuz modern bir dünya görüşüne sahip olmak, çağın gelişmelerini yakından takip etmek ve yeniliğe açık olmak güzel özelliklerdir. Ancak bunu ahlaksızlık ve dejenerasyon için araç olarak kullanmak büyük bir aldatmacadır.
Ahir zamanda ortam, bu ahlaki çöküşü tetikleyen ve destekleyen unsurlarla dolup taşacaktır. Nitekim günümüzde dünyanın pek çok ülkesinde barlar ve gece kulüpleri gibi sözde eğlence mekânları, ahlaksızlığın adeta bir sektör haline gelmesine neden olan yerler haline gelmiştir.
Fuhuş sektöründen para kazanma, bazı yerlerde adeta yasal hale getirilmiş ve çeşitli devletler tarafından desteklenir olmuştur. Özellikle bazı Uzak Doğu ülkelerindeki durum göz önünde bulundurulduğunda bu gerçek daha net anlaşılmaktadır.
Belirli çevreler tarafından yapılan telkinlerin etkisiyle eşcinsellik neredeyse makul ve olağan gösterilmeye çalışılmış, televizyonlarda ve yazılı basında teşvik edilir hale gelmiştir. Eşcinsel hakları, dernekleri ve evlilikleri gibi konular rahatlıkla gündeme getirilmekte, hatta bazı ülkelerde bu durumlar yasal güvence altına alınmaktadır.
Günümüzde evlilik dışı ilişkilerin, fuhuşla geçimini sağlamanın, kumarın, yolsuzluğun ve israfın yaygın olduğu görülmektedir. Daha da önemlisi, bu tür haber ve görüntülerle toplumun bilinçsiz kesimleri de benzer bir yaşama özendirilmektedir.
İçki, kumar, alkol ve zina; Allah tarafından haram kılınmış büyük günahlardır. Yüce Rabbimiz ayetinde şöyle buyurur:
“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, çirkin bir hayasızlık ve kötü bir yoldur.” (İsra Suresi, 32)
Aile düzenini yok eden başlıca unsurlar; içki, kumar, uyuşturucu ve zinadır. Bunlar bir eve girdiğinde o evde, o toplumda huzur kalmaz. Bu alışkanlıklar, insanı ve toplumu ifsat eden zehirli unsurlardır.
Peygamber Efendimiz’den (sav) rivayet edilen hadislerde, ahir zamanda ahlaksızlığın yayılacağı haber verilmiştir:
“Fuhuş açıkça yapılmadıkça kıyamet kopmaz.”
“Zinanın çoğalması kıyamet alametlerindendir.”
“Kıyamet yaklaşınca haya ortadan kalkar.”
Fuhşun yaygınlaştırılması ve medya aracılığıyla teşvik edilmesi, ahlaki çöküşün ne denli derinleştiğini göstermektedir.
İnsanlar evlilik dışı ilişkilere yönlendirilmekte, bu durum toplumda normal karşılanmaktadır. Gençler evlenmeyi düşünmemekte, çocuk sahibi olmayı ise yük olarak görmektedir.
Her yıl sokağa terk edilen, nesebi belli olmayan çocukların sayısı artmaktadır. Bu çocukların bir kısmı, yaşamlarını sokaklarda; uyuşturucu ve fuhuşun pençesinde sürdürmektedir.
Günümüzde yaşanan bu tablo, Peygamber Efendimiz’in (sav) asırlar önce haber verdiği durumları hatırlatmaktadır. Ahlaksızlığın olağan hale geldiği bu dönemde insanların tepkisizliği de bu süreci hızlandırmaktadır.
Sözün özü şudur: Ahlaksız toplumlar yok olmaya mahkûmdur. Tarihte bunun pek çok örneği vardır. İnsanca yaşamak varken hayvani bir yaşamı tercih etmek, insanlığın ve ahlakın sonudur.
Günümüzün vahşeti ve ahlaksızlığı, bizleri İslam’dan, insanlıktan ve kardeşlikten uzaklaştırmaktadır.