Bir Soru Değişir, Bir Hayat Değişir mi? - 2

Ne yazık ki her yıl binlerce genç, yalnızca puanına göre tercih yaptığı ya da çevresinin yönlendirmesiyle karar verdiği için kısa süre sonra pişmanlık yaşıyor. Bölüm değiştirenler, üniversiteyi bırakanlar ya da yıllarca sevmeden yaptığı bir mesleğin içinde kalanlar bunun en somut örnekleridir. Buna karşılık puanı belki daha düşük ama yeteneğine ve karakterine uygun bir alanı seçen birçok genç, hem mesleğinde başarılı oluyor hem de yaptığı işten mutluluk duyuyor.
Demek ki başarıyı belirleyen yalnızca yüksek puan değil; doğru tercihtir.
Tercih yapılırken sadece üniversitenin adı ya da bulunduğu şehir değil; akademik kadrosu, uygulama ve staj imkânları, yabancı dil olanakları, mezunlarının istihdam durumu ve öğrencilerine sunduğu sosyal ortam da mutlaka araştırılmalıdır.
Üniversite dört yıllık bir eğitimden ibaret değildir; insanın hayatına yön veren önemli bir başlangıçtır.
Bir başka önemli konu ise geleceğin mesleklerini doğru okuyabilmektir.
Dünya, belki de insanlık tarihinin en hızlı değişim dönemini yaşıyor. Yapay zekâ, veri bilimi, siber güvenlik, biyoteknoloji, sağlık teknolojileri ve yeşil enerji gibi alanlar her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Bundan on yıl önce pek bilinmeyen birçok meslek bugün en çok ihtiyaç duyulan alanlar arasında yer alıyor.
Büyük ihtimalle on yıl sonra bugün adını bile bilmediğimiz yeni meslekler konuşulacak.
Gençlerimiz sadece bugünün değil, geleceğin dünyasına da hazırlanmalıdır.
Fakat meslek seçiminde gözden kaçırılmaması gereken en önemli ölçü, insanın severek yapacağı işi seçmesidir. Sadece yüksek maaş, popülerlik ya da çevrenin beklentisiyle yapılan tercihler, zamanla mutsuzluğa dönüşebilir.
Oysa sevdiği işi yapan insan, yorulsa bile vazgeçmez; üretir, öğrenir ve gelişir.
Hacı Bektaş-ı Veli’nin, “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.” sözü bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Mevlânâ’nın, “Ümitsizlikten sonra nice umutlar vardır.” sözü ise sonuç bekleyen her gence sabrı ve umudu hatırlatıyor.
Bilgiyle yürüyen ve umudunu kaybetmeyen insanlar, hangi engelle karşılaşırsa karşılaşsın yeniden ayağa kalkmayı başarır.
Bu süreçte ailelere de büyük görev düşüyor. Çocuklarını başkalarıyla kıyaslamak yerine onları dinlemeli, ilgi alanlarını ve yeteneklerini anlamaya çalışmalıdırlar.
Her öğrencinin hikâyesi farklıdır. Başarı, herkes için aynı zamanda ve aynı şekilde gelmez. Bazen bir yıl geç gelir ama çok daha sağlam gelir.
Okulların rehberlik servisleri de bu dönemde daha aktif olmalıdır. Yaz tatili sadece dinlenme zamanı değildir. Aynı zamanda öğrencilerin kendilerini tanıyacakları, meslekleri araştıracakları ve uzman desteği alacakları önemli bir fırsattır.
Rehber öğretmenlerle yapılacak doğru bir görüşme, bazen yıllarca sürecek bir pişmanlığın önüne geçebilir. Doğru yönlendirme, doğru geleceğin ilk adımıdır.
Geçmişe baktığımızda görüyoruz ki istediği üniversiteyi ilk denemesinde kazanamayan, bölüm değiştiren ya da kariyerine bambaşka bir alanda başlayıp daha sonra bilimde, sanatta, eğitimde ve iş dünyasında önemli başarılara imza atan binlerce insan var.
Onları başarıya ulaştıran şey, ilk sınavdaki puanları değil; çalışmaktan vazgeçmemeleri, kendilerini geliştirmeleri ve hedeflerine olan inançlarıdır.
Birkaç gün sonra sonuçlar açıklanacak. Kimileri büyük bir sevinç yaşayacak, kimileri belki hayalini bir yıl daha erteleyecek. Ama unutulmamalıdır ki hiçbir sınav sonucu bir insanın değerini belirlemez.
Üniversite sınavı hayatın tamamı değil, uzun bir yolculuğun sadece bir durağıdır.
Çünkü bazen bir soru değişebilir, bir puan değişebilir, hatta sıralamalar da değişebilir.
Ama bir hayatı gerçekten değiştiren; insanın bilgisi, karakteri, azmi, doğru tercihi ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemesidir.
Gençlerimize düşen görev yalnızca iyi bir üniversite kazanmak değil; kendini sürekli geliştiren, üreten, sorgulayan, ülkesine ve insanlığa değer katan bireyler olmaktır.
Asıl başarı da işte o zaman anlam kazanacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fatih Aşkın Arşivi