Belki bilinçli, belki bilinçsiz… Belki bilerek, belki de bilmeyerek yapıyorlar. Birilerini yıpratmaya çalışırken aslında memleketi yıpratıyor, memlekete zarar veriyorlar.
Kimileri pusuda bekliyor; bir hata, bir yanlış yapmanızı bekliyor. Mükemmel olsanız bile, “Muhteşem olamadınız.” diyerek kırbacı vuruyor. Birilerinin ipi başkalarının elinde. Ne bir duruş var ne de bir omurga… Kukla gibi yönetiliyorlar. Yeter ki menfaatlerine zarar gelmesin. Her şey çıkar ilişkisine dönüşmüş durumda.
Çamlık’ta kullanılmayan, kapısı kilitli bir tuvalet bir anda haber oldu. Ben, Belediye Başkanımız Sayın Dr. Kazım Arslan’a sordum. Kendisi, oranın bir önceki Belediye Başkanımız Sayın Celal Köse döneminde kapatıldığını, bölgede hoş olmayan olaylar yaşandığı için duvar örüldüğünü, hatta o duvarın ve kapının kırılarak yeniden içeri girildiğini söyledi. Keşke haber yapılmadan önce bunlar da sorulsaydı.
Bir belediye başkanını yıpratmaya çalışırken kötü reklam yapılan aslında memleket oluyor. Çamlık, Türkiye’nin ilk milli parkı; binbir çeşit ağacıyla eşsiz bir doğa harikası. Böylesine güzel bir değeri tanıtmak yerine neden en dipteki olumsuzluğu öne çıkarıyoruz?
Olması gereken önce konuşmak, bilgi almak, araştırmak değil midir? Eğer tüm bunlardan sonra sorun hâlâ devam ediyorsa, elbette haber de yapılır, manşet de atılır. Ama memlekette tanıtılacak bu kadar güzel yer varken neden sürekli olumsuzlukları öne çıkarıyoruz?
Ben yapılmayan işleri ya da görevini yerine getirmeyenleri görmezden gelelim demiyorum. Ancak tek suçlu belediye mi? Peki bizim insanlarımız kullandığı tuvaleti, piknik yaptığı mesire alanını temiz bırakmıyorsa bunun sorumlusu sadece belediye ya da Orman İşletmesi mi? Olaylara hep tek pencereden mi bakacağız? Bakış açımız hiç değişmeyecek mi?
Bir de bu taraftan bakalım. Neden hep öküzün altında buzağı arıyoruz? Neden dünya sadece bizim etrafımızda dönüyormuş gibi davranıyoruz? Neden sürekli aşağı çekmeye, en dibe batırmaya çalışıyoruz?
Yapmayın…
Bu memlekete en büyük zararı siz veriyorsunuz. Çıkarlarınız söz konusu olduğunda kimseyi tanımıyorsunuz. Kendi çıkar savaşlarınızda memleketi kullanmayın. Çünkü bu memleket hiç kimsenin babasının çiftliği değildir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.