Arzu Köylüoğlu

Arzu Köylüoğlu

Mehmet Amcamın Ardından…

Mehmet amcam… Mehmet Keven…
Yılların kebap ustası… Yılların İstanbul Lokantası… Bir devir kapandı, çocukluğum kapandı.
Geçen hafta kaybettik Mehmet amcamı. O kadar üzüldüm ki… Baba dostu, aile dostuydu. Keven ailesi benim için çok değerli, çok kıymetlidir; yerleri her zaman çok başkadır.
Minicik lokantasında yıllarca tandır yaptı. Babamla giderdik. Önlüğü önünde, o koca bıçağıyla hızlı hızlı tandırı keserdi. Öğle arası lokanta dolup taşardı. Ekmek kadayıfı ise şahane olurdu.
Gülen gözleriyle karşılardı hep. Hal hatır soramadıysa bile kafasını uzatır, masamıza doğru eğilip “Nasılsınız, doydunuz mu?” diye sorardı. Küçücük dükkânında dünya dolusu iş yapardı.
Şef Ali amcam… Yılmaz abim… Mekânları cennet olsun.
Tandır yaptığı pencerenin önündeki o küçücük dükkânda huzur vardı. Bazen o pencereden dalıp giderdi. Babam, “Yine nereye daldın gittin?” deyince yüzünde sıcacık bir tebessüm belirirdi. Bazen de lokantanın önünden geçerken cama vurur, bize el sallardı.
Sonra lokantayı diğer tarafa taşıdı. Ustalığı Yılmaz abiye bıraktı. Yorulmuştu… Kolay değildi yılların ustası olmak.
Beyefendiydi, asildi. Muhteşem evlatlar yetiştirdi. Şükran teyzem ise hayat arkadaşı olarak onun en büyük şansıydı. Nasıl asil, nasıl kibar bir kadındır…
Kardeş acısı gördü, evlat acısı gördü Mehmet amcam. Buna rağmen hep dimdik durdu.
Onu çok severdim. Yanağımdan makas alır, öyle gönderirdi. Espriliydi, komikti. Kahkahası hâlâ kulaklarımda.
Kimseye zararı olmayan, kendi dünyasında, kendi hâlinde bir insandı. Hayat onu yıprattı, yordu. Yine de hep güldü, hayattan hiç vazgeçmedi.
Bazen kasada Yılmaz abi olmazdı. Gelmediği günler olurdu. Babam, “Nerede Yılmaz?” diye sorduğunda boynunu büker, “Ne sen sor ne ben söyleyeyim.” derdi. Babam da takılırdı: “Sen genç olmadın mı Kevenoğlu?” O da gülerek, “Arzu var, bir şey söylerdim de...” derdi.
Yılmaz abi geldiğinde ise daha mutlu olurdu. Gözünü ondan hiç ayırmazdı.
Şimdi kavuştu oğluna…
Mekânın cennet olsun Mehmet amcam.
Senin gibi bir baba dostunu, asil bir insanı kaybetmenin; seninle birlikte bir devrin kapanmasının derin üzüntüsünü yaşıyorum.
Babama selam söyle…
Lokantaya fotoğraflarını astığımızı söylemeyi de unutma.
Çok üzgünüm… Çok…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arzu Köylüoğlu Arşivi

Adab-ı muaşeret...

24/06/2026 01:20

Yozgat’ı Tanıtmak!!

09/06/2026 01:40

Devlet Adamı

02/06/2026 01:50

İyi ki Varlar Köşesi

27/05/2026 02:20

Meşrulaştırmak

19/05/2026 02:30

İyi ki varlar…

12/05/2026 02:20

Necmettin Koç

14/04/2026 02:40