Namaz kılanın da Müslüman olduğu anlaşılır.
Kâfir namaz kılmaz.
Onun için Peygamber Efendimiz, (Müslümanla kâfiri ayıran fark namazdır) buyuruyor.
Kâfirlerin safında değil, Müslümanların safında olmaya çalışmalıyız.
Tabiînin büyüklerinden olan Hasan-i Basrî hazretleri buyuruyor ki:
“İçinde yılan bulunduğu bilinen bir deliğe kimse elini sokmaz.
Eğer sokarsa, içinde yılan bulunduğuna inanmamış demektir.” Bunun gibi, Allahü teâlâya ve Cehenneme inanan kimsenin, İslamiyet’in yasak ettiği şeyleri yapmaması lâzımdır.
Günah işleyenlerin, (Biz Allah’tan korkuyoruz) demeleri, (Yılan beni sokmaz) diyerek elini yılan deliğine sokmasına benzer.
Hâlbuki yılan sokar, ateş yakar. Cenab-ı Hak sözünde durur.
Azabı da çok şiddetlidir.
Allahü teâlâ, (Azabım çok şiddetlidir) buyuruyor. İmam-ı Gazâlî hazretleri de buyuruyor ki:
Akıllı olanın, aslandan korkmaması düşünülemez.
Cenâb-ı Hak, Davud aleyhisselâma, (Yırtıcı hayvandan, kükremiş aslandan nasıl korkuyorsan, benden de öyle kork!) buyurdu. (Berîka).
Çünkü aslan, kimseden korkmaz, öldürmemek için bir sebep aramaz.
Yani aslanın öldürmesi, onun bir suçundan dolayı değildir.
Böyle düşünenin Allah’tan korkmaması, ibadetlere sarılmaması mümkün değildir.
Yine Allahü teâlâ, (Benden korkarak ibadet etmek, diğer ibadetlerden üstündür) buyurmuştur. (Taberânî)
Abdullah ibni Abbas hazretleri buyuruyor ki:
(Allah’tan kork) denilen kimsenin, (Sen işine bak, ben ne yapılacağını bilirim) demesi çok kötüdür.
Çünkü Allahü teâlâ, (“Allah’tan kork” denilen kimse, cahillik gururuna kapılarak, günah işlerse, artık ona Cehennem kâfidir) buyuruyor.