Berat Arapça berâe berâet kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Berâet, “iki şey arasında ilişki olmaması; kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelir. Şâbanın on beşinci gecesinde Müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı ümit edilerek bu geceye “Berat Gecesi” denilmiştir
Müslümanların günahlardan kurtulduğu, affedildiği, af belgelerinin yazıldığı ve bu belgelerin kendilerine verildiği önemli bir gecedir Berat Gecesi.
Berat gecesi mağfiret gecesidir. Hz. Peygamber (s.a.v.) Ayşe validemize bu geceyi şöyle anlatmıştır. “Bu gece (14 Şaban’ı 15’ine bağlayan gece) Şaban’ın onbeşinci gecesidir.
Allah-ü Teala hazretleri bu gecede, Beni Kelp Kabilesinin koyunların tüyleri sayısınca çok sayıda günahı olan müminleri bağışlar.
Cehennemden azad eder. Ancak bazı kimseler vardır ki, onları bağışlamaz, “
buyurdu.
Hz. Peygamberin haber verdiği Berat Gecesinde (bile) affedilmeyecek olan bu kişiler: “Allah’a Şirk koşanlar, Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenler, Yakınlarıyla akrabalık bağlarını kesenler, Hayat ve ihtişamlarına makam ve mal varlıklarına güvenerek büyüklük taslayanlar,
Ana ve babalarına karşı gelenler, onlara karşı maddi-manevi sorumluluklarını yerine getirmeyerek asi olanlar, Alkolik olanlar (Tövbe etmeyip alkole devam edenler) ve zinakarlar...”

Bu sayılanlar Berat Gecesinde Allah (c.c)’ın yüzlerine bakmayacağı ve af kapsamı dışında bıraktığı kimselerdir.
Doğumların, ölümlerin yazıldığı, rızıkların dağıtıldığı bu mübarek gecede Yüce Mevla’nın lütuflarından faydalanmak için, bu ihsanlara layık olmak için bu geceyi ibadetle geçirmeliyiz.
Hz. Muhammed’e ,(s.a.v) ümmetine şefaat izni ve yetkisi verilmiştir. Peygamberimiz Şaban’ın 13’üncü gecesi Ümmeti için Cenab-ı Haktan Şefaat niyaz etmiş: Allah’ü Teala’nın: “Ey Peygamber! Ümmetinin üçte birisi için sana Şefaat izni verdim” demesi üzerine 14’üncü gecede niyaz da bulunmuş.
Daha önce affedilen üçte birinin üzerine, bir üçte birlik bölüm için daha şefaat izni verilmistir. Hz. Peygamber 15’inde yine dua etti. Berat Gecesi olarak ihya ettiğimiz bu gecede Allah’ü Taala hazretleri Peygamberimize Ümmetinin tamamı için şefaat yetkisi verildi.
Allah-ü Teala hazretleri Berat Gecesinde gelecek yılın Berat Gecesine kadar dünyada bütün varlıklarla ilgili olarak, yaratacağı her şeyi ilgili ve yetkili meleklere bildirmekte, emir vermektedir
Bütün kullarının bir yıllık amelleri, hayatları Berat Gecesinde görevli melekler tarafından Cenab-ı Hakkın malumu olduğu halde Allah-ü Teala hazretlerine arz edilmektedir.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Beş gece vardır ki, bu gecelerde yapılan dualar reddolunmaz Recebin ilk gecesi, Şaban ayının 15’inci gecesi olan Berat Gecesi, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı gecesi ve Kurban Bayramı geceleri...”
Peygamberiz buyuruyor: “ Şaban ayının 15’inci gecesi olduğu zaman o geceyi ibadetle ihya ediniz ve gündüzünüzü de oruçlu geçirinz. Çünkü Allah-u Teala Hazretleri o gece güneş doğuncaya kadar dünya alemine rahmetiyle bakar ve rahmet nazarıyla tecelli ederek buyurur ki: “Yok mudur istiğfar eden? Affedeyim!
Yok mudur rızık isteyen? Rızkını vereyi! Yok mudur dert ve musibette olan? Şifasını vereyim.
Daha başka ne gibi dilek ve hacetleri olan varsa, istenilenlerin hepsini vereyim!”

Bu gece neler yapılabilir? Kaza namazları olan, kaza namazı kılabilir. Kaza namazları olmayanlar nafile namazı kılabilir.
Kur-an okumak sevaptır. Kur-an okumayı bilmeyenler mealinden okuyabilirler. Tesbihat olarak Kelime-i Şehadet-Kelime-i Tevhid getirilebilir. Tesbit ve tesbihatla, salat okumak, zikirde bulunarak ve tevbeyi-istifar getirilmelidir.
Hz. Peygamberin Berat Gecesinde okuduğu ve bizim de okumamızı istediği Berat duası şudur; “Allah’ım Azabından affına, gazabından rızana sığınıyor, senden yine sana iltica ediyorum. Seni gereği gibi övmekten, sana layıkıyla hamdetmekten acizim. Sen kendini övdüğün gibi yücesin, ulusun!..”
Anne ve babalar başta olmak üzere büyükler ziyaret edilip elleri öpülmeli, öksüzler, yetimler, düşkünler, fakirler ve yoksullar sevindirilmelidir.
Ölen yakınlarımız hatırlanmalı, kabristan ziyaretleri yapılmalıdır. Mübarek gecelerin gündüzüyle birlikte, bu gecelerin bir gün öncesi oruç tutmak sevaptır.
Ev halkıyla, çocuklarla sohbet edilerek bu gecelerin önemi anlatılmalı, onların da bu geceleri ibadetle geçirmeleri sağlanmalıdır. Unutmayalım ki, gelecek yılın Berat Gecesine kavuşamayabiliriz!
Berat Gecesini hayatımızın son gecesi kabul edip bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz...