“Korona virüsü ile aylarca veya yıllarca yaşayabiliriz. Bunu inkar etmeyelim veya paniklemeyelim. Hayatımızı boşa harcamayalım. Bu gerçekle yaşamayı öğrenelim.

Maskenin aşırı kapatılması ve eldiven takılması yanlıştır. Elleri sıkça yıkamak ve İki metrelik fiziksel mesafe bırakmak sizi korumanın en iyi yoludur. Evde kroner hastanız yoksa artık ev yüzeylerini dezenfekte etmenize gerek yoktur.

Süper market alışveriş merkezleri vb. Ürünlerin paketlenmesi, benzin istasyonları, alışveriş arabaları ve ATM'ler enfeksiyona neden olmaz. Ellerinizi yıkayın ve her zamanki gibi yaşayın. Coronavirüsü bir gıda enfeksiyonu değildir. Hastalık, grip gibi enfeksiyon damlacıklarıyla ilişkilidir. Yiyecek siparişi vererek corona transferinin kesin bir riski yoktur.

Pek çok alerji ve viral enfeksiyonla koku alma duyunuzu kaybedebilirsiniz. Bu, yalnızca koronavirüsün spesifik olmayan bir semptomudur. Eve gelince hemen kıyafetinizi değiştirip duş almanıza da gerek yoktur. Corona virüsü havada asılı kalmaz. Bu, yakın temas gerektiren bir solunum damlası enfeksiyonudur. Ilık suyla limon virüsü akciğerlere ulaşmadan önce öldürür.

Maskenizi takarak, Fiziksel mesafenizi koruyarak parklarda güzel vakit geçirebilirsiniz. Corona virüsüne karşı antibakteriyel sabun değil normal sabun kullanılması yeterlidir. Bu bir virüstür, bakteri değildir. Yemek siparişleriniz için endişelenmenize de gerek yok. Ama isterseniz mikrodalgada ısıtabilirsiniz.

Corona virüsü ayakkabılarınızla eve getirme şansı, günde iki kez yıldırım çarpması gibidir! 20 yıldır virüslere karşı çalışıyorum.

Sirke, şeker kamışı ve zencefil alarak virüsten korunamazsınız! Bunlar bağışıklık içindir, tedavi için değil. Uzun süre maske takmak nefes alıp vermenizi ve oksijen seviyenizi olumsuz etkileyecektir. Sadece kalabalığın içinde maske takın. Araç içinde ailece seyahat ediyorsanız maske takmanız da anlamsızdır.

Her zaman steril bir ortamda kalarak güvenlik zayıflatılır. Bağışıklığı artıran yiyecekler yeseniz bile, lütfen düzenli olarak parka ve plaja gidin. Vücudun bağışıklığı, evde oturup kızarmış, baharatlı, şekerli yiyecek ve içecekleri yemeden değil, patojenlere maruz kaldıkça artar. Corona virüsüyle yaşamayı öğrenmeliyiz.”

“Sokağa çıkamıyoruz diye evlerde, gizli mekanlarda bir araya gelirsek, konu komşu, eş dost, akraba oturmaları evde yeme içme, ziyafet, sohbet olursa bu tedbirlerin etkisi tabi ki by pass edilmiş olur. O zaman istenilen sonuca ulaşılamaz. O bakımdan bu dönemde kendi ev halkımızla kalmamız gerekir. Maske, mesafe ve temizliğe dikkat etmemiz şart. Olabildiğince dışarıya kalabalığa karışmamak, evde vakit geçirmek, hane halkımızla olmak en güvenli olanıdır.”
(Sağlıklı kalmanız dileğimle virüsten ve kalabalıklardan alabildiğinde uzak durunuz!...)