Haziran ayında "Yozgat Hayvan Hakları Ekibi" bir çok ilçemiz de ve Boğazlıyan da ziyaretlerde bulundu. Boğazlıyan belediyemizi, Boğazlıyan Kaymakamlığını ve Boğazlıyan Emniyet Müdürlüğünü ziyaret etmişlerdi. Her bir birimin bu konuda farklı görevleri var elbette. Ama en büyük görev belediyeye düşüyor. Kanun gereği Belediye sokak hayvanlarını kısırlaştıracak, tedavi edecek ve tekrar aldığı ortama bırakacak. Bu sayede hem hayvanların sayısı kontrol altına alınmış olacak, hem de sokaktaki çoğalan hayvanlarla ilgili vatandaşın şikayeti azalmış olacaktır. Mevzu ile alakalı, belediye başkanının arkadaşlarımıza söylediği şey, en kısa zamanda bir kısırlaştırma istasyonu kuracağı ve hayvanları tedavi edip kısırlaştırma yapacağı yönündeydi. Kısırlaştırma merkezi ile ilgili bakanlığa yazı yazdığını ve oradan cevap beklediklerini söylemişlerdi. Ama aradan 5 ay geçmesine rağmen maalesef bu konuda bir gelişme olmadı. Sorunlara ne kadar hızlı çözüm üretilirse yaşanan sıkıntılar da o derece azalacaktır.

Son günlerde Boğazlıyan sınırları içerisindeki çöplükte çok sayıda hayvan ölülerini orada yaşayan bir vatandaşımız kameraya çekip ve sosyal medyada paylaştı. Bu durum hem Yozgat'ta yaşayan hayvan severleri, hem de sosyal medyada takipçi olan insanları derinden üzdü. Ayrıca hasta bir köpeğimiz için kendi aralarında para toplayan duyarlı insanlar Yozgat'taki imkanlar kısıtlı olduğu için Ankara-Kayseri gibi büyük bir şehirde tedavisini yaptıracaktı Boğazlıyan da yaşayan bir hayvan sever tarafından bakımı yapılıyordu. Şikayet üzerine o hayvanın da ortadan kaybolduğunu üzüntüyle öğrendik. Hayvanların neden öldüğü ve kim tarafından öldürüldüğü hakkında herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Fakat video görüntülerinde de olduğu gibi onlarca hayvan öldürülüp çöplük bölgesine atılmıştır. Yüreğimiz dağlandı nasıl kıyarsınız o masum canlara! Nasıl yaparsınız bu katliamı! Kayseri ye gönderiyoruz diye aptal yerine koyuyorsunuz bizi. Kayseri’ye değil ölüme gönderiyorsunuz ne istiyorsunuz onlardan ne alıp veremediğiniz var. Boğazlıyan da Samsun da başka bir yerde yapılan bu canilikten utanıyorum kahroluyorum aklımın almadığı; bu caniliğe göz yuman gece yarısı torba torba yasa çıkaran Devlet neyi bekliyor hala. Kimseyi töhmet altında bırakmak istemiyorum ama Sayın Boğazlıyan Belediye Başkanım bu konuda sizden bir açıklama bekliyor verilen sözlerin yerine getirilmesini diliyorum.

NEYDİ BU KADAR ACELEN BE HAKAN

Hakan Güner. Yıllardır tanırım kardeşi yakın arkadaşım annesi babası iki mükemmel insan...Ahmet Amcam. O kadar kalender o kadar kibar ki yeri bambaşkadır bende. Hakan da öyleydi kibardı saygılıydı oğluna o kadar düşkündü ki dünya bir tarafa oğlum bir tarafa derdi. Gülünce gözlerinin içi gülerdi. Hayat doluydu hala inanamıyorum neden niye bu acele. Hepimizi çok üzdün neydi alıp veremediğin niye sığdıramadın kendini bu dünyaya. Hem kızıyoruz hem üzülüyoruz annen baban kardeşlerin oğlun eşin hepsi kahroldular ah dedim keşke yetebilseydik keşke yetişebilseydik sana. Bak ne çok sevenin varmış cenazen bu dönemde tıklım tıklımdı. Mekanın cennet olsun arkadaşım seni hiç unutmayacağız..

KÖTÜ BİR HAFTA

Nasıl kötü bir haftaydı bu. Hakan’a yanarken çok sevdiğim arkadaşım Muhsin Er’i kaybettik. Yeni bebeği olmuştu inanamadım. Yolda karşılaşınca hal hatır sorardı. Ne yazı ki Muhsin de TV de gördüğümüz vefat sayısı rakamlarının içine girdi. Hiç biri rakamdan ibaret değil o rakamlar düştüğü yeri yakıyor. Dünya iyisiydi ailesine sabır diliyorum. Mekanın cennet olsun Muhsin. Hiç incitmedin kırmadın kimseyi Rabbim de seni incitmesin.