Üzerine en fazla şiirler, şarkılar, türküler, maniler söylenen bir kelime.
Nedir acaba arkadaş?
Nereden çıkmıştır?
Neden üzerinde bu kadar duruluyor?
Türk Dil Kurumuna göre: Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş demekmiş.
Eski Türklerde Askerler savaşırken arkadan gelecek her hangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kaya veya taşa vererek ok atarlarmış. Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş ve ya bir kaya olurmuş. Yıllar sonra bu sırt dayanan taşın ismi arka-taş dan arkadaş şeklinde dilimize yerleşmiş ve bu gün bile güvenebileceğimiz bizi arkadan vurmayacak olan samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz isimdir.
Burada önemli olan tanıdık ve arkadaşın karıştırılmaması. Zaman zaman hepimiz bunu yapıyoruz.
Belki de o yüzden arkadaş konusunda çok seçici olmamız gerekli. Güven ortamın azaldığı ve ailelerin çocuklarına, çocukların ailelerine güvenmediği şu dönemde belki eski arkadaşlarımız bize daha faydalı olacaktır.
Evet yanlış duymadınız! Aileler çocuklarına, çocuklar ailelerine maalesef güvenmiyor.
Çocuklarımıza özellikle arkadaşları konusunda hep uyarılarda bulunmuyor muyuz?
Peki acaba biz ne kadar dikkat ediyoruz?
Biz bu konuda çocuklarımıza örnek olabiliyor muyuz?
Yeni tanıştığımız bir kişiyle hemen arkadaş olmak sizce ne kadar doğrudur?
Zaten tanımda da yeni tanışmak yer almıyor.
Mutlaka bu işleminde bir kriteri vardır.
Eskiler ne derler: Bana arkadaşını söyle. Sana kim olduğunu söyleyeyim.
Onlar kendilerine göre bir yöntem bulmuşlar.
Yemek yiyeceksin.
Yola gideceksin.
Alışveriş yapacaksın.
Şayet bu üç kriteri de geçersen arkadaşlık hakkı kazanılmış olunuyordu.
Bu kriter yeterlimi? Belki ama günümüzde bence az. Birazda zaman gerekli değil mi?
Gerçek arkadaş olmak ve hep arkadaş kalmak temennisiyle.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.