Toprağına tutku, ülkesine aşk, ülküsüne sevda ile bağlı ne kadar ilkeli yiğit varsa Kazankaya’da toplanıp Yozgatlıların hizmetine amade olmuşlar. Onların asaletli milliyetçiliği her kesimden takdir toplarken yücelen ve kazanansa hem Kazankaya hemde memleketimiz oluyor.

Koskoca Başkentte her ülkenin elçiliği, her şehrin derneği, her kuruluşun STK’sı, her oluşumunda temsilciliği var. Ama hiçbiri Kazankaya kadar ses getiren, kültürel zemini geniş, temsil yetisi yüksek, katılımı elit, sunumu kusursuz, ikramı cömert ne bir tanıtım nede ses getiren bir etkinlik yapabiliyor.

Kuruluş tarihi pekde eski olmamasına rağmen Türkiye’nin dilinde Kazankaya asaleti, adaleti ve azameti var. Misafirperver gönülleri, kültürel zenginlikleri, doğal güzellikleri, tarihi derinlik, gastronomik çeşitlilik ve insan kaliteleri herkesin dilinde. Dernekleri Kurumlar üstü bir performansla hem kasabalarını, hemde tüm Bozok Platosunu en üst limitten temsil edip anlatıyor, geleneksel motiflerimize herkesi hayran bırakıyorlar.

Tabiiki bu başarı skalalarının tamamının altında sofrası açık, gönlü cömert, yüreği güzel yiğit Başkan Arif BOLAT’la elit ekibinin imzaları var. Babadan, Atadan geçme asaletiyle tanınan başkan BOLAT’a yeterki Yozgat deyin, vatan, Kur’an, bayrak deyin canını ortaya sersin. Sofrasında Yozgat adına ağırlamadığı kimse, Yozgatlı için koşmadığı kurum, aşındırmadığı makam kalmamış desek yeridir.

Ramazan ayı içerisinde Bozok Üniversitemizden bir Profesör hocamız Yozgat’ta yapılacak bir etkinliğe davet için beni aradığında şöyle diyordu; “Yav geçen gün Facebook’tan Çamlık Gazetesi sayfasında canlı bir yayına denk geldim. Kazankaya’nın Dernek Başkanıymış. Yav ne kadar dolu, ne kadar donanımlı, hitabeti ne kadar düzgün, bilgisi, ifadesi yerinde liyakati yüksek bir Başkan. Bizim Yozgat STK’larında bölgemizin tarihini, kültürünü, doğasını, coğrafyasını böyle tarif edebilecek birikime, hitabete ve cümle dizgisine sahip birisine rastlamak zor. Vallahi çok gururlandım.” Diyordu.

Tarif ettiği Başkan Arif BOLAT’tı. Beyefendilik ve dürüstlük abidesi bu kıymet emeği, erdemi ve eserleriyle zaten heryerde farkediliyor, herkesin takdirini kazanıyor. Onlarca nitelikli etkinlik, yüzlerce vefalı ziyaret, binlerce hemşehri derdine derman girişimleri var. Hastasından yaşlısına, memurundan öğrencisine, işsizinden çiftçisine nerde mağdur, nerde malül biri varsa valisinden, vekilinden önce o aranıyor, o bulunuyor. Çünkü yüreği samimi, vefası elit, omurgası mert, sözüne er oluşu herkesin bilgisinde.

Mağdur hemşehrilerimize ve kasabasına yaptıklarını saysam inanmakta güçlük çekeceksiniz. Eğitimden, sağlıktan, ulaşımdan tut, akademik formatta bölge tanıtımlarına, birlik-beraberlik gecelerinden tut nitelikli bilgi seminerlerine, dayanışma kermeslerinden Köy Odası sohbetlerine, kültürel, sosyal, turistik, geleneksel en elit tarifler, tespitler, tasvirler ve temsiller onda. Yaptıklarını sıralasam günler alır. Heleki dün Keçiören İncirli Yunus Emre Kültür Merkezindeki genel kurulları inanın iktidar partisinin, ana muhalefet partisinin kurultayları düzeyindeydi. Onlar bile o nitelikte, o katılımda, o disiplinde ve o görsellikte program gerçekleştiremezler. Yav düşünsenize 1200’ün üzerinde üyesi, binlerce gönüllüsü ve milyonun üzerinde emektarı var. Başkentte kültürün K’sini bilmeyen referansları dikkate bile alınmayan, hitabetleri etkisiz, vizyonlerı dar, hizmet üretmedikleri halde yıllardır o kurumlara yapışık koca koca temsili sıfır, takdimi mahcup eden bir şey bilmez tembel dedelerden teşkil oluşumlarımızın aksine, Genç Kazankayalılar Derneği sadece son bir yıl içinde bakın neler yapmış;

213 adet büyük boy gıda kolisi, 227 adet market çeki, 9 full takım çocuk elbisesi, 12 full takım yetişkin elbisesi, 99 üniversite öğrencisine burs, 6 üniversite öğrencisine full takım elbise, 10 öğrenciye full takım kırtasiye seti, 28 kişiye giyim çeki, 8 öğrenciye bot-mont, 284.000.-TL nakit dağıtımı, 25 adet kurban kesimi ve paylar halinde hane hane dağıtımı, mezarlıkların bakımı, temizliği, onarımı, kültürel ve turistik tanıtımlar, temsiller daha onlarca kalplere dokunan yardım, iyilik ve ilgiler…

Bunlar sadece bir yıllık icraatları. Her yıl bunun gibi onlarca güzellik üretiyorlar. Deprem günlerinde bir gün gecenin geç saatlerinde derneklerinin önünden geçiyordumki ışıklarını görüp uğradım. Deprem mağduru illere ayni, nakdi hazırladıkları koli koli yardımları, giysi, gıda, oyuncak, kırtasiye bölüm bölüm tasnifleri, fert fert harcadıkları emekleri bir anlatsam inanın aklınız almayacak.

O kadar nezaketli, o kadar ince ruhlular ki bir cerrah titizliğinde hiçbir gönlü rencide etmeden her kalbe dokunuyor yürekleri ısıtıyorlar. Kasabalrında ve çevre köylerde tespit ettikleri 106 ailenin evine Ramazan boyunca ev ev yemek servisi yapmışlar, onlarca aileye ev eşyası dağıtmışlar. Her hastanın muayene, ilaç ve ziyaretlerini, yaşlıların gündelik işleri ve sağlık izlenimlerini titizlikle takip ediyorlar. Yav yüreğe sıcak gelen ne kadar evrensel insani güzellik varsa hepsini bunlar yapıyor. Tam bir sosyal yardımlaşma, dayanışma ve kültür derneği. Büyük büyük oluşumlar dahil çoğu hemşehri kurumları birlik isimlerini sadece tabelalarında taşıyıp, liyakatsız temsilleriyle orda burda davetsizce gezerken bunlar bu işi dert edinmiş, özünde-sözünde, emeğinde samimi ekipleriyle icraata dönüştürmeye ant içmişler.

Başkentte milyona yakın nüfusumuzun olduğu halde ne siyasette, ne ticarette, ne akademik camiada, ne bürokraside, hiçbir alanda referansları dikkate bile alınmayan, heryerde aynı sözleri konuşan, memleketimizle ilgili bir cümlelik tarih-kültür gelenek ve özellik bilmedikleri halde yıllardır bu kültür oluşumlarımıza yapışmış temsili sıfır, icraatı kısır, tembel emmilerin yerine keşke bizi Kazankayalılar temsil etse demekten geçemiyoruz.

Tüm Kazankayalılar alkışlar ve iltifatlarla Arif BOLAT, Murat SARIKAYA, Hasan GÜRGEN, Kemal KARATAŞ, Fatih SARIKAYA, Filiz HAZIRCI, Ramazan KELEŞ, Müslüm TAŞ, Cemil CEYHAN, Dursun METE, Egemen ERDOĞAN, Feyzullah AYDINTEPE, Cuma TORUN, Recep ÖZEL, Osman TORUN, İbrahim AYDINTEPE, Ümit UTKU, Anıl KUTLU, Gökhan TARTAN, Badesel ALAN, Arif KARAKAŞ, Arfif BALAMUT, Hüsemattin AYDINTEPE, Ömer BOZTEPE, Sıddık KAZANKAYA, Çağatay TORUN, Osman TOKSÖZ, Önder ERDOĞAN, İlhami UYAN, Osman UYAR, Murat TORUN, Sefa ERDOĞAN, Samet TORUN, Murat KARAKAŞ, Celal ERDOĞAN, Kenan KARAKAŞ, Kemal KARAKAŞ ve Harun SOLMAZ’ı 3 yıllığına tekrar göreve getirdiler. Bu ekipten biri olan Muhtarların Kralı ve misafirperverliğin imparatoru Mustafa İSBARA’nın emeklerini başka bir yazımda tekrar ele alacağım.

Kurultay havasında geçen genel kurulları tam bir kültür rüzgarı ve gövde gösterisiydi. Ne rüzgarı adeta bir kasırga bir tayfundu. Böyle bir katılıma ne siyasi partilerde, ne Fenerbahçe, Galatasaray divanlarında bile rastlayamazsınız. İcraatları, bilonçoları, projeleri, finansal takvimleri, tarihsel hedefleri teker teker okunup akil kurmaylardan, stratejist teknokratlardan teker teker görüşler alındı. Emek, erdem ve programlarına imrenmeyen, alkışlamayan kalmadı. Misafirlerin arasından “Keşke bizde Kazankayalı olsaydık” diyenleri duydum. Muhabbet havasında geçen bu devasa buluşmaya iştirak edenlerin çoğu daha sabahın ilk saatlerinden itibaren yerlerini tutmuş.

Asil karakteri ve omurgalı duruşunu çok sevdiğim Murat SARIKAYA başkan şöyle diyor. “Arif Başkan ve seçtiği yol arkadaşlarının hepsi birbirinden saygın şahsiyetler. Şehrimize ve hemşehrilerine hepimiz vefalı ve fedakarız. Yaptığımız ilkler, sunduğumuz kültürel tanıtımlar kurumlar üstü. Tüm STK’lara örnek, herkese model, özü sözü mert, güven abidesi Anadolu yiğitlerinden teşkil bir ekibiz.” Dedi.

Asri görgüsü, saygın bilgisi ve asaletli hanımefendiliğiyle şehrimizin yüzakı kıymetlerinden Filiz HAZIRCI Hanımda şöyle diyor; “Memleketim diye demiyorum ama, gördüğünüz gibi Dünyanın en asil, en cömert, en hanedan insanları Kazankaya’dan çıkar. İster burda, ister Kazankaya’da, ister Yozgat’ta, hangi hemşehrimizin hanesine giderseniz gidin, nerden gelirseniz gelin, konuk kimliğinizle başlarına taç olursunuz. Kolerado Kanyonundan daha görsel, tropikal bölgelerden çok daha estetik, yakut gibi tabiatımız, zümrüt yeşilliklerimiz, billur sularımız, derya gönüllü değerlerimiz var. Yüce Allah’ın sayısız güzelliklerle donatıp bizlere bahşettiği bu emsalsiz yurt için yürekten şükrediyoruz.” Dedi.

Yav bunların Kazankaya sevdası aşk değil sanki bir karasevda. Yozgat denilince coşkuları, alkışları, bağrışları Ankara’yı titretiyor. Tabiiki kalabalık berekettir ama bunların her programı sanki bir izdiham. Her etkinlikte sadece yönetim kurulları değil her Kazankayalı seferber oluyor, hepsi birden yoruluyor, blok hareket ediyorlar. İzzetleri-ikramları asri, sofraları açık, yüzleri güleç, bölgelerine ve bilgilerine hakim, sevgileri samimi, birbirine sadık, emeği-erdemi fedakar, vefaları asil, milli ve manevi duyguları emsalsiz bu güzel insanlara hemşehri kimliğimize kazandırdıkları sayısız saygınlık için gönüller dolusu dualarımı sunuyor, başarılarla dolu altın yıllar diliyorum.

Keşke her ilde Arif BOLAT, Murat SARIKAYA, Hasan GÜRGEN, Filiz HAZIRCI, Badesel ALAN, Kemal KARATAŞ, Sefa ERDOĞAN, Samet TORUN, Murat KARAKAŞ, Celal ERDOĞAN, Kenan KARAKAŞ ve Harun SOLMAZ gibi gerçek vatanseverler, memleket sevdalıları olsa, sayıları herfgeçen gün çoğalsa. İnşallah yorulmazlar, yıpranmazlar. İnşallah takoz olacak kötü insanlara denk gelmezler. Allah asalet abidesi bu güzel insanların yollarını açık, yol arkadaşlarınızı mert, yönlerini doğru ve isabetli etsin. Tüm Başkent ve her Yozgatlı gibi bizde size size gönülden hayran, takdir ve gururla dularımızda ve takibinizdeyiz güzel insanlar.