Aile toplumun temelini oluşturur. Türk aile yapısı sağlam temellere dayanır. İnancımız ve ideallerimizin gereği aileyi korumuş ve aile ocağını kutsal bilmişizdir. Bizim için aile devletin sağlam yıkılmaz kalesidir.
Türk devletleri bu kalelerin gücü ile ayakta kalmış, çağlara hükmetmiş ve dünyaya örnek olmuş bir millettir. Bu kalelerin korunması geleceğimiz için de son derece önemlidir.
Türk Milletinin en belirgin özelligi: soylu, merhametli, hoşgörülü, yardım ve konuksever oluşudur. Türkler, kadına, yaşlıya ve çocuğa karşı son derece sevgi ve saygı duyarlar. Türkler’de kardeşlik duygusu ön plandadır. Büyüğe saygı küçüğe de sevgi duyarlar. Aileyi de kutsal biliriz...
Soylu ve asil bir millet olan Türklerin aile yapısı da sağlam bir kale gibi korunur ve eşler birbirine saygı duyardı.
Soylu, ahlaklı ve dürüst bir milletin evlatlarına ne oldu da yobaz ve barbar Avrupa’nın oyuncağı haline geldi? Bunun konuşulup tartışılması gerekmez mi? O soylu asil millet nasıl oluyor da barbar Avrupa’yı taklid eder hale geliyor. Bunun ciddi anlamda irdelenip tedbir alınması gerekiyor, öyle değil mi dostlar?
Olumsuzlukları bir bir sayamiyacagiz ama degiştigimiz yozlaştigimiz ve milli Kimligimizi kaybetmeye başladığımız bir gerçek. Bunun nedenleri araştırılıp özümüze dönmemiz gelecegimiz için oldukça önemlidir.
Aile düzenimiz bozuluyor, sağlam kalelerimiz yıkılıyor, eşler birbirine ihanet edebiliyor. Cinayetler artıyor, ahlaksızlık olağan hale geliyor. Dürüst ve ideal bir milletin evlatları hırsızlıkla ahlaksizlikla yad edilir hale gelmişse oturup bunu düşünmek ve tedbir almak zorundayız.
Deriz ya: Biz nerde yanlış yapıyoruz? Aynen öyle biz nerde, nasıl yanlış yapmaya başladık. Bunun konuşulup devlet politikası haline gelmesi gerekir. Ailelerimiz neden dağılıyor, boşanmalar neden artıyor ve gençlerimiz neden suç işlemeye meyilli hale geliyor. Etkenler ve tedbirlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Aile Bakanlığı kurmuşuz, eğitim yuvalarimiz var, basınımız televizyonlarimiz var. Bunları aile düzeni ve ahlaklı bir toplum olma konusunda neden harekete geçirmiyoruz.
Bu yozlaşmaya daha ne kadar seyirci kalacagiz? Hayır kalmamalıyiz... Özümüze dönmek istiyoruz: milli ve manevi eğitim şart diyoruz. Müslüman Türk kimligimize yenide sahip çıkmalıyız. Yetişkin aileleri, aile bireylerini de eğitip kendimize dönmek zorundayız. Bu konuda tedbir almakta geç kalırsak geleceğimizi ve neslimizi kaybederiz. Toplumun dinamikleri korunmalı yediden yetmişe milli bir eğitim uygulanmalıdır. Ahlakimizi bozan, kötü örneklik teşkil eden her türlü yayın ve çalışmalara da engel olmak zorundayiz. Bu konuda gerekli yasa ve tedbirler de bir an önce uygulanmaya alınmalıdır. Hapishaneler dolmuş, ortalık pislik yuvasına dönüşmüş, aileler dağılır hale gelmiş; peki biz daha ne bekliyoruz Allah aşkına ? Devletin çöküşünü mü bekliyoruz. Unutmayınız ki bu bizim: hem milli, hem de dini bir görevimizdir.