Kadir gecesini idrâk ettik...
Kur’ân-ı kerîm Ramazân-ı şerîf içinde nâzil oldu. Bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi, bu aydadır...
Hazreti Alî bir gün, mescidde namaza durmuştu. Bir dilenci duâ etti.
Bir şey istedi. Hazret-i Alî rükûya varmıştı.
Parmağındaki yüzüğü işâret ile o dilenciye verdi. Bu iş Allahü teâlâ hazretlerine makbul gelip, meâl-i şerîfi, (Ancak Allahü teâlâ, Resûlü ve müminlerden îmân edenler, namâzlarını kılanlar, rükûda oldukları hâlde sadaka verenler, sizin velînizdir) olan âyet-i kerîmeyi gönderdi.
Alimlerimiz buyurdu ki: “Kıymetsiz, değeri olmayan bir şey kıymetli bir kimsenin vermesi ile değerli olur.”
Kadir gecesi bütün geceler gibi bir gece olmasına rağmen; Allahü teâlâ kıymet verdiği için; bin aydan daha kıymetli olmuştur. Ümmetlerin iyisi bu ümmettir ki, onların bir tâati yedi yüz olur.
O mert Hazreti Alî’dir ki, üç dört arpa ekmeği ve yarım dinârlık bir gümüş yüzük verdiği için, o mertebelere yükselmiştir...
Hazreti Ömer buyurdu ki: “Muhakkak Allahü teâlâ altı nesneyi altı nesnede gizledi.
Rızâ-ı şerîfini tâatta, gadabını masiyyette, İsm-i a’zamını Kur’ân-ı kerîmde, evliyâsını insanlar arasında, ölümü, ömür içinde, Kadir gecesini Ramazân-ı şerîf içinde, Salât-ı vustâyı beş vakit içinde gizledi.”
Allahü teâlâ, Ümmet-i Muhammede ramazanda beş şey verir ki, onlardan başka kimseye vermemişdir:
1- Ramazânın ilk gecesi olduğu zaman, onlara rahmet nazarı ile nazar eder. Her kime ki, Allahü Sübhânehü ve teâlâ rahmet nazarı ile bakar, ona azap etmez.
2- Allahü teâlâ meleklere buyurur ki: Bu ayda Ümmet-i Muhammede istigfâr edin.
3- Allahü teâlâ şânühü Cennet meleklerinin reîsi Rıdvân’a buyurur ki: Cenneti süsle ve kapılarını aç!.. Ümmet-i Muhammedden bir kimse bu ayda ölürse, cesedi gelinceye kadar, rûhu Cennete dâhil olsun.
4- Allahü teâlâ hazretleri, Cehennem meleklerinin reîsi Mâlik’e, Cehennemin kapılarını bağlamasını emreder.
Eğer, bu ümmetten isyân edenlerden birisi ölür ise, ramazan ayı geçene kadar, Cehennemde azap olunmasın.
5- Allahü teâlâ, onlara Kadir gecesini verir.
Hattâ eğer bir kimse, o gecede Allahü teâlâ hazretlerine ibâdet etse, günâhlarını affeder.
O gecede Cehennemden âzâd olur.
O gecede bütün ramazan ayı müddetince âzâd olanlar kadar mümin âzâd olur...
FIRSATLARI GANİMET BİLİNMELİ
Ramazân ayı, bedenî ve mâlî bütün tâât ve
ibâdâtın daha çok yapılacağı bir ay olmalıdır.
Bedenî ve mâlî her türlü hayır işlenmelidir.
Ferdî-âilevî-ictimâî olarak bir silkinme olmalıdır.
Bu ayda elzem (en lüzûmlu), ehem (en
mühim) işlere zaman harcamalıdır; çünkü yapılan
hayırlara kat kat fazla karşılık verilmektedir.
Peygamber Efendimiz, Ramazân-ı şerîf
ayında, bilhâssa son 10 gününde i’tikâf yaparlardı.
Büyük âlimlerimizden İmâm-ı Gazâlî’nin
(rahmetullahi aleyh) de ifâde ettiği gibi, bu
aylar hayır mevsimleridir; bunları en iyi şekilde
değerlendirmelidir.
Fuarlar oluyor; oralarda stand açılabilirse,
müşterilerle büyük bağlantılar sağlanabilmekte,
çok kârlı işler yapılabilmektedir.
Bu gece ve günlerde, oruç ibâdetinin yanı
sıra, çok tevbe ve istiğfâr etmeli, bolca kazâ
namazları kılmalıdır.
Allahü teâlâya çokça münâcât, tazarru ve
niyâzda bulunmalı, yalvarıp yakarmalıdır. Bu
ayda inmeye başlayan Kur’ân-ı kerîmi çok
okumalı, sevaplarını da ölülerimizin rûhlarına
göndermelidir.
Peygamber Efendimize, âl ve eshâbına
salât ü selâmı da ihmâl etmemelidir.
Ana-baba, diğer yakın akrabâ ziyâret edilmeli
veya telefonla, hiç olmazsa e-maille, mesajla
gönülleri ve duâları alınmalıdır.
Fakîrler, yetîmler ve muhtâçlar da sevindirilmeli,
sadakalar, hediyeler verilmelidir. Dargınlar,
küskünler barışmalıdır.
Ayrıca bu vesîle ile güzel vatanımızın dirliği,
asîl milletimizin birliği ve beraberliği, bütün
Müslümânların ve İslâm âleminin huzûr
ve saâdeti, bütün insanların da hidâyeti için
duâlar etmeliyiz.
İslâm âlimlerinin en büyüklerinden olan
İmâm-ı Rabbânî (rahmetullahi aleyh) buyurmuştur
ki:
“Ramazân-ı şerîf ayında yapılan nâfile namaz,
zikir, sadaka ve diğer bütün ibâdetlere
verilen sevaplar, başka aylarda yapılan farzlara
verilen sevaplar gibidir. Bu ayda yapılan bir
farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir.
Bu ayda, bir oruçluya iftâr verenin günâhları
affolur; Cehennem’den âzâd olur.
O oruçlunun
sevâbı kadar, ayrıca buna da sevap verilir.
O oruçlunun sevâbı da hiç azalmaz.
Bu ayda, emri altında bulunanların işlerini
hafîfleten, onların ibâdet etmelerine kolaylık
gösteren âmirler de affolurlar;
Cehennemden âzâd olurlar.
Resûlullah Efendimiz, bu ayda, esirleri
âzâd eder, kendisinden istenilen her şeyi verirdi.
Bu ayda ibâdet ve iyi iş yapabilenlere,
bütün sene, bu işleri yapmak nasip olur.
Bu aya saygısızlık edenin, günâh işleyenin
bütün senesi, günâh işlemekle geçer.
Bu ayı
fırsat bilmelidir; elden geldiği kadar ibâdet
etmelidir; Allahü teâlânın râzı olduğu işleri
yapmalıdır.
Bu ayı, âhıreti kazanmak için fırsat bilmelidir.
Kur’ân-ı kerîm Ramazân ayında indi.
Kadir gecesi, bu aydadır…..”